İKİ MİLLET, TEK DEVLET Mİ?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
“Tek millet, iki devlet” sözünü duymayan yoktur. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşliği anlatan bu ifade hepimiz için anlamlıdır.
Peki, son dönemde ortaya çıkan bazı görüntüler bize “iki millet, tek devlet” görüntüsü mü veriyor?
Netanyahu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşurken çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk ederek protestosunu gösterdi. Azerbaycan ise salonu terk etmeyen az sayıdaki ülkeden biri olarak kaldı.
Oysa Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik düşünüldüğünde, Bakü’nün Filistin meselesinde daha görünür ve güçlü bir diplomatik tavır ortaya koyması beklenebilirdi.
Elbette bunun arkasında iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler, Azerbaycan’ın İsrail’le geliştirdiği stratejik bağlar ve bölgesel dengeler gibi birçok unsur bulunuyor. Azerbaycan’daki Yahudi cemaatinin ve İsrail’le ilişkilerin bu denklemdeki rolü de ayrıca tartışılabilir.
İsrail’in Azerbaycan’la özellikle İran karşısındaki stratejik ilişkileri de uzun süredir gündemde. İHA’lar, savunma iş birliği ve bölgesel güvenlik meseleleri bu ilişkinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Ancak devletler arasındaki ilişkiler değişebilir. Stratejik ortaklıklar, ekonomik çıkarlar ve bölgesel hesaplar zamanla farklılaşabilir.
Değişmemesi gereken ise kardeşlik ve mazlumdan yana olma anlayışıdır.
Filistin meselesinde dünyanın büyük bölümünün ortaya koyduğu tepki karşısında Azerbaycan’ın da daha ilkeli ve bağımsız bir duruş sergilemesi, “tek millet, iki devlet” anlayışının ruhuna daha uygun olmaz mıydı?
Tarih, devletlerin hangi şartlarda ve kimin yanında durduğunu kaydeder.
Bu nedenle mesele yalnızca Netanyahu’nun konuşması sırasında salondan çıkıp çıkmamak değildir. Mesele, haksızlık karşısında nerede durduğumuzdur.
Türkiye ve Azerbaycan için en doğru yaklaşım; herhangi bir gücün politik hesabına göre değil, adalet, uluslararası hukuk ve mazlumların hakkı temelinde hareket etmektir.
Tek millet, iki devletiz.
Ama iki millet, tek devlet görüntüsü vermemeliyiz.
Kardeşlik, zalimin yanında değil; hakkın ve mazlumun yanında durmayı gerektirir.