SESSİZ ŞİDDET VE SESSİZ İSTİSMAR ARASINDAKİ KRİTİK FARK

SESSİZ ŞİDDET VE SESSİZ İSTİSMAR ARASINDAKİ KRİTİK FARK

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 1, 2026 - 00:26

Her Sessiz İstismar Bir Sessiz Şiddettir; Ancak Her Sessiz Şiddet Sessiz İstismar Değildir

Av. Serra Taşköprü

Giriş

Toplum çoğu zaman sessizliği masumiyetle karıştırır.

Oysa bazı sessizlikler yalnızca iletişimsizlik değildir.

Bazıları psikolojik baskıdır.

Bazıları cezalandırmadır.

Bazıları ise görünmeyen bir zarar biçimidir.

Son yıllarda psikolojik zarar alanında sıklıkla kullanılan "sessiz şiddet" ve "sessiz istismar" kavramları çoğu zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır. Oysa bu iki kavram aynı değildir.

Aralarındaki farkın doğru anlaşılması, görünmeyen psikolojik zararların doğru tanımlanması ve hukuki olarak değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Sessiz Şiddet Nedir?

Sessiz şiddet, kişinin ruhsal bütünlüğüne zarar veren, baskı yaratan veya psikolojik açıdan yıpratıcı sonuçlar doğuran sessizlik temelli davranışların genel adıdır.

Bu zarar çoğu zaman;

  • Yok sayma,
  • Görmezden gelme,
  • Dışlama,
  • Belirsizlik yaratma,
  • Uzun süreli iletişim kesme,
  • Duygusal geri çekilme,
  • Sosyal izolasyon oluşturma,

gibi yöntemlerle ortaya çıkmaktadır.

Sessiz şiddette esas olan unsur psikolojik zarardır.

Bu zarar bazen bilinçli olarak yaratılabilir, bazen de kişinin farkında olmadan sergilediği davranışların sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Önemli olan sonuçtur.

Eğer davranışlar kişinin ruhsal bütünlüğünü zedeliyor, sürekli kaygı, değersizlik, dışlanmışlık veya psikolojik baskı yaratıyorsa sessiz şiddetten söz etmek mümkündür.

Bu nedenle sessiz şiddet, görünmeyen psikolojik zararların tamamını kapsayan geniş bir üst kavramdır.

Sessiz İstismar Nedir?

Sessiz istismar ise sessiz şiddetin daha özel bir görünümüdür.

İstismar kavramının merkezinde yalnızca zarar değil, aynı zamanda bir güç ilişkisi bulunmaktadır.

Bir kişinin sahip olduğu otoriteyi, güven ilişkisini, uzmanlığını, statüsünü veya duygusal üstünlüğünü kullanarak karşı taraf üzerinde zarar verici etki yaratması söz konusudur.

Bu nedenle sessiz istismarda taraflar çoğu zaman eşit konumda değildir.

Bir taraf daha güçlüdür.

Diğer taraf ise daha kırılgan, daha bağımlı veya korunmaya ihtiyaç duyan konumdadır.

Sessiz istismarın görülebileceği ilişkilere örnek olarak;

  • Ebeveyn–çocuk,
  • Öğretmen–öğrenci,
  • İşveren–çalışan,
  • Yönetici–ast,
  • Psikiyatrist–hasta,
  • Terapist–danışan,
  • Bakım veren–bakım alan,

ilişkileri gösterilebilir.

Bu ilişkilerde sessizlik yalnızca iletişimsizlik değil; kontrol etme, yönlendirme, cezalandırma veya bağımlılık yaratma aracı haline gelebilmektedir.

Temel Fark Nedir?

Sessiz şiddet ile sessiz istismar arasındaki temel fark, güç dengesizliği unsurudur.

Sessiz şiddette odak noktası psikolojik zarardır.

Sessiz istismarda ise psikolojik zarara ek olarak güç, otorite veya güven ilişkisinin kötüye kullanılması söz konusudur.

Başka bir ifadeyle;

Sessiz şiddet görünmeyen psikolojik zararların genel adıdır.

Sessiz istismar ise bu zararların güç asimetrisinin bulunduğu ilişkilerde ortaya çıkan özel bir türüdür.

Bu nedenle sessiz istismar, sessiz şiddetin alt kategorisidir.

Neden Bu Ayrım Önemlidir?

Bu ayrım yalnızca teorik bir tartışma değildir.

Hukuki ve etik sonuçları da bulunmaktadır.

Örneğin iki yetişkin arasındaki eşit bir ilişkide ortaya çıkan sistematik yok sayma davranışı sessiz şiddet olarak değerlendirilebilir.

Ancak aynı davranış bir ebeveyn tarafından çocuğa, bir işveren tarafından çalışana veya bir uzman tarafından danışanına yöneltildiğinde mesele yalnızca şiddet olmaktan çıkarak istismar boyutuna ulaşabilir.

Çünkü artık ortada yalnızca zarar değil, aynı zamanda gücün kötüye kullanılması bulunmaktadır.

Bu nedenle sessiz istismar kavramının ayırt edici unsuru psikolojik zarar değil, zarar ile birlikte ortaya çıkan güç ve güven ilişkisi ihlalidir.

Delillendirme Sorunu

Hem sessiz şiddet hem de sessiz istismar görünmez zarar alanında yer almaktadır.

Çoğu zaman ortada;

  • Hakaret yoktur,
  • Tehdit yoktur,
  • Fiziksel şiddet yoktur,
  • Açık saldırganlık yoktur.

Bu nedenle klasik delil anlayışı yetersiz kalabilmektedir.

Ancak davranış örüntüleri, iletişim kayıtları, tanık anlatımları, uzman değerlendirmeleri ve psikolojik etkiler birlikte değerlendirildiğinde görünmeyen zarar görünür hale gelebilmektedir.

Özellikle sistematik tekrarlar, uzun süreli belirsizlikler ve süreklilik gösteren davranış kalıpları önemli delil alanları oluşturmaktadır.

Sonuç

Sessiz şiddet ve sessiz istismar aynı kavram değildir.

Sessiz şiddet, görünmeyen psikolojik zararların tamamını kapsayan geniş bir üst kavramdır.

Sessiz istismar ise bu zararların güç, otorite veya güven ilişkisinin bulunduğu alanlarda ortaya çıkan özel bir görünümüdür.

Bu nedenle;

Her sessiz istismar bir sessiz şiddettir.

Ancak;

Her sessiz şiddet sessiz istismar değildir.

Görünmeyen psikolojik zararları doğru anlayabilmek için öncelikle bu iki kavram arasındaki sınırın doğru çizilmesi gerekmektedir.

Çünkü bazı vakalarda sorun yalnızca sessizlik değildir.

Sorun, sessizliğin bir güç aracına dönüştürülmesidir.