Bakü’den Dünyaya Mesaj: WUF13 ve İnsanlığın Yeni Kent Arayışı

Bakü’den Dünyaya Mesaj: WUF13 ve İnsanlığın Yeni Kent Arayışı

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 21, 2026 - 10:07

2026 yılı, küresel kentleşme politikaları açısından tarihi bir dönüm noktasına sahne oluyor. Azerbaycan’ın başkenti Bakü, 17-22 Mayıs tarihleri arasında dünyanın en büyük kentsel kalkınma organizasyonlarından biri olan UN-Habitat öncülüğünde gerçekleştirilen Dünya Kentsel Forumu’nun 13. oturumuna (WUF13) ev sahipliği yapıyor.
*
İki yılda bir düzenlenen bu dev organizasyon yalnızca şehir planlamacılarını değil; devlet başkanlarını, yerel yöneticileri, akademisyenleri, çevre uzmanlarını, yatırımcıları ve sivil toplum temsilcilerini aynı masada buluşturuyor. Çünkü artık kent meselesi yalnızca “imar” ya da “altyapı” konusu değildir. Bugün şehirler; iklim krizinin, ekonomik eşitsizliğin, göç hareketlerinin, barınma sorunlarının ve sosyal adaletsizliğin merkezinde yer alıyor.
*
Bakü’de gerçekleştirilen WUF13, işte tam da bu nedenle geleceğin şehirlerini değil, geleceğin insan yaşamını tartışıyor.
*
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 57’si bugün kentlerde yaşıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre bu oran 2050 yılında yüzde 68 seviyesine ulaşacak. Ancak kentleşmenin hızla arttığı dünyada yaklaşık 3 milyar insan hâlâ yetersiz konut koşullarında yaşam mücadelesi veriyor. İşte WUF13’ün ana gündemi de tam burada şekilleniyor: “İnsan onuruna yakışır yaşam alanları nasıl oluşturulacak?”
*
Forum kapsamında düzenlenen oturumlar; konut krizinden iklim değişikliğine, ulaşım politikalarından gıda güvenliğine kadar geniş bir perspektifte ele alındı. Açılış ve kapanış törenlerinin yanı sıra bakanlar toplantıları, özel oturumlar, BM yuvarlak masa toplantıları, akademi etkinlikleri, şehir sineması, şehir kütüphanesi ve inovasyon merkezleri gibi onlarca farklı platform oluşturuldu.
*
Özellikle Birleşmiş Milletler Yuvarlak Masa Toplantısı’nda verilen mesajlar dikkat çekiciydi. Konut sorununun yalnızca bir “barınma” problemi olmadığı; aynı zamanda yoksulluk, sağlık, iklim direnci, enerji erişimi, eğitim ve ekonomik kalkınma ile doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
*
Anacláudia Rossbach yaptığı konuşmada, parçalı çözümlerin artık yetersiz kaldığını belirterek “Sistematik iş birliği olmadan küresel konut krizinin çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı. Bu açıklama aslında yalnızca şehir planlamacılarına değil, hükümetlere de güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
*
Forumda öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise iklim ve konut ilişkisi oldu. Birleşmiş Milletler Çevre Programı verilerine göre binalar, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 34’ünü oluşturuyor. Bu oran, kentleşmenin artık çevresel güvenlik meselesi hâline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor.
*
Bugün dünyanın birçok ülkesinde yükselen beton yapılar, bir taraftan modern yaşamın simgesi olarak görülürken diğer taraftan iklim krizini hızlandıran unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle WUF13’te “yeşil şehirler”, “iklim dirençli konutlar”, “sürdürülebilir yapı malzemeleri” ve “enerji verimliliği” gibi kavramlar ön plana çıktı.
*
Forumun dikkat çeken yönlerinden biri de Türkiye’nin adının çok düzeyli yönetişim ve yerel kalkınma örnekleri arasında anılması oldu. Türkiye’nin şehircilik deneyimi; hızlı kentleşme, afet yönetimi, sosyal konut politikaları ve yerel yönetim uygulamaları açısından küresel ölçekte dikkatle takip ediliyor.
*
Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak Türkiye’nin, güvenli konut politikaları konusunda geliştireceği her yeni model yalnızca bölgesel değil, küresel önem taşıyor. Çünkü artık şehir güvenliği yalnızca bina yapmak değil; sosyal dayanıklılık oluşturmak anlamına geliyor.
*
Bakü’de verilen en güçlü mesajlardan biri de şu oldu: “Hiçbir kurum bu krizi tek başına çözemez.”
*
Birleşmiş Milletler, yerel yönetimler, özel sektör, akademi ve sivil toplumun ortak hareket etmesi gerektiği vurgulanırken; kentlerin geleceğinin yalnızca mühendislik projeleriyle değil, sosyal adalet anlayışıyla şekilleneceği ifade edildi.
*
Bugün dünya yeni bir kent paradigmasının eşiğinde bulunuyor. Artık gökdelenlerin yüksekliği değil, şehirlerin insan yaşamına ne kadar değer kattığı konuşuluyor. Betonun değil insanın merkeze alındığı şehirler inşa etmek, önümüzdeki yılların en büyük küresel mücadelesi olacak.
*
Bakü’de düzenlenen WUF13, yalnızca bir forum değil; insanlığın geleceğine dair güçlü bir çağrıdır. Çünkü şehirler artık sadece yaşadığımız yerler değil, kaderimizin şekillendiği merkezlerdir.
*
Ve görünen o ki; geleceğin dünyasını, şehirleri doğru okuyan toplumlar inşa edecek.