Diyarbakır Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu: “Gıda fiyatlarındaki dolar bazlı artışın nedenleri açıklanmalı”
Diyarbakır Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, Kasım 2021 ile Şubat 2026 döneminde gıda fiyatlarında yaşanan sert artışı ve alım gücündeki gerilemeyi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sordu. Tanrıkulu, “hayat pahalılığı krizi”, “gizli fakirleşme süreci” ve “sanal gelir artışı” vurgularıyla hükümetin somut politika takvimini açıklamasını istedi.
Diyarbakır Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesiyle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten, Türkiye’de son yıllarda derinleşen hayat pahalılığına ilişkin ayrıntılı yanıt istedi. Tanrıkulu, önergesinde sorularının “Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını” talep etti.
Tanrıkulu, gerekçe bölümünde Türkiye’de yaşanan yüksek fiyat artışlarının yalnızca enflasyon verileriyle açıklanamayacağını belirterek, sürecin “derin bir hayat pahalılığı krizine” dönüştüğünü ifade etti. Av. Sezgin Tanrıkulu, “Resmî veriler dahi vatandaşın alım gücünde ciddi bir erime yaşandığını göstermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Önergede, Kasım 2021 ile Şubat 2026 dönemine ilişkin dikkat çekici veriler paylaşıldı. Tanrıkulu, TÜİK verilerine göre genel fiyat endeksinin yaklaşık 6,3 kat arttığını, aynı dönemde gıda fiyatlarının ise yaklaşık 7,5 kat yükseldiğini kaydetti. İstanbul Ticaret Odası verilerine de atıf yapan Tanrıkulu, İstanbul’da fiyat artışının “8,6 kata kadar ulaştığını” belirtti.
“Dolar bazında da olağanüstü yükseliş var”
Av. Sezgin Tanrıkulu, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının Kasım 2021’de 3 bin 191 TL iken Şubat 2026’da 32 bin 365 TL’ye çıktığını vurguladı. Aynı harcamanın dolar karşılığının da yaklaşık 298 dolardan 740 dolara yükseldiğini aktaran Tanrıkulu, “Bu durum Türkiye’de yaşanan sorunun yalnızca kur kaynaklı bir enflasyon değil, dolar bazında da fiyatların olağanüstü yükseldiği bir hayat pahalılığı krizi olduğunu göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, benzer dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde fiyat artışlarının dolar bazında yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldığını, Türkiye’de ise bu artışın yaklaşık yüzde 148’e ulaştığını belirtti. Bu tablonun ekonomik yapıya ilişkin “ciddi soru işaretleri” doğurduğunu ifade eden Tanrıkulu, Bakanlığın bu farkı hangi gerekçelerle açıkladığını sordu.
“Gelir artıyor görünse de refah aynı ölçüde artmıyor”
Önergede kişi başına gelir ve açlık sınırı arasındaki ilişkiye de yer verildi. Tanrıkulu, 2021 yılında kişi başına gelirin yıllık açlık sınırının 2,43 katı seviyesinde olduğunu, 2025 yılında ise bu oranın 2,34 katına gerilediğini belirtti. Av. Sezgin Tanrıkulu, “Bu veriler, Türkiye’de gelir artışı görünümüne rağmen fiili alım gücünün ve refah seviyesinin gerilediğini göstermektedir.” değerlendirmesini yaptı.
Asgari ücretlilere ilişkin verilerin daha ağır bir tablo ortaya koyduğunu kaydeden Tanrıkulu, 2021 yılında asgari ücretin yıllık gıda ihtiyacının yaklaşık yüzde 96’sını karşılayabildiğini, 2025 yılında ise bu oranın yüzde 84,9’a düştüğünü ifade etti. Tanrıkulu, “Özellikle dar gelirli kesimler gizli bir fakirleşme süreciyle karşı karşıyadır.” dedi.
Bakanlığa maliyet, kur ve rekabet yapısı soruldu
Av. Sezgin Tanrıkulu, önergesinde gıda fiyatlarındaki yükselişin nedenlerine ilişkin ayrıntılı analiz olup olmadığını da gündeme taşıdı. Tanrıkulu, üretim maliyetleri, enerji fiyatları, tarım politikaları, döviz kuru geçişkenliği ve piyasadaki rekabet yapısının her birinin etkisine ilişkin Bakanlık tarafından çalışma yapılıp yapılmadığını sordu.
Tanrıkulu ayrıca son beş yılda gıda fiyatlarındaki artışın ne kadarının “üretici maliyetlerinden”, “lojistik maliyetlerinden”, “aracılık ve dağıtım zincirinden” ve “kur etkisinden” kaynaklandığının açıklanmasını istedi. Türkiye’de fiyatların dolar bazında yükselmesinin uluslararası rekabet gücü ve yaşam maliyetleri üzerindeki risklerine ilişkin bir etki analizinin bulunup bulunmadığını da sorular arasında sıraladı.
“Somut ve takvime bağlanmış hangi politikalar uygulanacak”
Önergede hükümetin bundan sonraki yol haritasına ilişkin sorular da yer aldı. Av. Sezgin Tanrıkulu, hayat pahalılığına karşı “gıda fiyatlarını düşürmeye”, “alım gücünü artırmaya” ve “dar gelirli kesimleri korumaya” yönelik somut ve takvime bağlanmış hangi politikaların uygulanacağını sordu.
Tanrıkulu, mevcut gidişatın sürmesi halinde gelir dağılımı ve yoksulluk oranlarında yaşanabilecek artışlara ilişkin bir öngörü çalışmasının yapılıp yapılmadığını da Bakanlığa yöneltti. Av. Sezgin Tanrıkulu, “Türkiye’de fiyat artışları üzerinden oluşan ‘sanal gelir artışı’ ile gerçek refah kaybı arasındaki farkı ortaya koyan bir resmi çalışma bulunmakta mıdır?” sorusunu da önergesinde dile getirdi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI