CHP’Lİ ECZACI VEKİL SERKAN SARI: “İLAÇ KURU HAYALÎ, İLAÇLAR YOK, ECZACILAR EZİLİYOR, BALIKESİR YATAK VE HEKİM AÇIĞIYLA GERİDE BIRAKILIYOR”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan CHP Balıkesir Milletvekili ve eczacı Serkan Sarı, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan sabit euro kurunun gerçek kurun yarısından bile az olduğunu, bu nedenle kanser ve kronik hastaların ilaca erişmekte zorlandığını, eczanelerin ise kamu iskontosu, muayene ücreti tahsili ve güncellenmeyen majistral tarifeler nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında bırakıldığını söyledi. Eczacılık fakültelerinin plansız açılmasıyla mesleğin de değersizleştirildiğini belirten Sarı, Balıkesir’de Balıkesir Devlet Hastanesi, Sındırgı ve Savaştepe hastaneleri, Bandırma, Edremit ve Kepsut projelerinde yaşanan gecikmeleri hatırlatarak yatak kapasitesi, nitelikli yatak ve uzman hekim sayısında ilin Türkiye ortalamasının gerisinde kaldığını vurguladı. Atanamayan yaklaşık 1 milyon sağlık mezunu için en az 150 bin kişilik atama çağrısı yapan Sarı, KPSS ile ataması açıklanan 17 bin gencin göreve başlatılmamasını da “tasarruf adı altında gençlerin alın terine yüklenmek” sözleriyle eleştirdi.
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Sağlık Bakanlığının 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda meslektaşlarının, eczacıların, sağlık çalışanlarının ve Balıkesirli yurttaşların yaşadığı sorunları tek tek sıraladı. Bir eczacı milletvekili olarak sahadan gelen şikâyetleri doğrudan aktardığını belirten Sarı, eczacılık alanındaki yapısal sorunların ilaca erişimi ve hasta güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştığını söyledi.
“Eczacı, hastanın geçmiş ilaç bilgisine erişemiyor; VERBİS muafiyeti verilmeli”
Sarı, ilk olarak İlaç Bilgilendirme Sistemi ve veri erişimi konusuna değindi. Eczacıların hastaların geçmiş ilaç bilgilerine erişiminin kısıtlanmasının tedavi süreçlerini zorlaştırdığını belirterek:
“Eczacılar, doğru, etkin ve güvenli ilacı temin etmek için çalışırken İlaç Bilgilendirme Sistemi’nden hastanın geçmiş rapor ve ilaç bilgilerini göremiyor. Mali müşavire, avukata VERBİS muafiyeti tanıyorsunuz, eczacıya tanımıyorsunuz. Bu düzenleme bir an önce yapılmalı, eczacı hastasının ilaç geçmişine güvenli şekilde ulaşabilmelidir.” dedi.
Medula–SUT uyumsuzluğu: “Hasta eczane ile hastane arasında mekik dokuyor”
Medula sistemi ile Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) arasındaki uyumsuzlukların da hastaları ve eczacıları zor durumda bıraktığını kaydeden Sarı:
“Medula ile SUT arasındaki yazılım uyumsuzlukları nedeniyle hasta, eczane ile hastane arasında gidip geliyor. Bu, basit bir yazılım güncellemesiyle çözülebilecek bir sorunken yıllardır sürüyor.” ifadelerini kullandı.
“İlaç kuru 21,69; gerçek kur 46,68: Yıl sonuna geldik, ilaç yok”
İlaç fiyatlandırmasında kullanılan sabit euro kuruna sert tepki gösteren Sarı, “Güncel kur 46,68 lira, ilaca esas kur 21,69 lira. Neredeyse yarısından bile az. Enflasyonist ortamda yılın büyük bölümünde sabit kalan kurla ilaç bulmaya çalışıyoruz; yıl sonuna geldik, birçok ilaç yok.” dedi.
Kanser hastaları ve kronik hastaların ilaç bulmakta ciddi sorun yaşadığını vurgulayan CHP’li vekil, ilaç fiyat güncellemelerinin yılda bir kez değil, enflasyon koşullarına göre 3–4 ayda bir yapılması gerektiğini söyledi:
“Enflasyon bu kadar yüksekken yılda bir güncelleme yetmez. Aksi hâlde yokluk kronikleşir, vatandaş sokakta ilaç arar.”
