Yıldızların Işığı

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

 - 
Mayıs 19, 2026 - 23:48
Yıldızların Işığı

Gece, şehrin üzerine ağır ağır çöktüğünde ışıklar çoğalır. Sokak lambaları, neon tabelalar, vitrin ledleri, telefon ekranları gücü oranında etrafına bir ışık yayar. Ancak bir ay kadar geniş aydınlatamaz. Bir yıldız kadar ışık veremez. Yaratılış kanunundaki aksamayan o ilahi düzenin yerini hiçbir şey dolduramaz. Bu yüzden ışık başkadır, yıldız başka…
*
Gök kubbede görünen her parlak noktanın kendi içinde milyonlarca atomu sabırla birleştirdiğini bilim bize haber veriyor. Işığını karanlığa sunan bir enerji mabedi olduğunu da…
*
Güncel hayatta ise her şey parıldasa da bir türlü aydınlanma olmuyor. Çünkü insanın içindeki boşluk ve karanlıkları aydınlatmaya yetmiyor lambalar. Kur’an-ı Kerim Yusuf Suresi’nde yıldızlardan bahsediyor. Onların ismini “Kevkeb” olarak tanımlıyor. Bu yönüyle yıldızlar fiziki bir kanuna bağlı olduğu kadar metafizik bir çağrıda da bulunuyor.
*
Karanlık olmadan yıldız doğmuyor. Manasıyla ve duygusuyla bize yön gösteren yıldız mesabesinde rehberlerimiz de yok mudur şu hayatta? Adı kadar sıfatı da özel olanlar vardır pek tabii ki. Kalbimizin yönünü kendi aydınlığına mıhlayan ve yeni bir doğuşu simgeleyen…
*
Muhabbetin sadece bir duygu değil, aynı zamanda düşünceyi ve davranışları da şekillendiren bir güç olduğunu öğreten yıldızlar vardır. Zira seven yürekler sadece maddi güzelliği görmezler.
*
Varlığının anlamını gösteren yol gösterici yıldızları vardır insanın. Öğretici ve dönüştürücü… Aydınlığında berraklaşan duygular düşünceyi de şekillendirirken her bakış bir kelimeye, her susuş bir cümleye denk düşer. Her dokunuş bir paragrafken, her özlem içimizde kitaplaşır.
*
Sıkışmışlık adına ne varsa nuruyla aydınlatarak bizi feraha kavuşturur, içimizi genişletir. Bilimsel gerçeklik ile duygusal ve manevi rehberlik arasında bir köprü kurmak gerekirse; büyük yıldızlar manevi dünyamızı aydınlatan kandillerdir. Onlara tutunduğumuzda manamız ihya olur.
*
Küçük yıldızlar ise sabırlı dervişlere benzerler. Onlarla arkadaşlık edersek kalbimiz nurlanır. Aynı renk ve koku ile nimetleniriz. Kör ve şaşı olduğumuz şu dünya hakikatlerine karşı insan, kendi bilinmezini bilmek ve Rabbini tanımak için bu yıldızlara ihtiyaç duyar.
*
Yıldızlara kendi isteğimizle yetişemeyiz. Ancak onlar istediklerinde görünürler size. Hayranlığınız ve bağlılığınız ile başka bir boyuta geçersiniz. Dokunamasanız da hissedersiniz varlıklarını. Ulaşamasanız da elinizi uzatıp, gören bir gözle şahit olursunuz parlaklıklarına.
*
Tutku ile sevseniz de kavuşamazsınız kimi zaman. Ancak uzaktan da var olabilir bağlılıklarınız. Öyle ya! Fiziksel bir yakınlıktan ibaret değildir duygu denilen hakikat. Elbette mesafeleri olacaktır insanın. Onları engel olmaktan çıkarıp birer köprü haline getirdiğimizde gidilmeye dair umutlu bir yol çıkar karşımıza.
*
Sessizlik bile bir anlam katar; içimizden konuşabilmek ve onları işitecek kulağı geliştirebilmek için…
*
İnsan aklı ile sevdiğinde genellikle menfaatini sever. O bir hırkadır sadece. Duygu ise kutsal bir nimet olup sevginin bedenidir. Bu yoldan gidilerek o köprünün karşı kıyısına geçebilenler ise ruhun sevgisini tadarlar. İşte bu, bütünleştiren bir özdür.
*
Böylesine akıl, duygu ve ruhla bütünleşik bir sevgi gücü, teslim alır kişiyi. Büyütür içten içe. Yıldızların altında gölgelendirir…
*
Yolculuklarımız ise bazen bir cadde mesafesinde, bazen de şehirden şehiredir. Ancak içimize yolculuk böyle midir? O, kalpten kalbe, içten içe doğru ve derinlemesinedir. Duygunun hareketi ise ayakların adımından daha hızlı yol alır.
*
İçinizin karanlık odalarına yürürken yıldızlı bir aydınlık yoksa üzerinizde, çıkış noktasına varamazsınız. Yok eğer kıymet bilirseniz, tıkandığınız yerde hayat size içinizin haritasını verecek gönül aydınlıklarınızı hediye eder.
*
Yusuf’u kuyudan çıkaran umut, Sevr’de taçlanan teslimiyet ve Medine’de sonsuza uzanan bir medeniyet bu örneklerden sadece birkaçıdır. Mekke’yi fethettiren muhabbet gibi insana rehber olan yıldızlar sayesinde kalpleri fethederek asırlara hükmederler.
*
Evet, yıldızınızın ışığı üzerinize düştüğünde odalarınız aydınlanır. Bir beden aydınlığının ötesinde bir mekân şereflenir. Sonsuzluğa açılan kapıda her susuş bile bir pencere açar.
*
O yüzden yıldızınızın yankısı göğün uzağından değil, kalbinizin en derininden parlamalı. İşte o vakit, size sunulan cömertliği fark edersiniz. Ulaşamadığınız yıldızın gölgesi artık üzerinize düşmüş, size sevgisini sunmuş demektir.
*
Öyle ise gökyüzünüz hiç kararmasın…
*
Hepimiz de hayatın karanlık sokaklarında fani birer yolcuyuz. Görüleceği üzere herkesin yolunu aydınlatacak bir yıldıza ihtiyacı var. O yıldız bazen bir anne, bazen bir sevgili, bazen bir dost, bazen de kâmil mürşit olabilir.
*
Önemli olan, onun varlığını hissetmek ve ona layık olduğu gibi seslenebilmek değil midir? Şöyle bir başınızı yukarı doğru kaldırın. Gece olduğunda gökyüzüne bakın. Kaç yıldız görüyorsunuz?
*
Her biri, bir zamanlar birilerinin “kevkebim” dediği bir sevgili, bir evlat, bir dost değil miydi?
*
Ve şimdi hepsi de oradan bize ışıl ışıl bakıyorlar...