DÜNYANIN ORTAK SORUNU “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ” ve COP31 MİSYON/VİZYONU!..
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Teknolojide, savunma sanayinde, barış ve çözüm odaklı uluslararası ilişkilerde dev adımlar atan Türkiye, dünyanın dengesini (ekosistemi) bozan iklim değişikliği konusunda da lider bir ülke konumuna gelmiştir. Bu konuda Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ‘Sıfır Artık’ projesi ile başlattığı gelişmelerin bugün küresel ölçekte COP31 olarak taçlanmıştır. Böylesi küresel bir organizasyona (Antalya’da) ev sahipliği yapacak olması ülke olarak gurur duymalıyız.
COP (Taraflar Konferansı) BM (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCA) koordinasyonluğunda (1992’de kabul edilmişti) düzenlenen İklim Zirvesi’ne devlet ve hükümet başkanları, ilgili bakanlar, bilim insanları, iş dünyası patronları, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve medya mensupları yoğun bir katılım gösteriyor.
Bu yıl (2026) Antalya’da yapılacak olan COP31 Zirvesi’ne Türkiye ev sahipliği yapacaktır. Türkiye’de 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansına Cumhurbaşkanlığı genelgesi doğrultusunda, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlık edecektir.
Cumhurbaşkanlığı (Külliye) koordinasyonluğunda Türkiye adına dünyada İklim Diplomasisi liderliğini Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yürütürken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da Sıfır Atık ve Çevre Projeleri’ndeki öncülüğünü yürütmektedir.
Ayrıca küresel ölçekte COP31 ve Sıfır Atık ilişkisinden bahsedecek olursak, Sıfır Atık Vakfı, COP31 sürecine çok büyük destek vermektedir. Sıfır Atık’taki amaç, iklim eyleminde sadece karbon azaltımı açısından bakmamalıyız. Kaynak verimliliği, sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomik prensiplerini de dikkate almalıyız.
Dünyadaki iklim değişikliğini kapsamlı boyutuyla izah edecek olursak önce jeolojik ve jeomorfolojik etkilerinden bahsetmeliyiz. Dünya dengesini, yeryüzü şekillenmesini ve eko sistemleri köklü bir şekilde bozan sıcaklığın artması, kuraklık, çölleşme, bu kıtlığı, ekstrem hava olayları, buzulların erimesi, okyanus asitlenmesi, biyoçeşitlilik kaybı, deniz seviyesinin yükselmesi, doğaya ve canlı yaşamına zarar veren vs.) küresel zararlarının önüne geçmek, gerekli tüm önlemleri almak, bozulmakta olan ekosistemi dengeleyebilmek amacıyla bu yıl Türkiye’nin ev sahipliği yaparak liderlik ettiği COP31 küresel bir organizasyondur. Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması ile başlayan bu süreç COP31 (iklim eylemlerinin temeli) 1992 Rio Dünya Zirvesi ile atıldı. Dünya ölçeğinde bu mirası taşımak Türkiye’ye nasıp oldu.
İklim Değişikli Zirvesinin (COM31) en önemli amaçlarından birisi emisyon azaltım hedefleri, iklim finansmanı, şehirlerin dönüşüm planları, uyum ve dayanıklılık alanlarında ortak politikalar üretilmesidir. COP31 Zirvesi’nde alınacak kararlar sadece devletleri ve ekonomik sistemleri değil aynı zamanda tüm insanlığın günlük yaşamını ve gelecek nesilleri doğrudan etkileyecek kararlardır. COP31’in işleyişinde dünya liderleri ve bakanların teknik müzakereleri, iklim değişikliği konusunda uzman bilim insanları, iş dünyası patronları, sivil toplum örgütleri, konuya hakim araştırmacılar ve gençliğin, gençliğin fikir ve görüşleri de çok önemlidir. Yani gençlik katılımı, pavilyonlar ve etkinlikler demek istiyorum. Tabi ki Türkiye açısından COP31 ve Sıfır Atık ilişkisinin önemini de belirtmek isteriz. Her şey "Dünya ülkelerinin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak bir yol izlemesine…” bağlıdır!..