Varlık İçinde Yokluk
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir zamanlar bu ülkede yağ kuyrukları konuşulurdu, tüp gaz sıkıntıları yaşanırdı, bazı temel ürünleri bulmak zorlaşırdı. Ancak insanlar geleceğe umutla bakabiliyor, maaşıyla ev geçindirebiliyor, çocuk okutabiliyor, tatil planı yapabiliyor, birikim yapabiliyordu.
Bugün ise çok farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Market rafları dolu…
Mağazalar ürünlerle taşıyor…
İnternet üzerinden dünyanın her ürününe birkaç tıkla ulaşmak mümkün…
Ama vatandaşın cebinde o ürünleri alacak güç kalmadı.
Sorun artık ürün kıtlığı değil.
Sorun, satın alma gücünün erimesidir.
Bugün kimse yağ bulamadığından şikâyet etmiyor. Kimse un aramıyor. Kimse tüp gaz kuyruğuna girmiyor. Çünkü her şey var. Fakat milyonlarca insan o ürünlere ulaşabilecek ekonomik gücü bulamıyor.
Eskiden yokluk raflardaydı.
Bugün yokluk cüzdanlarda.
İşte asıl trajedi budur.
Bir ülkenin marketleri dolu olabilir. Alışveriş merkezleri ışıl ışıl olabilir. Şehirler büyüyebilir. Dev binalar yükselebilir. Ancak vatandaş ay sonunu getiremiyorsa, emekli maaşıyla temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, gençler gelecek hayali kuramıyorsa o ülkede ekonomik başarıdan söz etmek mümkün değildir.
Bugün milyonlarca insan maaşını aldığı gün hesap yapmaya başlıyor.
Kira, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım, eğitim, gıda…
Ay bitmeden para bitiyor.
Çalışanlar yoksullaşıyor.
Emekliler yoksullaşıyor.
Esnaf yoksullaşıyor.
Gençler yoksullaşıyor.
En acısı da bu yoksullaşmanın artık olağan görülmeye başlanmasıdır.
Paranın değeri her geçen gün azalırken insanların emeğinin değeri de azalıyor. Bir zamanlar birkaç maaşla alınabilen evler bugün yıllarca çalışılsa bile ulaşılamaz hale geliyor. Bir zamanlar aile bütçesinde yer bulan sosyal aktiviteler artık lüks sayılıyor.
Toplum, görünürde bolluk içinde ama gerçekte derin bir geçim mücadelesi veriyor.
Vitrinlerde bolluk var.
Reyonlarda bolluk var.
Reklamlarda bolluk var.
Ama sofralarda eksilme var.
Cüzdanlarda eksilme var.
Umutlarda eksilme var.
Belki de Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük çelişki budur:
Her şey var gibi görünüyor ama insanların büyük bir kısmı o varlıktan pay alamıyor.
Bu yüzden bugün yaşanan tabloyu tek bir cümle özetliyor:
Artık yokluk ürünlerde değil, insanların satın alma gücündedir.
Ve bir ülke için en tehlikeli yoksulluk da işte budur; her şeyin gözünün önünde olduğu ama hiçbir şeye ulaşamadığı hissiyle yaşamaktır.
Varlık içinde yokluk…
Bugünün Türkiye’sini anlatan en acı tanımlardan biri belki de budur.