Kamu iskonto ve “ayrıcalıklı ilaç firmaları” iddiası
Bazı ilaç firmalarının kamu kurum iskontosu uygulamamasını da eleştiren Sarı, “Kamu iskonto yapmayan firmalar var. Kimdir bunlar, kime aittir, nasıl ayrıcalık tanınmıştır bilmiyoruz.” dedi. Bu durumda eczacının ya farkı hastadan tahsil etmek zorunda kaldığını ya da kendi cebinden karşılamak zorunda bırakıldığını ifade etti:
“İskonto yapmayan firmanın ilacı ödeme listesinde tutuluyorsa bu eczaneyi ve hastayı karşı karşıya bırakmaktır. Basit bir yazılım değişikliğiyle, iskonto yapmayan ilacı ödeme listesinden çıkarırsınız, mesele biter. Niye görmezden geliniyor?”
Piyasada olmayan ilaçlara referans fiyat uygulanması: “Ne hukuka ne vicdana sığar”
Sarı, piyasada üretimi olmayan, bulunmayan ilaçların hâlâ sistemde referans fiyat olarak durduğunu belirterek:
“Piyasada olmayan ilacın fiyatı üzerinden hastaya fark çıkarıyorsunuz. Olmayan ilacı tek tuşla sistemden silebilirsiniz ama yapmıyorsunuz. Bu vicdani değil, kanuni değil, ahlaki değil.” dedi.
Bazı firmaların Sağlık Bakanlığına bir fiyat bildirip eczanelerden başka faturalarla ödeme aldığını, eczanelerin bu aracı rolünün son derece karmaşık ve gereksiz bir yük getirdiğini vurguladı.
Enjektör ve strip fiyatları: “1 liralık enjektöre 17 kuruş ödeniyor”
Enjektör ve şeker ölçüm stripleri gibi tıbbi sarf malzemelerinde de geri ödeme fiyatlarının gerçek maliyetin çok gerisinde kaldığını söyleyen Sarı:
“1 liralık enjektöre 17 kuruş ödüyorsunuz. Aradaki fark ya eczaneye yükleniyor ya hastaya. Aynı durum stripler için de geçerli. Eczacı fark alsa suçlu, almasa zarar ediyor.” dedi.
2014’ten bu yana majistral tarifelerin güncellenmediğini, eczanelerde hazırlanan yapma ilaçların maliyetinin karşılanmadığını belirtti.
“Muayene ücretini tahsil etme görevi eczanenin işi değildir”
Muayene ücretlerinin eczaneler üzerinden tahsil edilmesini de eleştiren Sarı, “Başlangıçta ‘ricaen’, geçici denildi, kalıcı görev hâline geldi. Vatandaş muayene ücretini ödeyemediğinde eczane fonluyor, alacak hanesine yazıyor.” diyerek, bu uygulamanın eczaneleri finansal baskı altına soktuğunu söyledi.
Kamu eczacıları ve eczacılık fakülteleri: “Eczacı birinci sınıf sağlık mensubudur”
Kamu kurumlarında çalışan eczacıların özlük haklarının hekim ve diş hekimlerine göre geri bırakıldığını vurgulayan Sarı, “Eczacılar hekim ve diş hekimleri gibi birinci sınıf sağlık mesleğidir; kamu eczacısına ikinci sınıf muamele kabul edilemez.” dedi.
Eczacılık fakültelerinin kontrolsüz şekilde artırılmasını da eleştiren Sarı, Türkiye’de toplam 60 eczacılık fakültesinin bulunduğunu, bunların yalnızca 20’sinin akredite olduğunu hatırlattı:
“Akreditasyon için süre tanın, sağlayamayan fakülteleri kapatın. Mesleğin kalitesini düşüren, mezunlarını işsiz bırakan plansız açılışlara son verilmeli.”
SGK iskontosu ve eczane cirosu tartışması
Eczanelerin cirosu üzerinden belirlenen SGK iskontosu sistemine de değinen Sarı, “İskonto, SGK’ya kesilen fatura cirosu üzerinden belirlenmeli. Eczanenin bez, mama veya başka ürün satışlarından elde ettiği ciro, SGK iskontosuna dayanak olamaz.” diyerek düzenleme talebinde bulundu.
İlaca ayrılan bütçe: “OECD 1,3, Türkiye 0,9; biz geri gidiyoruz”
İlaç harcamalarının milli gelir içindeki payında da Türkiye’nin geride olduğunu söyleyen Sarı, “OECD’de ilaca ayrılan pay ortalama yüzde 1,3; Türkiye’de 0,9. Onlar artırırken biz azaltıyoruz.” dedi. İlaca ayrılan bütçe yetersizliği çözülmeden ne ilaç yokluğunun ne eczacı krizinin ne de hastaların mağduriyetinin giderilemeyeceğini vurguladı.
