GÖBEKLİ TEPE, HZ. İBRAHİM’İN KIRDIĞI PUTLAR MI?

GÖBEKLİ TEPE, HZ. İBRAHİM’İN KIRDIĞI PUTLAR MI?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 20, 2026 - 21:55

Hz. İbrahim Putları mı, Yoksa İnsanlığın Karanlığını mı Yıktı?

Şanlıurfa'nın bağrında yükselen Göbekli Tepe, insanlık tarihinin en büyük keşiflerinden biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle yalnızca Anadolu'nun değil, dünyanın en eski anıtsal yapılarından birisi. Uzun zamandır araştırmalarım neticesinde "Acaba Hz. İbrahim'in kırdığı putlar Göbekli Tepe'deki taşlar mıydı?"

Acaba Göbekli Tepe, Hz. İbrahim'in mücadele ettiği putperest geleneğin çok eski bir merkezi olabilir mi? Sorusunun cevabını aradım.

Bugün bu soruya "evet" ya da "hayır" diye kesin cevap verebilecek tarihî veya arkeolojik bir delil bulunmamaktadır. Bilim dünyası, Göbekli Tepe ile Hz. İbrahim'in hayatı arasında doğrudan bir bağ kurmuş değildir. Ancak Şanlıurfa'nın Hz. İbrahim'le özdeşleşen bir şehir olması ve bölgenin çok eski dönemlerden beri çeşitli inanç merkezlerine ev sahipliği yapmış olması nedeniyle bu konuyu Kuran-ı Kerim Ayetleriyle okuduğumuzda bana göre şu sonuç kaçınılmaz.

Bu nedenle, Göbekli Tepe'nin Hz. İbrahim'in putları kırdığı yer olduğunu söylemek henüz tarihî bir gerçek değil, ancak tartışılabilecek bir ihtimal veya yorum olarak değerlendirilebilir.

Yüce kitabımız Kur'an ise dikkatimizi taşlardan çok, insanın inancına yöneltir.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

 “Hani İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: 'Sen putları ilah mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” (En'âm Suresi, 6/74)

Kur'an'da adı geçen Âzer, Hz. İbrahim'in babası olarak anılır. İslamî kaynaklarda ise Âzer'in put yapımı ve satımıyla uğraştığı yönünde rivayetler bulunmaktadır. Hz. İbrahim çocukluğundan itibaren insanların kendi elleriyle yaptıkları heykellere secde etmelerini sorgulamış, aklını ve vicdanını kullanarak hakikati aramıştır.

Kur'an, onun yıldızları, ayı ve güneşi örnek göstererek kavmine bunların ilah olamayacağını anlattığını bildirir. Sonunda ise şu hakikati ilan eder:

“Ben yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim. Ben ortak koşanlardan değilim.” (En'âm Suresi, 6/79)

Bir gün kavmi bayram için şehir dışına çıkınca Hz. İbrahim putların bulunduğu mabede girdi. (Karahan Tepe ya da Göbekli Tepe deki mabet mi?)

Rivayetlere göre putların önüne yiyecekler bırakılmış, insanların dileklerini yerine getireceklerine inanılmıştı.

Hz. İbrahim onlara seslendi:

“Yemiyor musunuz? Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?”

Elbette hiçbir cevap gelmedi.

Sonra eline baltayı aldı. Büyük put dışında bütün putları parçaladı. Baltayı ise en büyük putun omzuna astı.

Kuran-ı Kerim bu olayı şöyle anlatır:

“Derken İbrahim onları parça parça etti. Yalnız büyüklerini bıraktı ki belki ona başvururlar.” (Enbiyâ Suresi, 21/58)

Kavmi geri döndüğünde büyük bir öfkeye kapıldı.

"İlahlarımızı kim bu hâle getirdi?" diye sordular.

Hz. İbrahim'in cevabı ise tarihin en güçlü sorgulamalarından biri oldu:

“Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabiliyorlarsa onlara sorun.” (Enbiyâ Suresi, 21/63)

Kuran onların kısa bir süre için vicdanlarıyla yüzleştiklerini haber verir:

 “Bunun üzerine kendi vicdanlarına döndüler ve 'Asıl zalimler biziz.' dediler.” (Enbiyâ Suresi, 21/64)

Ancak hakikati kabul etmek yerine Hz. İbrahim'i ateşe atmaya karar verdiler.

Kuran-ı Kerim’de Allah Teâlâ ise şöyle buyurdu:

“Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve esenlik ol.” (Enbiyâ Suresi, 21/69)

Peki, bütün bunların Göbekli Tepe ile ilgisi olabilir mi?

Arkeologlar, Göbekli Tepe'nin çok eski bir ritüel merkezi olduğunu, T biçimli sütunların sembolik anlamlar taşıdığını ifade ediyor. Bununla birlikte bu yapıların Hz. İbrahim'in kırdığı putlar olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır ancak bunlar benim hipotezimdir!

Yine de şu soru üzerinde düşünmeye değer:

İnsanlığın en eski kutsal alanlarından biri olduğu düşünülen bu coğrafya, binlerce yıl boyunca putperest geleneklerin yaşatıldığı bir bölge olmuş.

Bu hipotez ile Mezopotamya ve Yukarı Fırat havzasının çok eski dinî geleneklere ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Bu nedenle, Hz. İbrahim'in mücadele ettiği putperest kültürün köklerinin, aynı coğrafyanın daha eski inanç merkezlerine kadar uzanmış olabileceği yönündeki değerlendirmelerim zaman zaman gündeme gelmektedir. Bu ise tarihî bir tespitten ziyade, araştırılmaya açık bir yorumdur.

 

Kuran'ın vermek istediği mesaj çok daha büyüktür.

Hz. İbrahim'in baltası yalnızca putlara inmedi.

O balta, cehalete indi. Güç ve kudret sahibi yüce Allah’a karşı yapılan nankörlüğe indi.

İnsanın kendi elleriyle yaptığı nesnelere kutsallık yüklemesine indi.

Bugün putlar belki taştan yapılmıyor.

Kimi zaman para, kimi zaman makam, kimi zaman şöhret, kimi zaman ideoloji, kimi zaman da insanın kendi arzuları put hâline gelebiliyor.

Kuran bu gerçeği şöyle ifade eder:

“Rasûlüm! Nefsinin kötü arzularını kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Senin vazîfen sadece tebliğken, şimdi onun doğru yola gelip gelmemesinden sen mi sorumlu olacaksın?”  (Furkan Suresi, 43/77)

Belki de Göbekli Tepe'nin bize sorduğu soru, taşların yaşı değildir.

“Hz. İbrahim bugün yaşasaydı, baltasını hangi putlara kaldırırdı?”

İşte bu soru hem tarihin hem de Kuran'ın çağlar önceki mesajını anlamak için üzerinde düşünmek içindir.

Yüce Allah, Kuran-ı Kerim'de insana sadece inanmasını değil; akletmesini, düşünmesini, araştırmasını ve ibret almasını da emreder.  Kuran'ın birçok ayetinde "Hiç akletmez misiniz?", "Hiç düşünmez misiniz?", "Onlar yeryüzünde dolaşıp ibret almazlar mı?" şeklindeki ilahî mesajları, Müslümanın okuyan, araştıran, sorgulayan ve delil arayan bir anlayışa sahip olması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Allah’a ısmarladık, hoşça kalın…