SUSTURAMAYACAĞINIZ VİCDAN: SUMUD VE HAK-İŞ’İN GAZZE DURUŞU
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Dünya bugün bir kez daha ikiye ayrılmıştır. Bir tarafta zulmü normalleştirenler, çocuk ölümlerini istatistik gibi görenler, uluslararası hukuku sadece güçlüler için geçerli sayanlar vardır. Diğer tarafta ise insanlık onurunu ayakta tutmaya çalışan vicdan sahipleri…
*
İşte HAK-İŞ Konfederasyonu’nun Genel Başkanı Mahmut Arslan ve beraberindeki vicdan heyeti tam da bu nedenle Gazze için yola çıkmıştır. Çünkü Gazze bugün yalnızca Filistin’in değil, insanlığın turnusol kâğıdıdır. Sessiz kalan herkes bu utancın bir parçasıdır.
*
“Sumud” sadece bir geminin, bir kafilenin ya da bir organizasyonun adı değildir. Sumud; teslim olmamaktır. Sumud; çocukların üzerine bomba yağarken koltuğunda sessizce oturmamaktır. Sumud; insanlığın boğazına çöken korku düzenine rağmen “Bu zulüm durmalıdır” diyebilmektir.
*
Bugün İsrail yönetiminin yaptığı şey yalnızca insanları alıkoymak değildir. Yapılan şey; bütün dünyaya gözdağı vermeye çalışmaktır. “Gazze’ye yaklaşamazsınız, mazlumun yanında duramazsınız, vicdan gösteremezsiniz” mesajıdır. Ama unutulan bir gerçek vardır: Vicdanı tutuklayamazsınız.
*
Fatma Zengin gibi kadın emek mücadelesinin içinde yer alan isimlerin de bu süreçte Filistin halkının yanında durması çok değerlidir. Çünkü Gazze’de öldürülen sadece insanlar değildir; annelik öldürülüyor, çocukluk öldürülüyor, insanlığın geleceği hedef alınıyor. Buna sessiz kalan dünya ise kendi ahlaki çöküşünü izliyor.
*
HAK-İŞ’in Genel Başkanı Mahmut Arslan nasıl ki Sumud ile birlikte Gazze’ye ses olmak için yola çıktıysa, HAK-İŞ’e bağlı 22 sendika ve yaklaşık bir milyona yaklaşan emekçi kitlesi de aynı iradeyi taşımaktadır. Çünkü bu mesele artık sadece Filistin meselesi değildir; bu mesele insan kalabilme meselesidir. Gazze’de susturulmak istenen sadece insanlar değil, vicdandır.
*
Dün, yani 20 Mayıs 2026 tarihinde HAK-İŞ ve bağlı sendikalar İsrail Büyükelçiliği önünde bir araya gelerek Gazze için ses yükseltti. Bugün ise Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği önünde aynı kararlılıkla haykırmaya devam ediyorlar. Çünkü özgürlük ve yardım elçilerine yapılan hukuksuzluğu dünyaya duyurmak artık bir tercih değil, tarihi bir sorumluluktur.
*
Bu duruş sadece bir protesto değildir. Bu duruş, “İnsanlık ölmedi” deme iradesidir. Bu duruş, çocuk cesetlerinin gölgesinde suskun kalan küresel sisteme karşı bir vicdan isyanıdır.
*
Batı dünyasının demokrasi ve insan hakları söylemleri artık inandırıcılığını kaybetmiştir. Ukrayna’da haklı olarak ayağa kalkanların, Gazze’de binlerce çocuğun ölümüne karşı sessiz kalması büyük bir ikiyüzlülüktür. İnsan hakları, ten rengine ve coğrafyaya göre değişiyorsa orada adalet yoktur; çıkar düzeni vardır.
*
HAK-İŞ’in yıllardır Filistin konusunda gösterdiği net duruş işte bu yüzden önemlidir. Çünkü bazı kurumlar sadece açıklama yapar, bazıları ise bedel öder. HAK-İŞ bugün bedel ödemeyi göze alan tarafta durmaktadır. Bu tavır yalnızca sendikal bir refleks değildir; aynı zamanda insani ve ahlaki bir duruştur.
*
Bugün Gazze’de insanlar açlıktan ölüyorsa, yardım gemileri engelleniyorsa, siviller hedef alınıyorsa artık hiç kimse “Ben bilmiyordum” diyemez. Dünya her şeyi canlı yayın izliyor. Çocukların parçalanmış bedenleri sosyal medyada dolaşırken hâlâ diplomatik cümlelerin arkasına saklanan ülkeler tarih önünde suç ortağıdır.
*
Türkiye’nin sivil toplum kuruluşları da artık daha yüksek sesle konuşmalıdır. Çünkü mesele siyaset üstüdür. Bu mesele insan olabilme meselesidir. Mazlumun yanında durmak bir tercih değil, insanlığın gereğidir.
*
Mahmut Arslan ve beraberindeki heyetin ortaya koyduğu tavır, sadece bir ziyaret ya da dayanışma görüntüsü değildir. Bu duruş, “Dünyanın neresinde zulüm varsa karşısındayız” deme iradesidir. Bazıları bunu anlamayacaktır. Çünkü bazıları konforunu vicdanının önüne koymuştur.
*
Ama tarih şunu unutmaz: Kim zulmün yanında durdu, kim sustu, kim korktu, kim ise bedel pahasına hakikatin yanında saf tuttu…
*
Gazze yanarken susanlar da yazılacaktır, Gazze için ayağa kalkanlar da…