7527 SAYILI KANUN İPTAL EDİLMELİDİR: ŞİDDETİN LOBİCİLİĞİ, 5. KOL FAALİYETLERİ VE BÜYÜYEN KATLİAM TEHLİKESİ

7527 SAYILI KANUN İPTAL EDİLMELİDİR: ŞİDDETİN LOBİCİLİĞİ, 5. KOL FAALİYETLERİ VE BÜYÜYEN KATLİAM TEHLİKESİ

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 24, 2026 - 23:09

Bir kanunun demokratik süreçler çerçevesinde tartışılması başka şeydir, o kanun bahanesiyle toplumun gözü önünde bir kan gölü yaratılması ve öldürme kültürünün dayatılması bambaşka bir şeydir. 7527 sayılı Kanun, kamu vicdanında hiçbir şekilde karşılık bulmamış; aksine bu ülkeyi adeta bir hayvan mezarlığına çevirmiştir. Kanunu topluma kabul ettirmek için yapılan girişimler, karanlık çevreler tarafından ,toplumu ayrıştırmak adına yürütülen dezenformasyon ve baskı süreçlerine dönüştürülmüş, kanun meşru bir kamu politikası olmaktan çıkarılmış; doğrudan şiddeti körükleyen, normalleştiren ve toplumsal huzuru hedef alan yıkıcı bir mekanizmaya dönüştürülmüştür.

​Bu yıkımın merkezinde, belirli bir dernek etrafında kümelenen ve lobicilik adı altında şiddet propagandası yürüten karanlık odaklar yer almaktadır. Lobicilik maskesi arkasına saklanan bu yapılar, dijital mecralardan sokaklara kadar öldürmeyi meşrulaştırmış, yaşam hakkını açıkça hedef almıştır. Bu lobicilik faaliyetlerinin yürüttüğü algı operasyonları, toplumdaki ahlaki ve hukuki frenleri patlatmış; canlıların yok edilmesini bir “çözüm” gibi pazarlayarak şiddet iklimini beslemiştir.

​İşin daha vahim boyutu; bu yasal düzenleme etrafında köpürtülen lobicilik faaliyetlerinin, FETÖ iltisaklı unsurlar ve firari terör örgütü mensupları tarafından doğrudan veya dolaylı olarak desteklendiği gerçeğidir. Türkiye karşıtı odakların ve firari FETÖ’cülerin yönlendirdiği paravan yapılar üzerinden yürütülen bu organizasyon, kamuoyunu manipüle ederek “güvenlik” maskesi altında sistematik bir öldürme kültürünü toplumun kılcal damarlarına zerk etmiştir. Siyasi ve ekonomik olarak desteklendiği değerlendirilen bu troll ve fon ağları, 7527 sayılı Kanun’daki muğlaklıkları fırsat bilerek, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile aziz milletimizi karşı karşıya getirmeyi hedefleyen açık bir kumpas kurmuştur.

​Tehlikenin tehlikeli ve somut boyutu dijital platformlarda açıkça görülmektedir. Malum derneğin ve uzantılarının aktif olduğu Space odalarında, kapalı gruplarda ve sosyal medya ağlarında kelimenin tam anlamıyla cinayet tarifleri verilmiştir. Bu odalarda canlıların nasıl zehirleneceği detaylandırılmış, bireysel silahlanma açıkça telkin edilmiş, öldürme yöntemleri birer teknik prosedür gibi işlenmiştir. Şiddetin bu derece teknikleştirilmesi ve övülmesi, suçu ve suçluyu cesaretlendiren zeminini bizzat hazırlamıştır.

​Sokakta ve dijital odalarda başlayan bu meşrulaştırma çabalarının varacağı yer en başından belliydi: C31K gibi sadist ve cani odakların doğuşu ve okul saldırısı planları.

​Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen C31K soruşturması, şiddetin tek bir hedefle sınırlı kalmadığını kanıtlamıştır. Çoğunluğu çocuklardan oluşan bu yapının; hayvanlara eziyet etme, katletme ve bu görüntüleri yayma ile başlayan vahşet çizgisi; tehdit, şantaj ve nihayetinde üç ayrı ildeki okullara yönelik silahlı saldırı hazırlığına kadar varmıştır. Hayvana yönelik şiddeti telkin eden, zehir tarifleri dağıtan ve silahlanmayı öven anlayış; C31K gibi yapıları cesaretlendirmiş, şiddeti bir statü ve kimlik göstergesi haline getirmiştir. Dijital odalarda yayılan katliam dili, bugün çocuklarımızın ve okullarımızın güvenliğini tehdit eden canavarca bir boyuta ulaşmıştır.

​Bu 5. kol faaliyetinin dijital ayağındaki en somut örneklerden biri de “Distaste” rumuzunu kullanan Fahrettin Gökberk Akbulut ve arkasındaki etki ajanlığı ağıdır. Devlete, milli iradeye, Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ve kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’ye ağır hakaretler eden bu şahıs; kurduğu CİMER grupları ve trolleme organizasyonlarıyla hayvanların toplatılmasını körüklemiş, toplumdaki fay hatlarını derinleştirmiş ve ardından toplumsal hassasiyetlerle açıkça dalga geçmiştir. Köpeklerden sonra kedilerin de hedefe konulması, amacın bir kamu düzeni olmadığını, doğrudan toplumsal vicdanı imha etmeyi amaçlayan bir 5. kol faaliyeti olduğunu göstermektedir. Distaste, dernekler ve C31K; aynı karanlık gücün ve vesayet odaklarının taşeronlarıdır.

​Gerçekler ve Taleplerimiz Ortadadır:

  1. ​7527 sayılı Kanun derhal iptal edilmelidir. Katliama, vahşete ve 5. kol faaliyetlerine hareket alanı tanıyan hiçbir düzenleme "kanun" olarak anılamaz.
  1. ​Şiddet propagandası yapan lobicilik ve FETÖ bağlantılı ağlar adli olarak soruşturulmalıdır. Dernek çatısı, troll grubu veya platform fark etmeksizin; Space odalarında zehir tarifi veren, silahlanma çağrısı yapan ve millet ile devleti karşı karşıya getirmeye çalışan tüm odaklar yargı önüne çıkarılmalıdır.
  2. ​C31K, Distaste ve bağlantılı tüm yapılar derinlemesine incelenmelidir. Hayvana şiddetten okullara saldırı planlarına uzanan bu cinayet ağının, hangi dijital odalardan ve hangi lobicilik söylemlerinden beslendiği somut delilleriyle ortaya konulmalıdır.

​Bir ülkede öldürmek dilde başlar, görüntülerle normalleşir, en sonunda okula, sokağa ve tüm topluma yönelen bir şiddet sarmalına dönüşür. Türkiye, öldürmeyi ve vahşeti meşrulaştıran bu karanlık kültüre ve kumpaslara teslim edilemez. Yaşam hakkını yok sayılması konusunda, Vatan hainleri için adeta bir operasyon sahasına dönüştürülen 7527 sayılı Kanun ve onun etrafında şekillenen şiddet lobisi derhal tasfiye edilmelidir.