CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: “Doğu Akdeniz’de Bayrak ve Varlık Gösterilmesi Milli Menfaatler Açısından Zorunludur”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. GKRY’nin askeri üs adımları, Yunanistan’ın arama sahalarını genişletmesi ve Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine ilişkin tartışmaların milli güvenlik açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, “Mavi Vatan” kavramının eylemsellikle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Doğu Akdeniz ve Milli Menfaatler” başlıklı yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’in milli hak ve menfaatlerin korunması açısından öneminin her geçen gün arttığını belirtti.
“GKRY ve Yunanistan’ın Adımları Dikkatle İzlenmeli”
Yankı Bağcıoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askeri üs ve limanlarını üçüncü devletlerin kullanımına açma yönündeki girişimlerinin ve Lübnan ile yaptığı münhasır ekonomik bölge anlaşmasının milli güvenlik açısından kritik gelişmeler olduğunu ifade etti. Bağcıoğlu, “GKRY’nin askeri üs ve limanlarını üçüncü devletlerin kullanımına açma yönündeki gayretleri ve Lübnan ile münhasır ekonomik bölge anlaşması son dönemin milli güvenlik açısından dikkate alınması gereken en önemli olaylarından biridir.” dedi.
Yunanistan’ın Girit’in güneyi ve Mora Yarımadası açıklarındaki dört alan için işletme sözleşmesi imzaladığını ve arama sahasını 48 bin kilometrekareden 94 bin kilometrekareye çıkardığını kaydeden Bağcıoğlu, bu gelişmenin de yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’nin Sondaj Faaliyetleri İzaha Muhtaç”
Türkiye’nin Akdeniz’in en büyük araştırma ve sondaj filosuna sahip ülkesi olduğunu hatırlatan Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’de mevcut durum itibarıyla araştırma veya sondaj faaliyeti icra etmeyen üç ülkeden biri olmasının kamuoyunda soru işareti oluşturduğunu belirtti. Bağcıoğlu, “Akdeniz’in en büyük araştırma ve sondaj filosuna sahip olan ülkemizin Doğu Akdeniz’de ‘mevcut durum itibari ile’ araştırma veya sondaj faaliyeti icra etmeyen Suriye ve Lübnan ile birlikte üç ülkeden biri olması izaha muhtaç bir durum yaratmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Deniz yetki alanlarında yapılacak her sismik araştırmanın ve açılacak her sondaj kuyusunun uluslararası hukuktan doğan hakların tescili açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Bağcıoğlu, “Deniz Yetki Alanlarımızda yapılacak her sismik araştırma faaliyetinin, kazılan her sondaj kuyusunun; uluslararası hukuktan doğan haklarımızın tescili ve devlet uygulaması ile uzun vadeli kazanımların elde edilmesi açısından hayati önemi haiz olduğu izahtan varestedir.” dedi.
“Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Açıklaması Sahada Karşılık Bulmuyor”
Bağcıoğlu, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin 1 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamaya da değindi. Söz konusu açıklamada Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TPAO’ya tahsis ettiği ruhsat sahalarında petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini planlı şekilde sürdürdüğünün ifade edildiğini aktaran Bağcıoğlu, “Bu açıklama ne yazık ki sahada karşılık bulmamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Mavi Vatan” kavramının seçim dönemlerinde hatırlanan bir slogan olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, “Yapılması gereken ‘MAVİ VATAN’ kavramını seçim dönemlerinde hatırlanan bir slogandan çıkarıp ruhuna ve anlamına uygun eylemselliği Doğu Akdeniz’de göstermektir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI