ŞİDDETİN İLK DURAĞI
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Toplumun şiddetle ilgili büyük bir yanılgısı var. Şiddetin yumrukla başladığını sanıyoruz. Oysa yumruk çoğu zaman final sahnesidir. Şiddet çok daha önce başlar.
Bir insanı aşağılayarak, değersiz hissettirerek, yok sayarak, susturarak, korkutarak ve kendisinden şüphe eder hale getirerek...
Kısacası psikolojik şiddetle.
Ne gariptir ki toplum hâlâ sonucu konuşuyor, sebebi değil. Bir tokat atıldığında herkes ayağa kalkıyor; ancak o tokattan önce yıllarca süren hakaretlere, baskılara, manipülasyonlara ve ruhsal yıkıma çoğu zaman aynı tepki verilmiyor.
Çünkü psikolojik şiddetin birçok türü normalleştirildi.
“Abartıyorsun.”
“Takma kafana.”
“Boş ver.”
Bu cümleler bazen yalnızca bir görüş değil, şiddetin üzerini örten toplumsal reflekslerdir.
İnsan önce bedeninden değil, zihninden teslim alınır. Önce özgüveni kırılır. Sonra sesi kısılır. Sonra yalnızlaştırılır. Sonra kendisine olan inancı aşındırılır.
Ve bir süre sonra ortaya çıkan büyük yıkım herkes için sürpriz olur.
Oysa sürpriz değildir.
Şiddet bir anda ortaya çıkmaz.
Beslenir.
Büyütülür.
Ve çoğu zaman psikolojik şiddetin gölgesinde olgunlaşır.
Belki de artık şu rahatsız edici soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Toplum olarak şiddetle gerçekten mücadele ediyor muyuz, yoksa sadece kan görünce mi rahatsız oluyoruz?
Çünkü bir insanın bedenindeki morluğu görmek kolaydır.
Asıl zor olan, ruhundaki enkazı görebilmektir.
Daha da çarpıcı olan şudur:
Toplum çoğu zaman failin ilk saldırısını değil, mağdurun son tepkisini görür.
Yıllarca süren aşağılamaları, dışlamaları, baskıları ve değersizleştirmeleri görmezden gelir; ancak mağdur bir gün öfkelendiğinde, bağırdığında veya dağıldığında herkes birden ortaya çıkar.
Sonuç yargılanır.
Süreç unutulur.
Patlama konuşulur.
Biriken basınç konuşulmaz.
Oysa psikolojik şiddet yalnızca bireysel bir sorun değildir.
Toplumsal bir körlük sorunudur.
Toplum hâlâ psikolojik şiddeti “alınganlık”, “güçsüzlük” veya “abartı” olarak görürken, aslında geleceğin suçlarına, cinayetlerine, intiharlarına ve toplumsal trajedilerine sessizce yatırım yapmaktadır.
Çünkü her şiddet yumrukla başlamaz.
Ama birçok şiddet, insan ruhunda açılan görünmez bir çatlakla başlar.
İşte bu yüzden psikolojik şiddet yalnızca bir şiddet türü değildir.
Şiddetin ilk durağıdır.