Başörtüsü Özgürleşti, Peki Vicdan?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
28 Şubat’ta başörtüsü özgürlüğü için yazdım, çizdim…
*
Sonra…
*
Memleketimden FETÖ zoruyla sürüldüm…
*
Çevik Bir beni içeri attırdı…
Devamında işe girmemi engelledi.
*
24 saat polis takibindeydim…
*
O dönem bir polis kapıma geldi, dedi ki, “sürekli gözetim altındasın, Batı Çalışma Gurubu savcısı bana görev verdi, seni takip ediyorum…
Evrak bu…
Göstermem yasak, duysalar işimden olurum, ancak sana yapılan zulmü bildiğim için emri görmeni istedim…”
*
Baktım kâğıda şöyle yazıyordu,
“Seyfi Uzunkök içki içer mi?
Gece hayatı var mı?
Oruç tutar mı?
Namaz kılar mı?
İvedilikle araştırılsın”
*
“Ne cevap yazayım?” dedi polis…
*
“İçki içer, kumar oynar, gece hayatı var, namaz da kılmaz, oruç da tutmaz” yaz dedim…
*
Aynısını yazdı…
*
O sayede de sonraki duruşmada kurtuldum…
*
Neden böyle bir şey anlatma gereği duydum?
*
Söyleyeyim…
*
Bir zaman ‘başörtülü kadınlar için özgürlük mücadelesi’ verdik…
Verdik de ne oldu?
*
Otorite olduklarında çoğu o örtüyü taşıyamadı…
*
İslam’ın emrettiği;
kul hakkı yememek,
ayrıcalıklı olmamak,
yetim hakkı gözetmek,
insanlara tepeden bakmamak
gibi kuralları hiçe saydılar…
*
Eskiden başörtülü bir yönetici gördüğümde kendimle gurur duyardım…
“Başardık” derdim…
*
Şu an başörtülü yönetici gördüğümde kimisinin yirmi metre uzağından geçiyorum.