ORGAN HIRSIZI SİYONİ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Allah'tan korkmayandan kork.
Bundan yıllar asırlar önce İslam'ı bize miras bırakan ilk nesil var ya onlar adeta Kudüs'teki Gazze'deki mücadele yerlerini anımsatıncasına öylesine zor bir hayatın içindeydiler ki o kadar ölümün, işkencenin her türlüsüne muhatap olmuşlardı da o zaman o altın nesil, ilk nesil, ashab-ı nebi, katem-i nebiye gelerek ey Allah'ın Resulü nedir bu çektiğimiz? Nedir bu hal? Bu bitmeyecek mi? Dediklerinde bu tür durumlarla muhatap olan Nebi Aleyhisselam onlara ey ashab-ı güzin sizden önce önceki nebilerle birlikte mücadele eden öyle topluluklar vardı ki düşmanlar, zalimler, şeytanın askerleri, o günün siyonileri, o günün faşistleri, emperyalistleri o insanlara öyle işkenceleri etmişlerdi ki adeta onların etlerini kemiklerinden demir taraklarla ayırmıştır. Canlı canlı. Evet. Yine de davalarından vazgeçmemşlerdi.
İşte o altın nesil ashab-ı güzin o dönemin Siyonilerinden, o dönemin darbecilerinden, cuntacılarından, faşistlerinden, Siyonistlerinden, emperyalistlerinden o kadar çekmişlerdi ki her türlü çile, işkence, ambargo, aç bırakma, kuşatma her türlü ölümün her türlüsü işkencenin zorbalığın her türlüsü işletilmişti de onlar hatamü Nebi'ye gelip ey Allah'ın Resulü bu çile ne zaman bitecek? Bu insanlık ne zaman buna kulak verecek? El atacak dedikleri ve vazgeçmedikleri zaman gibi aynen bugün Gazze'de Kudüs'te o kutsal araziyi şeytana karşı Siyonizme karşı savunan muhafaza eden Gazzeliler Kudüslüler vazgeçmedi. Onlar gibi o günde ashab-ı güzin Nebiye aleyhisselama bu tür dert arz etmek üzere geldiklerinde Nebiye aleyhisselam o işte bakın Nuh Nebi gibi İbrahim Nebi gibi Musa Nebi gibi İsa Nebi gibi bu mücadele yıllardır veriliyor ve onlarla beraber olan ashab birlikte olan tayfa öyle sıkıntılara karşılaştı ki adeta demir taraklarla etleri kemiklerinden tarandı. Canlı canlı derileri tarandı. Demir taraklarla da onlar bu davadan vazgeçmediler.
Onlar asla Kudüs'ü, kutsalı hakikati savunmaktan ve Siyonilere zalimlere, sömürgecilere, cüntacılara, darbecilere karşı durmaktan vazgeçmediler. Onlar Allah'ı ve Resulü'nü yalnız bırakmadılar. Tabii ki Allah da onları. Onlar davasından vazgeçmedi. Bu davanın bu davanın özelliği budur. Kahramanlık tek başına kahraman.
Tek başına dünyaya bedel. Ve işte bu cevabı alan o güzide ashab da bir şekilde serzeniş göstermeden yoluna devam etti ve nur topu gibi Medine'de Mekke çilesinden sonra Medine'de nur topu gibi bir İslam devleti tesis ettiler. Nihayetinde yıllar önce nasıl Kudüs fethedildiyse bugün de o direnen Gazze'liler inşallah Kudüs'lerine kendi ülkelerine ve kendi dinleriyle zulmedilmeden, baskılanmadan, öldürülmeden, aç bırakılmadan yaşam haklarına kavuşacaklar diyoruz.
Bugün aynı şekilde bakın orada da insanların Gazze'de, Kudüs'te canlı canlı derileri kemiklerinden bedenlerinden taranıyor. Ve canlı canlı anestezisiz ameliyat olmak zorunda kalıyorlar. Ve açlıktan, sıcaktan, susuzluktan ölümle pençeleşiyorlar.
Zaten yıllardır oraya yağdırılan bombalar işin cabası. Şu anda da susuzluk ve sıcak ve onlar demir taraklarla tarandığı gibi geçmiş nesiller. Onlar da bugün aynı çileyle karşı karşıyalar maalesef.
Ve nasıl nebiler zamanında o ashab insanların duyarsızlığından futursuzluğundan şikayetçiydiyse bugün de Gazze'liler, Kudüs'lüler üç yıldır hatta yüz yıldır insanlık nerede? İnsanlık nerede? Kendisini İslam'a, imana, emniyete nispet edenler nerede diye bir serzeniş ve bir haykırış içindeler.
Ve şu anda Siyoni anlayış organ nakline sıcak bakmasa bile şu anda organ bankası açısından dünyanın en zengin organ bankası hatta daha da en zengin deri bankası İsrail'de. Bunlar kendileri organ nakline sıcak bakmamalarına rağmen dünyanın en zengin bankası niye orada dersiniz? İşte Gazze'li Kudüs'lülerin hem o cilt organlarını hem bütün organlarını çalıyorlar.
Ve yaralılardan ameliyat bahanesiyle hem de anestezi yapmadan, şartlar müsaitken bile, onların organlarını canlı canlı çalıyorlar. Helesi o on yıllardır on binlerce Siyoni hapishanelerdeki o insanlar da, maalesef onların da organları çalınıyor ve ölümle pençeleşiyorlar. İşte böyle bir zulüm devam ediyorken ve oradaki insanlar da buna isyan ediyorken şu anda biz Türkiye dahil sözde İslam ülkeleri dahil, dünya Siyonilere bir türlü destek vermeye, onlarla ticareti yaparak veya onların dövizini dolarını alarak bir şekilde onlara destek oluyorlar.
Ama maalesef ki maalesef şu Gudüslü, Ğazzeli mazlumlara, mağdurlara el uzatan, dahası Siyonizme karşı duran çok az.