KILIÇDAROĞLU İKTİDARA YARAYACAK MI?

KILIÇDAROĞLU İKTİDARA YARAYACAK MI?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 6, 2026 - 00:43

Her ne kadar mutlak butlan kararına bazı AK Partililer sevinse de maalesef bu onlara bir fayda sağlamaz.

Mağduriyeti oynayan Özgür Özel’i daha da güçlendirir.

Bunun için iktidarın öncelikle ne istediği sorusuna doğru cevabı bulmak gerek.

Cevap ise Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararına çanak tutan video mesajında saklı.

Orada arınma ve temizlenme adına CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarını haklılaştırıyordu.

İktidarın asıl beklentisi budur işte.

Bay Kemal’in AK Parti’ye bir faydası olacaksa, İmamoğlu ve CHP’ye yönelik yargı süreçlerinin hukuki olduğuna muhalif seçmeni inandırması yeter.

İktidarın güvendiği anketlerde bile çoğunluk, bu davaların siyasi değil hukuki olduğuna ikna olmadı.

Operasyonlar başlayalı bir yılı geçti, iddianameler hazırlandı, yargılamalar ilerledi ama çoğunluğu ikna etme ihtiyacı devam ediyor.

Tabanda çoğunluk ikna edilemedikten sonra, tavanda CHP’yi kaça bölerseniz bölün, oy dengesi ve sandık sonucu iktidar lehine değişmiyor.

CHP’nin Meclis grubunu, teşkilatlarını ve yönetimini ortadan ikiye bölseniz, yarısı Kılıçdaroğlu’nda kalsa dahi seçmeni Özgür Özel’den koparmadıkça, İmamoğlu’ndan vazgeçirmedikçe neye yarar?

Özgür Özel demiyor mu;

“Suçumuz seçim kazanmak diye…”

İktidar, CHP’de kazanan takımla yani muhalefetle değil, yolsuzlukla mücadele edildiğine seçmeni inandıramadı.

Kılıçdaroğlu da burada devreye giriyor.

Belki iktidarın dışarıdan yapamadığını içeriden başarabilir.

Fakat Kılıçdaroğlu’nun iknaya kendisinden başlamak gibi bir zorluğu var.

Çünkü bu soruşturmaların hukuki değil siyasi olduğunu başta kendisi de söylüyordu.

Sosyal medya hesabındaki paylaşımları hâlâ duruyor.

Şimdi meğer yanıldığını, aslında bunların hukuki süreçler olduğunu nasıl anlatacak?

Etkin pişmanlıktan yararlanıp ifade değiştirmiş gibi görünmez mi?

İmamoğlu’yla ve diğer tutuklu belediye başkanlarıyla dayanışma mesajları paylaşıyordu.

Diyordu ki;

CHP’den o kadar belediye kazanılmasının intikamı alınıyor…

Diyordu ki;

Halkın iradesine ve demokrasiye hukuksuz müdahale ediliyor…

Özgür Özel’i, tekrar kurultay toplayıp yeniden genel başkan seçilerek şaibe iddialarını boşa çıkardığı için kutluyordu.

Bu zorlukları omuz omuza birlikte aşacaklarını ilan ediyordu.

Suçlamalara tepki olarak, iktidar müteahhitlerinin ifadeleriyle temiz CHP’nin kirletilemeyeceğinden söz ediyor, yolsuzlukla mücadele edilecekse parti ayrımı yapılmadan bütün belediyelerde mücadele edilmesi çağrısında bulunuyordu.

Dün öyle düşünüyordu ama bugün tersini söylüyor.

Demezler mi;

CHP o kadar kirliydi de Bay Kemal daha önce neden fark etmedi?

Bu ani aydınlanmayı neye borçlu?

Aklı yeni mi başına geldi?

CHP’nin başındayken Aziz İhsan Aktaş’tan zırhlı araç alıp bir buçuk yıl bindiği yönündeki hatırlatmaları bile duymazdan gelen bir Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyoruz.

Mahkeme kararıyla göreve dönmeyi, sırf partiyi kirlenenlerden arındırmak için kabul ettiğine kimseyi ikna edebilir mi?

Kendi aldırdığı arabayı “haram parayla alınmıştır” diye Genel Merkez önünde teşhir ettirdiğinde sadece kendi kalesine değil, iktidarın kalesine de gol atmıştı.

İktidara üstün yararlılığı böyle gösterecekse hiç yararlılık göstermese daha iyi.

İlaç gibi bir ikna gücü olsa önce kendi üzerinde dener, mutlak butlan kararının siyasi değil hukuki olduğuna Özgür Özel’in arkasındaki kalabalıkları inandırırdı.

Daha kendi hesabını veremiyor, nerede kaldı Özgür Özel’den hesap sormak.

Kendi himmete muhtaçken bir de AK Parti’ye mi himmet edecek?

İktidarın umudu Bay Kemal’se zor dostum, zor.