OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar: “AB düzenlemesi bu haliyle uygulanırsa plastik sektöründe yüz bin kişi işsiz kalabilir”
OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Sanayi Odası 11. Komite Meclis Üyesi Esat Hisarcıklılar, 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek Tek Kullanımlık Plastikler düzenlemesine ilişkin açıklama yaptı. Hisarcıklılar, mevcut haliyle uygulanması durumunda sektörün ciddi daralma yaşayacağını, istihdam kaybı ve üretim düşüşü riski bulunduğunu belirterek çözümün yasak değil bilinçlendirme ve kademeli dönüşüm olduğunu vurguladı.
OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Sanayi Odası 11. Plastik ve Plastik Ürünleri Sanayi Komitesi Meclis Üyesi Esat Hisarcıklılar, Avrupa Komisyonu tarafından 2019’da kabul edilen ve Türkiye’de 1 Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanan Tek Kullanımlık Plastikler düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hisarcıklılar, mevcut haliyle uygulanması durumunda sektörün ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.
“Sektörün kapısına kilit vurulabilir”
Hisarcıklılar, plastik sektörünün Türkiye’de 50 milyar dolar büyüklüğe, 15 milyar dolar ihracat kapasitesine ve doğrudan dolaylı 235 bin kişilik istihdama sahip olduğunu belirterek, “Düzenleme bu haliyle yürürlüğe girerse yüz binlerce kişinin işsiz kalması söz konusu olabilir.” dedi. Yeni yatırım yapan işletmelerin atıl kapasiteye düşebileceğini ve kapanma riski yaşayabileceğini vurguladı.
“Sorunun kaynağı plastik değil, atık yönetimi”
Tek kullanımlık plastiklerin tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Hisarcıklılar, “Plastik doğru yönetildiğinde çevre sorunu oluşturmaz. Sorunun kaynağı plastik değil, atık yönetimindeki eksikliktir.” ifadelerini kullandı. AB düzenlemesinin uzun vadeli geçiş süreci öngördüğünü hatırlatarak, Türkiye’de doğrudan yasaklama yaklaşımının benimsendiğini söyledi.
Alternatif ürünler daha fazla maliyet ve emisyon oluşturabilir
Hisarcıklılar, plastik yerine önerilen cam, metal, bambu ve benzeri alternatiflerin üretiminde daha fazla enerji ve su tüketildiğini belirterek, “Bu ürünler üretimden lojistiğe kadar daha yüksek karbon salınımına neden olabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Bu durumun çevresel fayda yerine yeni maliyetler ve zararlar doğurabileceğini kaydetti.
“Türkiye rekabet gücünü kaybedebilir”
AB’nin söz konusu düzenleme sonrası küresel plastik pazarındaki payının gerilediğini belirten Hisarcıklılar, Türkiye’nin Çin ve Hindistan gibi rakipler karşısında güç kaybı yaşayabileceğini ifade etti. Türkiye’nin sektörde önemli oyuncular arasında yer aldığını vurgulayarak, düzenlemenin rekabet dengelerini değiştirebileceğini söyledi.
“Çözüm yasak değil bilinçlendirme ve kademeli dönüşüm”
Hisarcıklılar, çözümün yasaklama yerine eğitim ve sistem kurmak olduğunu belirterek, “Toplumda atık ayrıştırma ve sorumlu tüketim kültürü oluşturulmalı.” dedi. Depozito iade sisteminin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Hisarcıklılar, eğitimin ilkokuldan başlayarak verilmesi ve kamu spotlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Plastik ürünlerin tamamen yasaklanması yerine kritik ürün gruplarına odaklanılması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklılar, sanayinin uyum sağlayabileceği kısa, orta ve uzun vadeli bir geçiş planının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI