Bankaların Kıskacındaki Ömürler: AYM Emekliye Nefes Aldıracak mı?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hayat pahalılığının fırtına gibi estiği, mutfaktaki yangının her geçen gün büyüdüğü zorlu bir ekonomik dönemden geçiyoruz. Bu süreçte çarşı pazar fiyatları karşısında en savunmasız bırakılan kesim ise ne yazık ki ömrünü devlete hizmete adamış memur emeklilerimiz oldu. Bugün Türkiye’de emeklilerin ezici bir çoğunluğu, maalesef sadece hayat mücadelesi vermiyor; aynı zamanda banka kredileri, nakit avanslar ve borç sarmallarıyla günü kurtarmaya çalışıyor.
Bu borç sarmalı, emeklilerimizin üzerinde sadece maddi bir yük değil, çok ağır bir psikolojik çöküntü yaratıyor. Ömrünün sonbaharında huzur bulması, torununu sevindirmesi gereken ak saçlı çınarlarımız, her ay "Bu ay krediyi nasıl döndüreceğim?", "Gecikme faizi ne kadar gelecek?" korkusuyla yaşıyor. Maaşın daha hesaba yatmadan haciz korkusuyla, eksi bakiyelerle eriyip gitmesi, emeklinin yaşama umudunu ve insan onuruna yakışır bir hayat sürme inancını elinden alıyor. Bu sürdürülemez tablo karşısında çözüm ise net ve ortadadır: Hak edilen seyyanen zammın emekliye de ivedilikle verilmesi.
Siyasi İstikrarın Omurgası: Dar Gelirlinin Hak Arayışı
Siyaset sosyolojisinin ve sandık sonuçlarının gösterdiği çok net bir realite vardır: AK Parti iktidarını tam 23 yıldan bu yana iktidarda tutan, her seçimde onu sahiplenip ayakta tutan asıl güç dar gelirli insanlar ve emeklilerdir. Gece gündüz demeden çalışan, ülkesi için üreten ve emeklilik hakkını kazanan bu sessiz çoğunluk, siyasi iradenin de asıl dayanağıdır. Kendisini her şartta ve krizde destekleyen, omuzlarında yükselten bu kitleyi, enflasyonun ve banka faizlerinin insafına terk etmemek Hükümet için sadece ekonomik değil, aynı zamanda büyük bir vefa borcudur. Sandıkta desteğini esirgemeyen dar gelirliye ve emekliye, cüzdanda hak ettiği değeri vererek gereğini yapmak, hükümet adına en isabetli ve adil adım olacaktır.
Kredilerle Dönmeyen Hayatlar ve Çözüm Formülü
Bugün hangi emekliye dokunsanız bir banka borcu hikayesi dinlersiniz. Emeklilerin banka kuyruklarında bekleme nedeni artık maaş almak değil, yapılandırma istemek ya da yeni bir krediyle eskisini kapatmaya çalışmaktır. Bu duruma göz yummak, toplumsal refahı tabandan budinamitlemektedir.
Çözüm odaklı bir yaklaşımla bakıldığında, 2023 yılında memurlara verilen 8077 TL seyyanen zammın emekli memurlara da tanımlanması bütçeye yük getirmez. Aksine, kredilere ve faiz sarmalına sıkışmış olan parayı özgürleştirir. Emekli, eline geçecek bu nakit parayla banka borçlarını hafifletecek, doğrudan temel ihtiyaçlarına harcama yapabilecek ve böylece piyasaya taze kan pompalayacaktır.
Anayasa Mahkemesi’nin Tarihi Sorumluluğu: Toplumsal Bir "Oh" Çekmek
Bu adaletsizliğin hukuki boyutu ise şu an en kritik dönemeçtedir. Memurların ve emeklilerin gözü kulağı, bu ayrımın iptali ve hak gaspının önlenmesi için açılan davalarda Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) vereceği karardadır. AYM Komisyonu'nun memur emeklileri için yapılan seyyanen zam başvurusunu "kabul edilebilir" bularak dosyayı esastan incelemeye alması, bu haklı mücadelenin dönüm noktasıdır.
Yüksek mahkemenin Anayasa’nın "sosyal devlet" ve "eşitlik" ilkelerini gözeterek, memur emeklilerinin lehine nihai bir karar vermesi, adalete olan inancı yeniden tazeleyecektir. AYM’den çıkacak olumlu bir iptal kararı, milyonlarca emekli evine güneş doğduracak, banka cenderesinde sıkışmış yorgun ve kırgın yüreklere derin bir "oh" çektirecektir.
Sonuç olarak; dar gelirlinin omuzlarında yükselen bir yönetimin, o omuzlardaki yükü hafifletmesi gerekir. Seyyanen zam emeklinin anasının ak sütü gibi helaldir, hakkıdır. Devlet büyüklüğünü göstermeli, Hükümet gereğini yapmalı, yargı adaleti tecelli ettirmeli ve bankaların gölgesinde geçen bu çile artık son bulmalıdır..