Her Yeni Yıl Geçen Yılı Aratıyor

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 19, 2026 - 22:42
Her Yeni Yıl Geçen Yılı Aratıyor

Her yeni yıl bir öncekini aratıyor. Takvim değişiyor ama memleketin kaderi değişmiyor. Sabah zam haberiyle uyanıp gece yeni vergilerle uyuyan bir toplum haline geldik. Artık kimse “yeni yıldan beklentim var” demiyor. Çünkü beklenti yerini hayatta kalma mücadelesine bıraktı.
*
Ekonomik tabloyu anlatırken sürekli pembe tablolar çiziliyor. Ekranlarda büyüme rakamları açıklanıyor, ihracat rekorları anlatılıyor, ekonomi şahlanıyor deniliyor ama nedense bu şahlanmanın altında kalan hep vatandaş oluyor. Markete giren vatandaşın cebindeki para küçülüyor, ama anlatılan masallarda ülke uçuşa geçmiş durumda.
*
Yeni ekonomi modeli dedikleri sistem aslında yeni bir gelir dağılımı modeli oldu. Ama öyle böyle değil… Fakirin cebinden alıp zenginin kasasına aktaran modern bir düzen kuruldu. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” denildi, sonuç kısmını vatandaş fazlasıyla yaşadı ama sebep kısmından kimlerin kazandığı pek konuşulmadı.
*
Eskiden insanlar yatırım yapmak için bankaya giderdi, şimdi kredi kartı borcunu çevirebilmek için hesap makinesiyle yaşamaya başladı. Maaşlar daha hesaba yatmadan eriyor. Emekli maaşıyla market arabası değil ancak poşet doldurulabiliyor. Gençler üniversite bitirince kariyer planı değil, yurtdışına kaçış planı yapıyor.
*
Ama yine de her şey yolundaymış gibi davranılıyor. Çünkü rakamlarla oynandığında gerçeklerin değişeceği sanılıyor. Oysa vatandaşın ekonomisi TÜİK tablolarında değil; pazarda, manavda, faturada yazıyor. Elektrik faturası propaganda dinlemiyor, kira afişlere bakıp düşmüyor, market kasası televizyon programlarından etkilenmiyor.
*
Bugün gelinen noktada insanlar artık zengin olmayı hayal etmiyor. Sadece ay sonunu görebilmeyi başarı sayıyor. Orta direk denilen kesim yavaş yavaş yok edilirken, toplum ikiye ayrılıyor: Çok zenginler ve sürekli yoksullaşan milyonlar.
*
En acı tarafı ise bunun artık normalleştirilmesi. İnsanlar hayat pahalılığına alışsın, düşük alım gücünü kabullensin, sürekli fedakârlık yapsın isteniyor. Ama fedakârlığın adresi hep aynı: emekçi, emekli, öğrenci ve dar gelirli vatandaş.
*
Her yeni yıl umut değil, yeni zamların fragmanı gibi geliyor artık. Ve toplumun büyük kısmı için değişen tek şey takvim yaprakları oluyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI