Gazeteci Cihan Mertoğlu: “7527 Sayılı Kanun Sonrası Tartışma Hayvan Meselesini Aştı, Devlet-Millet Güveni Sınanıyor”
Gazeteci Cihan Mertoğlu, 2024 yılında kabul edilen 7527 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu sonrası sosyal medyada artan şiddet vakalarına ilişkin tartışmaların yalnızca hayvan haklarıyla sınırlı olmadığını belirterek, sürecin toplumsal psikoloji, dijital manipülasyon iddiaları ve devlet-millet güven ilişkisi açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gazeteci Cihan Mertoğlu, 7527 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu sonrasında kamuoyunda artan tartışmaları mercek altına aldı. Mertoğlu, sosyal medyada hayvanlara yönelik şiddet vakalarının arttığına dair paylaşımların yoğunlaştığını belirterek, “Resmî istatistiklerin detaylı analizi tamamlanmamış olsa da kamuoyuna yansıyan olay sayısındaki artış önemli bir tartışmayı tetikledi.” ifadelerini kullandı.
“Şiddetin Eskalasyonu Kamu Güvenliği Meselesidir”
Kriminoloji literatürüne dikkat çeken Mertoğlu, “Şiddetin eskalasyonu teorisine göre savunmasız varlıklara yönelen sistematik saldırganlık, uygun zemin oluştuğunda insanlara yönelme riski taşır.” değerlendirmesinde bulundu. Hayvanlara yönelik şiddetin yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda kamu güvenliği ve toplumsal ruh sağlığı meselesi olduğunu belirtti.
Sosyal medyada iki uçlu söylemin öne çıktığını ifade eden Mertoğlu, “Bir tarafta hayvanları tehdit unsuru gibi gösteren içerikler, diğer tarafta her müdahaleyi toplumsal ihanet olarak çerçeveleyen aşırı tepkisel paylaşımlar yer alıyor.” dedi.
“Örtük Uyumsuzluk Toplumsal Kırılmayı Besliyor”
Mertoğlu, tartışmaların “örtük uyumsuzluk” olarak tanımlanan bir zemine kaydığına işaret ederek, “Toplum görünürde aynı hukuki çerçevede yaşarken, algı ve güven düzeyinde parçalanabiliyor. Sosyal medya bu kopuşu hızlandırıyor.” açıklamasında bulundu.
Dijital analizlerde belirli etiketler etrafında aniden yükselen ve benzer mesaj kalıpları kullanan anonim hesapların dikkat çektiğini aktaran Mertoğlu, “Organik tepki mi, organize kampanya mı sorusu yanıt bekliyor.” dedi.
“Anonim Hesapların Yapısı Araştırılmalı”
Profil fotoğrafı olmayan, yeni açılmış ve tek konu etrafında yoğunlaşan hesapların varlığına değinen Mertoğlu, “Bu hesaplar bireysel reflekslerin ürünü mü, yoksa belirli bir merkezden yönlendirilen dijital ağların parçası mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Hayvan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşların da tartışmaların içine çekildiğini belirten Mertoğlu, bazı içeriklerde bu yapıların “marjinal” olarak nitelendirildiğini, karşıt görüşlü grupların ise hayvanları “büyük tehdit” algısıyla gündeme taşıdığını kaydetti.
Uzman görüşlerine atıf yapan Mertoğlu, “Her iki uç söylem de toplumu ayrıştırma potansiyeli taşıyor.” değerlendirmesini aktardı.
“Çift Yönlü Psikolojik Sıkıştırma” Uyarısı
Toplumsal güvenin devlet-millet ilişkilerinin temel bileşeni olduğunu vurgulayan Mertoğlu, “Bir kesim devleti merhametsizlikle, diğer kesim zafiyetle suçluyor. Bu durum çift yönlü psikolojik sıkıştırma üretir.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medyada dolaşıma giren içeriklerin iki temel algı oluşturduğunu belirten Mertoğlu, “Devlet hayvanları korumuyor algısı ile devlet vatandaşın güvenliğini hiçe sayıyor algısı aynı anda yayılıyor.” dedi.
Fonlama ve Dijital Ağlar İncelenmeli
Dijital güvenlik boyutuna da dikkat çeken Mertoğlu, “Sosyal medyada aynı mesajları yayan hesaplar arasında teknik bağlantı var mı, reklam bütçeleriyle mi destekleniyorlar, yurt dışı koordinasyon izleri mevcut mu soruları araştırılmalı.” değerlendirmesinde bulundu.
Devlet kurumlarının yalnızca fiziksel değil dijital güvenliği de korumakla yükümlü olduğunu ifade eden Mertoğlu, bot ağları üzerinden etkileşim şişirmesi iddialarının teknik analizle netleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Mesele Yalnızca Hayvan Politikası Değil”
Mertoğlu, tartışmanın yüzeyde hayvan politikası gibi görünse de derinlikte güven ve toplumsal uyum meselesine dönüştüğünü belirterek, “Amaç doğrudan hayvan politikası olmayabilir; devlet kurumlarına güveni aşındırmak ve duygusal kutuplaşma üretmek de hedeflenmiş olabilir.” dedi.
Kriminoloji literatürüne yeniden atıf yapan Mertoğlu, “Hayvana şiddet ile insana yönelik şiddet arasında korelasyon bulunduğu ortaya konuluyor. Şiddetin normalleşmesi eşik değerini düşürebilir.” ifadelerini kullandı.
Şeffaflık ve Stratejik İletişim Vurgusu
Çözüm önerilerine de değinen Mertoğlu, “Şiddet vakalarına ilişkin resmi veriler düzenli paylaşılmalı, koordineli kampanya ihtimali teknik olarak incelenmeli ve birleştirici bir dil kullanılmalı.” çağrısında bulundu.
Toplumun büyük çoğunluğunun ne hayvanlara şiddeti savunduğunu ne de kamu güvenliğinin göz ardı edilmesini istediğini belirten Mertoğlu, “Sorun iki başlığın bilinçli ya da bilinçsiz biçimde çatıştırılmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Mertoğlu, “Şeffaflık, denetim ve ortak akıl devreye girdiğinde hem hayvanların korunması hem de toplumsal barışın güçlendirilmesi mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI