ANNELİK YANIM…
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bazı kelimeler vardır; söylenince insanın içine sıcaklık yayılır. “Anne” de o kelimelerden biridir. Dünyanın hangi dilinde söylenirse söylensin aynı duyguyu taşır içinde: güveni, sevgiyi, merhameti ve sonsuz fedakârlığı…
*
Anne olmak ise sadece bir unvan değildir. Anne olmak, insanın kalbinde yeniden doğmasıdır. Bir canla birlikte büyümek, onun nefesiyle nefes almak, korkularını onun için yenmek demektir. Belki de bu yüzden annelik anlatılmaz, yaşanır derler. Çünkü hiçbir cümle, bir annenin kalbindeki sevgiyi tam anlamıyla tarif etmeye yetmez.
*
Anne olmak; daha doğmadan birini sevmeye başlamaktır. Küçücük bir kalp atışını duyduğunda dünyadaki bütün seslerin sustuğunu hissetmektir. Takvim yapraklarını heyecanla saymak, her geçen günü sabırsızlıkla beklemek, daha yüzünü görmeden ona dair hayaller kurmaktır.
*
Sonra bir gün o küçücük eller avuçlarına değdiğinde değişir insan… Dünyaya bakışı değişir, korkuları değişir, duaları değişir. Kendinden önce düşündüğü biri vardır artık. Attığı her adımda, yaptığı her seçimde onu hesaba katar. Çünkü annelik biraz da kendinden vazgeçip bir başkasında yeniden var olmaktır.
*
Bir annenin yüreği tarifsizdir. Dışarıdan güçlü görünür belki ama içinde binlerce kaygıyı sessizce taşır. Çocuğu hasta olduğunda kendi canı yanmış gibi hisseder. Ateşlenen küçücük bir bedenin başında sabaha kadar beklerken uykuyu unutur. O anlarda dünyanın en çaresiz ama en güçlü insanıdır aynı zamanda.
*
Anne olmak; fedakârlığın en sessiz hâlidir aslında. Son lokmasını çocuğuna verirken doymamayı önemsememektir. Yorgun olduğu hâlde gülümseyebilmektir. Kendi hayallerini erteleyip evladının geleceği için mücadele etmektir. Bir annenin “Ben iyiyim” cümlesinin altında çoğu zaman büyük yorgunluklar, büyük savaşlar saklıdır.
*
Ve anneler… Hayatın görünmeyen kahramanlarıdır. Alkış beklemeden severler. Karşılık beklemeden verirler. Çocuklarının küçücük mutluluğunda dünyanın en mutlu insanı olurlar. Çünkü onların mutluluğu kendilerine değil, evlatlarına bağlıdır.
*
Anne olmak bazen korkudur da… Çocuğunun düşmesinden, üzülmesinden, kırılmasından korkmaktır. Dünyanın bütün kötülüklerine karşı onu korumaya çalışmaktır. Bir annenin duası bu yüzden güçlüdür; içinde korku kadar umut da taşır.
*
Ama annelik sadece korumak değildir. Güç vermektir aynı zamanda. “Düşsen de kalkarsın” diyebilmektir. Çocuğunun elini bıraksa bile yüreğini bırakmamaktır. Çünkü anneler bilir; hayat her zaman kolay değildir. Bu yüzden çocuklarını sadece sevgiyle değil, dirençle de büyütürler.
*
İnsan büyüdükçe annesini daha iyi anlıyor aslında. Çocukken sıradan sandığımız fedakârlıkların ne kadar büyük olduğunu yıllar sonra fark ediyoruz. Bir annenin geceleri neden geç uyuduğunu, neden herkesten önce kalktığını, neden hep “Önce siz yiyin” dediğini zamanla anlıyoruz.
*
Belki de bu yüzden her kadın, anne olduğunda biraz kendi annesine dönüşüyor. Onun ses tonunu, sabrını, telaşını taşıyor fark etmeden. Çünkü annelik nesilden nesile geçen görünmez bir miras gibi… Sevgiyle aktarılan kutsal bir emanet…
*
Anne olmak; örf olmak, gelenek olmak, yuva olmak demektir. Gurbetteyken bile insanın içine memleket hissi veren şeydir anne. Çünkü anne kokusu biraz çocukluktur, biraz huzurdur, biraz da insanın kaybetmekten en çok korktuğu şeydir.
*
Ve hayatın bütün karmaşası içinde insan şunu anlıyor: Anne, sadece doğuran kişi değildir. Anne; emek veren, koruyan, sabreden, dua eden, sevgisini hiçbir zaman eksiltmeyendir.
*
Belki de bu yüzden dünyadaki en güçlü bağ, bir annenin evladına duyduğu sevgidir. Çünkü o sevgi ne zamana yenilir ne mesafeye… Ne kırgınlık azaltabilir onu ne de yıllar eksiltebilir.
*
Anne olmak; bazen sessizce ağlamak ama çocuğunun yanında güçlü durmaktır. Anne olmak; korksa da cesur görünmektir. Anne olmak; yorulsa da vazgeçmemektir. Anne olmak; bir ömrü başka bir ömür için adamaktır.
*
Ve belki de anneliğin en güzel yanı şudur: Bir çocuk büyürken aslında bir anne de büyür… Sabretmeyi öğrenir, affetmeyi öğrenir, karşılıksız sevmeyi öğrenir. Kalbinin sınırlarının düşündüğünden çok daha büyük olduğunu öğrenir.
*
Çünkü anne… Bir insanın ilk evi, ilk öğretmeni, ilk duası ve hayattaki en güvenli limanıdır.
*
Ve insan kaç yaşına gelirse gelsin, bir gün yorulduğunda hâlâ içinde aynı cümleyi fısıldar:
*
“Anne…”