Vitamin–mineral takviyeleri: “Meclis oy birliğiyle karar aldı, Bakanlık hâlâ adım atmadı”
3 Temmuz 2025’te Sağlık Komisyonunda alınan kararı hatırlatan Sarı, vitamin, mineral ve kişisel destek ürünlerinin sağlık riskleri nedeniyle yalnızca eczanelerden ve Sağlık Bakanlığı ruhsatıyla satılmasına ilişkin ortak mutabakata dikkat çekti:
“AKP’li, MHP’li tüm üyelerin oy birliğiyle, bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılıp eczanelerde satılması gerektiği kararlaştırıldı. Ancak yasa Meclise gelirken geri adım atıldı, ‘yönetmelikle çözeceğiz’ denildi. Aylar geçti, hâlâ adım yok. Bugün vitamin ve takviyeler internetten, marketten, benzinlikten, kozmetik mağazalarından satılıyor. Sağlık Komisyonunun kararını ciddiye almıyorsanız, Meclis niye var?”
Balıkesir’de yatırımlar: “Yatak kapasitesinde ve nitelikli yatakta ortalamanın gerisindeyiz”
Konuşmasının yerel bölümünde Balıkesir’deki sağlık yatırımlarını gündeme getiren Sarı, Balıkesir Devlet Hastanesi projesinin geciktiğini, Sındırgı Devlet Hastanesinin beş yüz günde bitecek denmesine rağmen iki bin sekiz yüz gün geçmesine karşın hâlâ açılmadığını söyledi. Susurluk Devlet Hastanesinin dört yılda tamamlandığını belirterek teşekkür eden Sarı, Savaştepe Devlet Hastanesinin 2020’de programa alınmasına rağmen henüz çivi bile çakılmadığını vurguladı.
Bandırma Devlet Hastanesi için depreme dayanıklılık kaygılarına dikkat çeken Serkan Sarı, fay hattı üzerindeki bu hastanenin dayanıklılığına dair bir analiz yapıldıysa kamuoyuyla paylaşılmasını, bölgeye söz verilen yeni hastanenin ise 2026 programına alınmasını talep etti:
“Balıkesir’in 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 29,5; Türkiye ortalaması 31,2. Nitelikli yatak sayımız da Türkiye ortalamasının gerisinde. Uzman hekim sayısı yetersiz, branş dağılımı dengesiz. İlimizin yatak, nitelikli yatak ve hekim eksikliği hızlıca giderilmelidir.”
Edremit ve Kepsut hastane projelerinin de söz verilen tarihlerde bitirilmesini isteyen Sarı, Balıkesir’in yatak ve personel kapasitesinde güçlendirilmesi gerektiğini yineledi.
1 milyon sağlık mezunu ve geciken 17 bin atama: “Bir maaşa mı kaldınız?”
Serkan Sarı, sağlık alanında atanamayan gençlerin durumuna da dikkat çekti. “39 farklı branşta yaklaşık 1 milyona yakın sağlık mezunu atama bekliyor.” diyen Sarı, 2025 yılında yapılan 20 bin atamanın yetersiz kaldığını, Ekim ayında açıklanan 17 bin kişilik atamanın ise hâlâ başlatılmadığını söyledi:
“Gençler ev tuttu, kira ödüyor, hayat planını kurdu. Atama geciktikçe bir, iki, üç aylık maaşları heba oluyor. Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı 17 bin gencin maaşına mı kaldı?”
2024 KPSS ile atanan bu gençlerin, 2026’da yeni KPSS mi bekleneceği, yoksa mevcut puanların mı kullanılacağı konusunda büyük belirsizlik yaşadığını belirterek Bakanlıktan açık cevap istedi.
Özellikle hemşire açığının acil olduğunu vurgulayan Sarı:
“OECD’de 100 bin kişiye 9,2 hemşire düşerken, Türkiye’de 2,9. Türkiye’de yoğun bakımda idealde 1 hemşireye 2 hasta düşmesi gerekirken, 4 hastaya 1 hemşire bakıyor; servislerde bu sayı 20 hastaya kadar çıkıyor. Buna rağmen hemşire atamaları 10–12 bin düzeyine geriledi.” dedi.
2026’da en az 150 bin sağlık çalışanı atamasını içeren güçlü bir plan açıklanmadığı sürece hem hasta güvenliğinin hem de sağlık çalışanı motivasyonunun düzelmeyeceğini söyledi.
Serkan Sarı, konuşmasını “Balıkesirli hemşehrilerim ve tüm sağlık emekçileri adına bu taleplerin takipçisi olacağım.” diyerek tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI