Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici: “Milli Parklar Ekonomik Getiri Alanı Değil Ekolojik Güvenlik Hattıdır”
TBMM Genel Kurulu’nda Milli Parklar Kanunu teklifinin birinci bölümü üzerinde konuşan YENİ YOL Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, düzenlemenin koruma-kullanma dengesini kullanım lehine kaydırdığını savundu. Bilici, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne geniş takdir yetkisi verildiğini, döner sermaye yapısıyla bütçe birliği ve mali saydamlık ilkelerinin zedelenebileceğini ifade etti.
TBMM Genel Kurulu’nda 230 sıra sayılı kanun teklifinin birinci bölümü üzerinde YENİ YOL Partisi Grubu adına söz alan TBMM Katip Üye ve Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, milli parkların yalnızca turizm alanı değil, “karbon yutağı, su kaynağı ve biyolojik koridor” niteliği taşıyan ekosistemler olduğunu vurguladı.
Bilici, Abant, Ilgaz, Kazdağı, Kovada, Kaçkar, Cilo ve Küre Dağları gibi milli parkların ekolojik değerine dikkat çekerek, “Bu alanları yalnızca ekonomik getiri üzerinden tanımlarsak ekolojik değerlerini görmezden gelmiş oluruz.” dedi.
“70 Milyon Ziyaretçi, Artan Baskı”
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunduğunu belirten Bilici, korunan alanların yaklaşık 9 milyon hektarlık bir alanı kapsadığını söyledi.
2025 itibarıyla ziyaretçi sayısının 70 milyona yaklaştığını ifade eden Bilici, “Taşıma kapasitesi aşılırsa habitat parçalanması başlar.” uyarısında bulundu.
“Genel Müdürlüğe Geniş Takdir Yetkisi”
Teklifin birinci bölümünde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne geniş yetkiler verildiğini belirten Bilici, kanunla düzenlenmesi gereken bazı hususların yönetmeliklere bırakılmasının “yasallık ve belirlilik ilkeleri” açısından sorunlu olduğunu savundu.
Anayasa’nın 56’ncı maddesindeki çevre hakkına atıf yapan Bilici, “Bu hak idari takdir alanına bırakılmamalıdır.” dedi.
“49 Yıldan 99 Yıla Uzayan İntifa Hakkı”
Teklifin 5’inci maddesiyle turistik tesislere izin verilmesinin kolaylaştırıldığını ve intifa hakkının 49 yıldan 99 yıla uzatılabildiğini ifade eden Bilici, “Kamu yararı ve zaruret kavramlarının sınırları net değildir.” dedi.
“Bütçe Birliği Zedeleniyor”
Teklifin 9’uncu maddesiyle döner sermaye sisteminin genişletildiğini ve korunan alanlardan elde edilen gelirlerin Genel Müdürlüğün döner sermayesine aktarılacağını belirten Bilici, Cumhurbaşkanına sermaye miktarını 5 katına kadar artırma yetkisi verilmesinin Anayasa’nın 161’inci maddesindeki bütçe birliği ilkesini zedeleyebileceğini savundu.
Bilici, “Doğa koruma rejimi kamu hizmetidir, gelir üretim modeli değildir.” diyerek teklifin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI