CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara: “Kadın hareketinin görevi cumhuriyet bayrağını ileriye taşımaktır”

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de kadınların eşit yurttaşlık mücadelesinin devam ettiğini belirterek kadına yönelik şiddet verilerine dikkat çekti. Kara, kadın haklarını tartışmaya açan anlayışın cumhuriyetin kazanımlarını da hedef aldığını ifade ederek kadınların eğitim, çalışma ve kamusal yaşamda eşit var olma mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

Mart 8, 2026 - 18:17
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara: “Kadın hareketinin görevi cumhuriyet bayrağını ileriye taşımaktır”

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı yazılı basın açıklamasında kadın hakları, kadına yönelik şiddet ve kadın hareketinin tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kara, Türkiye’de her yıl 8 Mart’ın benzer sorunların dile getirildiği ancak çözümlerin geciktiği bir atmosferde karşılandığını belirterek, kadın mücadelesinin cumhuriyetin kurucu değerlerinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Nermin Yıldırım Kara, “Cumhuriyet sadece bir rejim adı değildir; yurttaş olmanın ve yurttaş haklarının ne anlama geldiğini ortaya koyan bir sistemdir. Bunu en iyi anlayan kesim de kadınlar olmuştur. Kadınlar ekonomik yaşama katılmayı, kanunlar önünde eşitliği ve kamusal alanda var olmayı her zamankinden daha bilinçli biçimde savunmaktadır.” dedi.

Cumhuriyetin kadın hakları alanında Türkiye’yi çağdaş dünyanın öncü ülkeleri arasına taşıdığını vurgulayan Kara, “Bugün kadın hareketinin görevi bu mirası korumak ve cumhuriyet bayrağını daha ileriye taşımaktır.” ifadelerini kullandı.

Kadına Yönelik Şiddet Verilerine Dikkat Çekti

Kadına yönelik şiddetin Türkiye’de önemli bir toplumsal sorun olmaya devam ettiğini belirten Kara, TÜİK’in 2024 yılı Kadına Yönelik Şiddet Araştırması verilerini hatırlattı. Kara, araştırmaya göre kadınların yüzde 12’sinin fiziksel, yüzde 18’inin ekonomik ve yüzde 28’inin psikolojik şiddete yaşamlarının bir döneminde maruz kaldığını aktardı.

Boşanmış kadınların şiddet karşısında en savunmasız gruplardan biri olduğunu ifade eden Kara, “Boşanmış kadınların yüzde 41’i yaşam boyu fiziksel şiddete maruz kaldığını, yüzde 62’si psikolojik şiddet gördüğünü, yüzde 42’si ise ekonomik şiddete uğradığını belirtmiştir.” dedi.

Eğitim düzeyi ile şiddet arasında da belirgin bir ilişki bulunduğunu kaydeden Kara, “Bir okul bitirmeyen kadınların yüzde 31’i ekonomik şiddete uğradığını belirtirken bu oran yüksekokul mezunu kadınlarda yüzde 8’e kadar düşmektedir.” ifadelerini kullandı.

Şiddetin kaynağına ilişkin verilerin de dikkat çekici olduğunu söyleyen Kara, “Kadınların yüzde 66’sı ekonomik şiddeti aile bireylerinden, yüzde 56’sı ise fiziksel şiddeti eşi ya da birlikte olduğu kişiden gördüğünü ifade etmektedir. Kentte veya kırda yaşamanın kadınlar açısından daha güvende olmak bakımından belirgin bir fark yaratmadığı anlaşılmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine de değinen Kara, “Platformun verilerine göre 2026 yılının ocak ayında 22 kadın öldürüldü. 2025 yılında ise öldürülen ve şüpheli şekilde hayatını kaybeden kadınların toplam sayısı 591 olarak açıklandı.” dedi.

“Kadın Haklarını Tartışmaya Açanlar Cumhuriyeti de Hedef Alıyor”

Nermin Yıldırım Kara, bazı çevrelerin toplumsal sorunların nedenini kadınların eğitim alması ve ekonomik bağımsızlık kazanmasıyla ilişkilendirdiğini belirterek bu yaklaşımı eleştirdi.

Kara, “Boşanmaktan kötü bir şeymiş gibi söz edenler, kadınların itaatsizliğinden şikâyet edenler kadınların haklarına ve güvencelerine karşı açık ya da örtük bir saldırı başlatmış durumdalar.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını da eleştiren Kara, “İstanbul Sözleşmesinden çıkan, kadına yönelik şiddetin abartıldığını söyleyebilen zihniyet bu çevrelerin suç ortağıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kadın haklarının farklı alanlarda tartışmaya açıldığını ifade eden Kara, “Kadın haklarını tartışmaya açanlarla cumhuriyete karşı çıkanlar genellikle aynı kişilerdir. Kadını eve kapatmak isteyenler, cumhuriyeti de geride bırakılması gereken bir durak gibi görmektedir.” dedi.

“Kadınlar Süslü Sözlerin Altındaki Sömürüyü Görüyor”

Kadınların eğitim, çalışma hayatı ve kamusal alanda eşit biçimde var olma mücadelesinin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Kara, kadınların toplumsal söylemlerle dayatılan rollerin arkasındaki gerçekliği gördüğünü ifade etti.

Kara, “Kadının fıtratı çalışmaya uygun değildir, kadının yeri evidir, kadının tek mesleği anneliktir gibi süslü sözlerin altında kadınları bekleyen sömürünün ne anlama geldiğini kadınlar artık açık biçimde görmektedir.” dedi.

Kadına yönelik şiddetle mücadele için kapsamlı politikalar gerektiğini vurgulayan Kara, “İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi, kadına yönelik şiddet cezalarının artırılması, kadınların iş gücüne katılımının yükseltilmesi ve toplumdaki cinsiyet ayrımcılığına karşı uzun vadeli ve çok yönlü bir mücadele yürütülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kara, farklı görüşlerden kadınların ortak mücadele yürütmesi gerektiğini belirterek, “Her görüşten kadın bu mücadeleye destek verirse 8 Mart artık yalnızca sorunların konuşulduğu bir gün değil, bir zafer günü olarak kutlanabilecektir.” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI