14 AĞUSTOS'TA SADECE AYŞE TATİLE ÇIKMADI
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
14 Ağustos, “Ayşe’nin tatile çıktığı”, yani 1974 yılının 20 Temmuz’unda başlatılan Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı’nın devamı olan İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı’nın başlama tarihidir.
Peki sadece bu mu?
Sadece bu değil tabii.
Tarihimizde değişik yıllarda, yine 14 Ağustos tarihlerine denk gelen başka önemli olaylar da var.
CENGİZ TOPEL
Cengiz Topel, 8 Ağustos 1964 tarihinde Kıbrıs Harekâtı sırasında Eskişehir’den Kıbrıs’a dörtlü kol komutanı olarak gönderildi. F-100 uçağıyla uçuşu esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürüldü.
Paraşütle atlamayı başardı fakat Rumlar tarafından esir alındı. Uluslararası savaş hukukunun esirleri kapsayan hükümlerine aykırı olarak yapılan işkenceler sonucu hayatını kaybetti.
14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.
ADEM YAVUZ
14 Ağustos 1974 günü, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında adada savaş muhabirliği yapan Adem Yavuz, Rumlar tarafından esir alınarak vuruldu ve yaralandı.
Daha sonra Türkiye’ye getirilen Yavuz, 26 Ağustos 1974’te tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Daha sonra Çınarlı’da yaptırılan anıt mezara defnedildi.
Türkiye genelinde pek çok caddeye, sokağa, mahalleye ve okula şehitlerimizin isimleri verilmiştir.
Peki kaç kişi, bindiği vapura, gittiği hastaneye ve okula, geçtiği caddeye veya sokağa adı verilen bu kahramanların kim olduğunu biliyor?
Nasıl, nerede, ne zaman ve ne için şehit düştüklerini kaç kişi öğreniyor?
Eğer öğretmezsek, isimleri yalnızca tabelalarda kalır.
Oysa öğretmemiz şart.
Çünkü karşımızdakiler öyle yapmıyor.
Son günlerde yine 1996 yılının bir 14 Ağustos günü Kıbrıs’ta gönderde dalgalanan şanlı bayrağımıza tırmanarak indirmeye çalışan Solomos Solomou gündeme getiriliyor. Solomou, bayrağı indirmeye çalışırken alnından vuruldu.
Buna rağmen Rumlar ve Yunanlılar, adeta o şerefsiz salağı kahraman ilan edercesine sosyal medyada paylaşımlarda bulunuyor, sahip çıkıyorlar. Haksızken haklı çıkmaya çalışıyorlar; hem suçlu hem güçlü misali...
Biz gerçek kahramanlarımıza sahip çıkmazsak, eller işte böyle sahte kahramanlarına sahip çıkar.
Bu nedenle şanlı tarihimizi mutlaka öğretmeli ve hafızamızda hep canlı tutmalıyız.
Sadece önemli günlerde hatırlamak yetmez.
Çocuklarımız, gençlerimiz; sokaklara, okullara, hastanelere, vapurlara verilen isimlerin arkasındaki insanları ve onların hikâyelerini de bilmelidir.
Bir isim tabelaya yazıldığında değil, o ismin temsil ettiği mücadele yeni nesillere aktarıldığında yaşar.
Tarihimizi hep canlı tutmak mecburiyetindeyiz.
Çünkü geçmiş, geleceğin aynasıdır.