Saadet Partisi Kocaeli İl Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Coşkun: “Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil birbirinden ayrı düşünülemez”

Saadet Partisi Kocaeli İl Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Coşkun: “Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil birbirinden ayrı düşünülemez”

Saadet Partisi Kocaeli İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Birim Başkanı Ömer Faruk Coşkun, okullarda yaşanan akran zorbalığı, şiddet, disiplin sorunları ve dijital bağımlılığın çözümünde ailenin belirleyici rolüne dikkat çekti. Coşkun, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek çocuklara bırakılacak en büyük mirasın güçlü karakter, vicdan ve güzel ahlak olduğunu söyledi.

Eylül 9, 2026 - 13:27

Saadet Partisi Kocaeli İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Birim Başkanı Ömer Faruk Coşkun, okullarda gündeme gelen akran zorbalığı, şiddet, disiplin sorunları ve dijital bağımlılık konusunda değerlendirmelerde bulundu. Sorunların yalnızca okul yönetimleri veya eğitimciler üzerinden ele alınamayacağını belirten Coşkun, çocukların karakter ve değer dünyasının şekillenmesinde ailenin temel role sahip olduğunu ifade etti.

“AİLE, ÇOCUĞUN İLK OKULUDUR”

Çocuğun hayatındaki ilk ve en önemli eğitim ortamının aile olduğunu vurgulayan Coşkun, “Çocuğun karakterinin ve değer dünyasının temeli ailede atılır. Aile çocuğun ilk okulu, anne ve baba ise ilk öğretmenidir. Bu nedenle eğitim meselesine yalnızca sınav başarısı üzerinden bakamayız.” dedi.

Saadet Partisi'nin eğitim anlayışında ahlak ve maneviyatın önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Coşkun, “Millî Görüş'ün ‘Önce Ahlâk ve Maneviyat’ anlayışı doğrultusunda; bilgili olduğu kadar ahlaklı, başarılı olduğu kadar vicdanlı, özgüvenli olduğu kadar sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLAR SÖYLENENDEN ÇOK GÖRDÜKLERİNİ ÖĞRENİR”

Çocuklara dürüstlük, merhamet, adalet ve saygının yalnızca sözlerle aktarılmasının yeterli olmadığını belirten Coşkun, anne ve babaların kendi davranışlarıyla örnek olması gerektiğini söyledi.

Coşkun, “Çocuklar söylenenden çok gördüklerini öğrenir. Anne ve babanın örnekliği, çocuk için en güçlü eğitimdir. Bu nedenle çocuklarımızın nasıl bir birey olarak yetişmesini istiyorsak, öncelikle kendi aile hayatımızda bunu yaşatmamız gerekir.” diye konuştu.

“AMAÇ SUÇLU BULMAK DEĞİL, ÇOCUĞUMUZU KAZANMAK OLMALI”

Okullarda yaşanan şiddet ve akran zorbalığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Coşkun, sorunların yalnızca güvenlik önlemleri veya disiplin cezalarıyla çözülemeyeceğini vurguladı. Aile, öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetiminin koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Coşkun, şu ifadeleri kullandı:

“Okul şiddeti ve akran zorbalığı yalnızca kamera, güvenlik görevlisi veya disiplin cezalarıyla çözülemez. Aile, öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimi birlikte hareket etmelidir. Buradaki temel yaklaşımımız suçlu bulmak değil, çocuğumuzu kazanmak olmalıdır.”

“ÇOCUKLARIMIZIN DİJİTAL DÜNYASINI DA BİLMELİYİZ”

Dijital teknolojilerin çocukların hayatındaki etkisinin giderek arttığını ifade eden Coşkun, ailelerin çocuklarının yalnızca fiziksel ortamlarını değil, dijital dünyadaki faaliyetlerini de takip etmesi gerektiğini söyledi.

Yasaklamaların tek başına yeterli olmayacağını belirten Coşkun, “Dijital çağda ailelerin sorumluluğu daha da artmıştır. Anne ve babalar çocuklarının sadece nerede olduğunu değil, dijital dünyada nerede dolaştığını da bilmelidir. Bunun yolu yalnızca yasaklardan geçmez. Çocuklarımızla iletişimimizi güçlendirmeli, birlikte vakit geçirmeli ve öncelikle kendimiz doğru örnek olmalıyız.” dedi.

“OKUL-AİLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

Saadet Partisi olarak ailelerin ve eğitim kurumlarının desteklenmesine yönelik politikaları önemsediklerini aktaran Coşkun, aile eğitimlerinin yaygınlaştırılması, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Coşkun, “Anne ve babaların çocuk yetiştirme konusunda desteklenmesi, aile eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve okullarımızdaki rehberlik hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çocuklarımızın karşı karşıya olduğu sorunları çözmek için bütün paydaşların birlikte hareket etmesi şarttır.” ifadelerini kullandı.

“EN BÜYÜK MİRAS GÜÇLÜ BİR KARAKTERDİR”

Aile, okul ve toplumun birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ömer Faruk Coşkun, çocukların geleceğinin yalnızca akademik başarı ve maddi imkânlarla şekillenmediğini belirtti.

Coşkun, açıklamasını “Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil birbirinden ayrı düşünülemez. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras yalnızca iyi bir eğitim veya maddi imkân değildir. Onlara sağlam bir karakter, güçlü bir vicdan ve güzel ahlak bırakabilmektir. Çünkü erdemli nesiller yetiştirmek, sadece bugünün çocuklarını değil, Türkiye'nin yarınlarını inşa etmektir.” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI