Din ve İdeolojilerin Ötesinde İnsanın Gerçek Yüzünü Görmek
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir insana güvenmek için hayatın acı tecrübeleriyle yaş almış tecrübeli insanların dilinden süzülen eşsiz ve anlamlı cümlelere kulak kesilmek lazım.
Hangi ideolojiden veya inançtan olursa olsun, bir insanın sırf sizinle aynı fikirleri paylaşıyor diye hemen güvenilir ilan edilmesi büyük bir yanılgıdır. Çünkü bir insanın o fikri neden savunduğunu, zihninin ve kalbinin ardında ne sakladığını tam olarak bilemezsiniz. Belki de gizli amaçları, bireysel hedefleri vardır. Sizinle aynı yolda yürüyormuş gibi görünür; fakat oradaki varoluş gayesi, yalnızca kendi çıkarlarına ulaşmak için bir basamak tırmanmaktır.
Bugün kırklı, ellili yaşlarına gelmiş pek çok insan, bunu ömrünün en acı ve en net dersi olarak bizzat tecrübe etmiştir. Hayatın çarkları arasında bir koltuğa, bir makama ya da güce kavuştuğu anda, onu oraya taşıyan topluluğa tamamen sırt çevirenler ne yazık ki hiç de az değildir. İşte bu yüzden, güzel söze ve etiketlere hemen kanmamak gerekir.
Gerçek insanı anlamak ve ayırt etmek için bazı hususlara dikkat etmeliyiz.
Bir insan, komşuluğunda, çevresinde ve günlük yaşamında savunduğu değerleri gerçekten hayata tatbik ediyor mu? Sadece dilde güzel cümleler mi kuruyor, yoksa yaşayışıyla o fikirlerin adamı mı?
Başkalarıyla olan ticari ilişkilerinde, zorda kalındığı anlarda ya da çıkar çatışmalarında başkalarının hakkına ve hukukuna nasıl riayet ediyor?
Bencil mi, merhametli mi! Her daim yalnızca kendisini ve kendi çıkarlarını mı düşünüyor? Bulunduğu çevredeki insanlara, gençlere bir kapı aralıyor, onlara imkânlar sağlıyor mu; yoksa sadece ailesi ve birinci dereceden akrabalarına mı imkanları peşkeş çekiyor.
Eğer bir gücü veya makamı varsa, bunu liyakate ve hak edene göre mi dağıtıyor, yoksa ısrarla kendi çocuklarına ya da yakınlarına devretme hırsıyla yanıp tutuşuyor mu?
Bunu etrafımızda o kadar net görüyoruz ki kendisini o konuma getiren, sırtında taşıyan çevresini bir kenara atıp yalnızca kendi evladını etiket sahibi yapmak için her yolu mubah gören pek çok insanla dolu etrafımız.
Bu tarz menfaat odaklı kişilerden uzak durmak gerekir. Onlardan zamanında uzaklaşmadıkça, onları deşifre edip gerçek yüzlerini anlatmadıkça sizi ve çevrenizi kendi çıkarları için kullanmaya devam etmekten asla vazgeçmeyeceklerdir. Zira bu türden insanlar utanmazlar, arlanmazlar; çünkü yüzsüzlerdir.
Bu tür insanlar kısa vadede kazandıklarını zannederler oysa uzun vadede en büyük kaybedenlerdir.
Özellikle tanışma esnasında veya ilk sohbette, davranışından ya da sözünden kalbinizi tırtıklayan en ufak bir şüphe, en ufak bir "nem" kaptığınız an derhal uzaklaşmak gerekir.
Unutulmamalıdır ki gerçek güven; lafa, etikete ve ideolojiye değil; insanın olaylar karşısındaki duruşuna, ahlakına, vefasına ve günlük yaşamındaki eylemlerine duyulur.