İsrail Zulmü, Vahşeti ve Soykırımı Karşısında FİLİSTİN DUYARLILIĞI ve KÜRESEL VİCDANIN SESİ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hamas’ın 7 Ekim 2023 tarihinde ‘Aksa Tufanı Operasyonu’ adıyla Simha Tora Bayramı günü İsrail’e yönelik binlerce raket ile havadan, karadan ve denizden eşzamanlı saldırması sonucunda 1.200 kişinin hayatını kaybetmesi 240 kişinin rehin alınması Gazze Savaşı’nı başlatmıştı. Aradan geçen 3 yıl içinde İsrail, Gazze’yi havadan, karadan, denizden yerle-bir ederek binlerce Filistinlinin ölümüne yüzbinlercesinin yaralanmasına, milyonlarcasının da evsiz-barksız kalmasına sebep olmuştur.
Oysaki İsrail, 1948 yılından bu yana Filistin topraklarını işgal emesi sonucunda yüzbinlerce Filistinli ölmüş/(şehit olmuş), milyonlarca Filistinlinin ana yurdunu terk etmiş ve İsrail zulmü, vahşeti ve soykırımı günümüze kadar devam etmiştir.
Filistin Davası’na (daha birkaç yıl öncesine kadar) sadece Filistinliler, Filistin’e destek veren çok az sayıda ülke ve uluslararası bazı kuruluşlar sahip çıkıyordu. Çünkü emperyalist/küresel güçlerin İsrail’e vermiş olduğu destek yüzünden FİLİSTİN GERÇEĞİ maalesef görülemiyor ve inkar ediliyordu. Nihayetinde son yıllarda İsrail’in maskesinin düşmesi ile birlikte FİLİSTİN GERÇEĞİ tüm dünya tarafından görüldü, hissedildi ve anlaşıldı.
Artık dünyanın birçok ülkesi, uluslararası kuruluşlar, dünyaca tanınan sanatçılar, akademisyenler, hukukçular, medya mensupları FİLİSTİN DAVASINA sahip çıkıyor. Hatta İsrail’in Filistin halkı üzerindeki zulmünü, vahşetini ve soykırımını (canları, meslekleri, görevleri pahasına) protesto ediyorlar.
Artık Filistin duyarlılığı bugün sadece Filistinlilerin değil aynı zamanda dili, dini, ırkı, ulusu coğrafyası her ne olursa olsun tüm insanlığın ortak vicdanının sesi oldu. Dünyada insani değerler başta olmak üzere adaletin ve merhametin küresel nabzı artık insanlığın ortak vicdanında atmaya başladı. Savaşlar, insan hakları ihlalleri, açlık/yoksulluk, mülteci sorunları, iklim ve çevre felaketleri karşısında insanlığın ortak vicdanı sesini her geçen gün daha da çok yükseltmeye başladı.
Filistinliler üzerindeki İsrail zulmü, vahşeti ve soykırım karşısında küresel vicdanın harekete geçerek Filistinlilere destek vermesi çok önemliydi. İsrail’in Filistin üzerindeki zulmü, vahşeti ve soykırımına duyarsız kalmayan dünyaca ünlü sanatçılar, devlet başkanları, siyasiler, akademisyenler, hukukçular, gazeteci ve yazarlar son birkaç yıldır vicdani rahatsızlıklarını, hislerini/duygularını ve tepkileri daha gür bir şekilde dile getirmeye başladılar.
Aşağıda okuyacağınız yazıda BU KONU derinlemesine araştırıldı ve siz değerli okuyucularımızın dikkatine sunuldu.
Filistin zulmüne karşı çıkarak proteste eden, sert açıklamalar yapan, duygularını ifade eden dünyaca ünlü müzisyenler, oyuncular, yönetmenler…
Dünyaca ünlü Rapçi Macklemore’un “Özgür Filistin” açıklaması sonrası kadrodan çıkarılması, İngiliz pop yıldızı Ed Sheeran, ABD turnesinde Philadelphia’da vermiş olduğu konserde gözyaşlarını tutamayarak "Gazze'de yaşananlar felaket niteliğinde, savunulamaz ve orantısız. Artık bu konudaki hislerimi gizleyemem" diyerek içindeki duygularını dile getirmesi bütün dünyada ses getirmiştir.
İsrail’in Filistin halkı üzerindeki zulmüne seyirci kalmayarak seslerini yükselten dünyaca ünlü sanatçılar arasında sadece Rapçi Macklemore ve İngiliz pop yıldızı Ed Sheeran yoktu. Aynı zamanda müzisyen kardeşler Finneas O’Connel –Billie Eilish Gazze için ‘kalıcı ateşkes’ çağrısında bulunarak Ed Sheeran turnesinden çekilmişlerdi.
Yıllarca Filistin’e destek protestoları ile tanınan Roger Waters (Pink Floyd) Filistinlileri savunmaya devam etmiştir. Yine dünyaca ünlü şarkıcı Dua Lipa Filistinliler üzerindeki etnik temizliğe proteste ederek sosyal medyada "Bu bir insan hakları meselesidir, uyanın!" çığlıkları ile İsrail zulmünü kınamıştır. İngiliz Müzik grubu Massive Attack ve ünlü besteci Brian Eno Filistin’e insanı yardım çağrıları yapıyor ve İsrail’de sahne almaya karşı çıkarak protesto ediyor.
Aynı şekilde Filistin’e milyonlarca bağışta bulunan İngiliz müzik grubu Massive Attack ve ünlü besteci Brian Eno, Filistin’e destek için dayanışma konserleri düzenleyen The Weeknd (Abel Tesfaye) müzisyenler ve besteciler de Filistin’e yönelik duyarlılıklarını ve tepkilerini aleni bir şekilde dile getirip sergilemişlerdir.
Öte yandan Coldplay, Hozier, Kehlani, Zayn Malik, Chappell Roan, Aurora, Eric Clapton ve Yusuf İslam (Cat Stevens) dünyaca ünlü isimler de Filistin’e destek veren sanatçılar arasında yer alıyor.
İsrail’in Filistin zulmüne karşı çıkarak destek verenler arasında dünyaca ünlü oyuncular ve yönetmenler de var. Bunlar arasında Hollywood sinema dizi dünyasının başrol oyuncuları ve Oscar ödüllü efsane sanatçılar olması dikkat çekiyor.
Ayrıca dünyaca ünlü Filistin kökenli süper modeller arasında Mark Ruffalo, Susan Sarandon, Melissa Berrera, Angalina Jolie, Jenna Ortega, Ramy Youssef, Cillian Murphy ve Joanquin Phoenix ve dijital dünyada tanınan ünlü isimlerden Bella Hadid ve Gigi Hadid gibi isimleri de sayabiliriz.
Filistin’in Özgürlüğü, Gasp Edilen Hakları ve Gazze’de Yaşanan İnsani Kriz Karşısında Sessiz Kalmayan, İsrail Politikalarını Açıkça Eleştiren ve Filistin Devleti’ni resmi Tanıyan Dünyanın Önde Gelen Siyasi Liderleri, Hükümet Başkanları ve Uluslararası Kuruluşlar…
Filistin halkının özgürlüğünden yana olan, Gazze’de yaşanan İsrail zulmünü proteste eden, İsrail’e karşı sert açıklamalar yapan ve Filistin devletini tanıyan dünya liderleri ve hükümet başkanları arasında başta Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan olmak üzere Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, İspanya Başbakanı Pedro Sanhez, Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, İrlanda liderlerinden Micheal Martin ve Leo Varadkar, Belçika Siyasi lederlerinden Alexander De Croo ve Caroline Gennez var…
Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi’nin (Filistin kökenli) ilk Müslüman kadın üyeleri olan Tlaib ve Omar ABD’nin İsrail’e vermiş olduğu askeri yardımları en sert bir şekilde eleştiren isimler arasındaydı. ABD senatörü Bernie Sanders de İsrail yanlısı olmayacağını açıklayarak ABD’nin bu yöndeki dış politikasına karşı çıkmış ve İsrail’e silah ambargosu uygulanması yönünde açıklamalar yapmıştır.
ABD’nin genç siyasetçilerinden Zohran Mamdani, İsrail’in Filistin zulmü karşısında (kendi siyasi partisi ne kadar sessiz kalmış olsa da) Filistin’in özgürleşmesi için defalarca ateşkes çağrısında bulunmuştur. İrlandalı eski MEP’TEN Mick Wallace, Avrupa Parlamentosu yaptığı dönemde İsrail’in Filistin zulmüne ve işgaline karşı çıkarak batılı ülkeleri ikiyüzlülükle suçlamıştır. Fransız parlamenter arasında meclis kürsüsüne Filistin kefiyesi ve bayrağı ile çıkarak İsrail saldırganlığını kınayan ve Fransa’ya Filistin’i tanıma çağrısında bulunan iki önemli siyasetçidir. İspanya Eski bakanı Lone Belarra hükümet içinde görev yaptığı dönemde İsrail’in ve liderlerinin uluslararası mahkemede yargılanmasını isteyen önemli bakanlar arasında yer almaktadır.
Ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’e yönelik Gazze için en ağır eleştirilerde bulunurken Filistin’de yaşananların "dünyanın gözü önünde yaşanan bir insani felaket olduğunu” ifade etmiş ve Filistin devletinin kurulması yönünde “bir ödül değil” diyerek “hak” olduğunu aleni bir şekilde ifade etmiştir. BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Filistinlilerin büyük haksızlıklara maruz kaldığını uluslararası hukuk çerçevesi içinde BM rapor sunan dünyanın cesur, mert ve açık sözlü diplomatları arasında yerini almıştır.
Dünyada Filistin özgürlüğü ve Gazze'deki insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayan, kariyerlerini, unvanlarını ve kürsülerini riske atarak hakikati savunan pek çok cesur akademisyen bulunmaktadır. Özellikle Batı üniversitelerinde yoğun Siyonist baskı, sansür ve ihraç tehditlerine rağmen dik duruş sergileyen öne çıkan isimler…
Filistin özgürlüğü ve Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında seyirci kalmayarak seslerini gür bir şekilde yükselten kariyer, unvan ve itibarlarını riske atarak gerçeği/hakikati haykıran/savunan, her türlü baskı, ihraç, sansür ve tehditlere aldırmadan gözü/kara, cesur, vicdanının sesine kulak veren akademisyenler…
İsrail zulmü, vahşeti ve soykırımı karşısında Filistin ve Filistin halkına destek vermesinden dolayı görevinden uzaklaştıranlardan ilki Yahudi kökenli Prof. Maura Finkelstein (Muhlenberg College), Kampüslerde Filistinli öğrencileri desteklemesinden dolayı görevinden ihraç edilen (daha sonra vermiş olduğu mücadele sonucunda görevine dönen) Prof. Sang Hea Kil (San Jose State Üniversity), Filistin/Gazze zulmüne dikkat çekmek için açlık grevi yapan ve bu sebeple de üniversite yönetimi tarafından (maaşsız) uzaklaştırma cezası alan Peyrin Kao (UC Berkeley), yine Kampüs içinde barışçıl eylem yapan öğrencileri korumak için (eyleme katılarak) kendisini siper etmesi yüzünden görevinden uzaklaştıran akademisyen Prof. Steven Thrasher (Nortwestern University), İsrail’i proteste etmek amacıyla akademik boykot çağrısında bulunmasından dolayı ders vermesi yasaklanan hukukçu Prof. Ramsi Woodcock (University of Kentuncky), İsrail saldırılarını eleştirerek Filistin’e aktif destek verdiği için üniversite yönetimi tarafından hakkında soruşturma açılan tanınmış akademisyenlerden Prof. Ruha Benjamin (Princeton University) ve Prof.Katherine Frenke (Columbia Üniversity)…
İsrail’in Filistin zulmünü, vahşetini ve soykırımını kınayan, protesto eden ve İsrail’e karşı eylemlerde bulunan Berlin Hür Üniversitesi ve Alman akademisyenler, ABD’de de Columbia üniversitesi ile birlikte Harvard, MIT vs. gibi üniversitelerinde birçok akademisyen ve öğrenci Filistin’e destek vererek “Akademik Özgürlük” bildirisi yayınlamışlardır. Aynı şekilde Türkiye’de Mardin Artuklu Üniversitesi’nda akademisyenlerin ortak hazırladığı "Akademide Siyonist Baskı Raporu" seslerini dünyaya duyurmuşlardır.
Dünyada Filistin özgürlüğü ve Gazze'deki insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayarak uluslararası mahkemelerde, barolarda ve küresel organizasyonlarda hukuki mücadele veren önde gelen hukukçular ve gruplar…
İsrail ile ilgili soykırım davasında Filistinlilere en büyük hukuki desteği veren Güney Afrika Hukuk Ekibi Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD), Güney Afrikalı Adila Hassim, İrlandalı İnsan Hakları Avukatı Blinne Ni Ghralaigh gibi hukukçular mahkeme heyetine çarpıcı deliller sunmuşlardır. Aynı şekilde Güney Afrikalı hukukçu Tembeka Ngcukaitobi de İsrail soykırımı ile ilgili askeri uygulamalardaki hukuksuzluklarla ilgili mahkeme önemli kanıtlar… Güney Afrikalı 50 avukat ABD ve İngiltere’yi İsrail’in işlediği suçlara ortak olmakla suçlayarak hukuk süreci başlatmışlardır.
Öte yandan 2. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM)’ye başvuran avukatlar arasında Fransız avukat Gilles Devers ve heyeti, Filistin İnsan Hakları Merkezi Başkanı ve Filistinli Kıdemli Avukat olan Raji Sourani UCM’de Filistin mağdurlarını temsil eden hukukçulara koordinatörlük yapmakla beraber Güney Afrika UAD ekibine de danışmanlık yapıyor. Uzun süre İsrail tarafından tutuklanan ve sınırdışı edilen Filistinli-Fransız avukat-aktivist Salah Hammouri, UCM nezdinde Doğu Kudüs’teki sürgün politikaları karşısında hukuk mücadelesi vermektedir. İsrailli ve Hamas yetkilileri hakkında yakalama kararı başvurusu süreci içinde danışmanlık yapan ve aralarında UCM Savcısı Karim Khan, Amal Clooney, Lord Justice Fulford, Baroness Helena Kennedy ve Danny Friedman gibi isimlerin olduğu uluslararası hukuk profesörleri ve yargıçlar heyeti.
3. Uluslararası Hukuk Kurumları ve Barolar: Dünyada yüzlerce hukukçu ve araştırmacıyı biraraya getiren organizasyon, Law for Palettine, 220 sayfalık Gazze soykırım eylemleriyle ilgili kapsamlı bir rapor hazırlayıp UCM’ye sunmuştur. Bu başvuru birçok Arap ülkesi barosu tarafından da destek görmüştür. Birleşik Krallık merkezli hukuk kuruluşu olan International Centre of Justice for Palestinians (ICIP) Filistinlilere destek vererek haklarını savunuyor ve İsrail’e destek veren batılı ülkelerin yasa dışı İsrailli yerleşimcilere yönelik ticareti durdurma mücadelesi için davalar açmıştır.
Yine Filistinlilere destek veren Fiona McKay ve Michael Lynk kıdemli hukukçular ve akademisyenlerden oluşan Birleşik Krallık merkezli Lawyers for Palestinian Human Rights (LPHR) aktif bir hukuk örgütüdür. Türkiye’de Filistin’e en büyük desteği veren, İsrail’in Filistin zulmü, vahşeti ve soykırımı karşısında hiçbir zaman sessiz kalmayarak hukuk mücadelesini devam ettiren Anakara ve İstanbul Baroları, Hukukçular Derneği, Sivil Toplum Kuruluşları “İnsan Hakları Doktrini Çökmüştür” ortak bildiri yayınlayarak UCM’ye kanıt olarak suç duyurusunda bulunmuşlardır.
İsrail’in Filistin zulmüne, vahşetine ve soykırımına karşı çıkarak Filistinlilere destek veren dünyaca ünlü sporcular…
Filistin’e sosyal medya üzerinden destek vererek paylaşımlar yapan ve bu sebeple Fransa’da baskı gören Kerim Benzema, Filistinlilere destek veren paylaşımlarıyla kulübünden kadro dışı bırakılan Mainz’li Anwar El Ghazi, yine Filistine destek verdiği için kadro dışı bırakılan OGC Nice takım oyuncusu Youce Atal, Almanya’da siyasi tepkilere maruz kalan Noussair Mazraoui, Filistin’e yardımları ve destek mesajları ile tanınan dünyaca ünlü futbolcu Muhammed Salah, Filistin halkının yanında olduklarını açıklayan futbolcu Eric Contano, Kyrie Irving ve Lewis Hamilton, Basketbolcu ve Formula 2 yarışçısı. Ve tenis dünyasının ünlü isimlerinden Ons Jabeur gibi çok önemli sporcular açıklamalarıyla, paylaşımlarıyla ve tepkileriyle Filistin halkının yanında olmuşlardır.
Filistin özgürlüğünü savunan, İsrail saldırılarına, zulmüne, vahşetine ve soykırımına karşı çıkan başta Filistinli olmak üzere dünyada o kadar çok gazeteci/yazar, televizyoncu, sunucu/programcı, spiker, muhabir var ki…
Wael Al-Dahdouh, İsrail saldırıları sonucunda eşini, çocuğunu, torununu ve meslektaşlarını kaybetmesine rağmen bayrağı elden bırakmayarak mücadelesini devam ettirerek cesur gazeteciliğin öncüsü olmuştur. Yine Filistinli genç gazetecilerden birisi olan fotomuhabir Motaz Azaiza Gazze’deki insanlık dramını çekerek dünyaya aktarması milyonların kalbinde taht kurmuştur. Emmy ödüllü Filistinli genç gazeteci ve belgeselci Bisan Owda, çekmiş olduğu videolarında ”Ben Bisan, Gazze'den hala hayattayım" diye haykırarak batı medyasına kafa tutmuştur. Gazze’de görev yapan, Gazzelilerin yaşam mücadelesini İngilizce olarak dünyaya tanıtan genç gazetecilerden Plestia Alaq ve Hind Khoudary’in ölümüne Filistin’in sesinin dünyaya duyurmaya çalışmaları, İsrail Bombardımanında 2023 yılında hayatını kaybeden Press House Palestine’nin kurucusu gazeteci Bilah Jadallah… Ve daha nice gazeteciler, televizyoncular, muhabirler canları pahasına (ölümüne) Filistin için mücadele ettiler ve etmeye de devam ediyorlar.
Filistin konusunda tepkilerini belirten dünyaca ünlü binlerce yazarın uluslararası edebiyat dünyasında Filistin Edebiyatı Festivali (PalFest) öncülüğünde örgütlenerek İsrail’i protesto edenler arasında Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Fransız yazar Annie Ernaux, İrlandalı ünlü romancı Sally KRooney, Booker Ödüllü dünyaca ünlü Hintli yazar/aktivist Arundhati Roy, dünyada sayğınlığı ile tanınan Yahudi kökenli ünlü filozof/yazar Judith Butler, yine dünyaca ünlü Fransız-Türk (Toprağımızın Kokusu: Filistin ve İsrail’in Sesleri) kitaplarının yazarı Kenize Mourad, Filistin’nın batı dünyasındaki en güçlü sesi olan Oryantalizm kitabıyla kültür emperyalizmine kafa tutan dünyaca ünlü yazar Edward Said, Filistin ismini ve ‘Sumud’/(direniş-bağlılık) ruhunu dünyaya haykıran ünlü edebiyatçı, Filistin’in ulusal şairi Mahmud Derviş, Beyrut’ta bir suikast sonucu öldürülen Filistin direnişi edebiyatının öncü gazeteci ve yazarı Gassan Kanafani… Filistin için hala 7 bine yakın gazeteci-yazar, editör, yayıncı, medya mensubu Writers Against the War on Gaza (WAWOG) ve Publishers for Palestine gibi kolektifler çatısı altında Filistin’in özgürlüğü için çalışıyorlar.
Yazımıza son verirken Filistin zulmüne, vahşetine ve soykırımına karşı çıkarak her türlü riski göze alarak protesto eden, kınayan, eylem yapan dünya liderleri, hükümet başkanları, siyasiler, uluslararası kuruluşlar, hukukçular, akademisyenler, sanatçılar, sporcular, ünlü müzisyenler, oyuncular, yönetmenler Filistin’in özgürlüğü ve İsrail’in Filistin halkına yapmış olduğu zulüm, vahşet ve soykırımın sona ermesi için seslerini daha GÜR bir şekilde çıkarmaya devam edeceklerdir.