Zafere Giden Yol Mübah Mıdır?

Zafere Giden Yol Mübah Mıdır?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 1, 2026 - 13:30

Zaman değiştikçe insan da değişiyor. İnsanla birlikte toplum ve elbette değerler de değişiyor. Bugün dürüstlük, yalan ya da hakikat kavramları bile farklı anlamlar taşıyor. Bir toplumun en büyük sınavlarından biri, değerlerini koruyup koruyamadığıdır. Bu kavramlar değiştikçe, kimine göre modernleşiyor, kimine göre yozlaşıyoruz. Oysa yozlaşma dediğimiz şey yalnızca bireyin değil, bütün bir toplumun damarlarına sızan görünmez bir virüs gibidir. Eskiden bir sözün, bir yeminin bile kutsallığı vardı…

Peki şimdi o kutsallık nereye gitti?

İnsanlar bir kez verdikleri sözü tutmak için Ferhat misali dağları delmeye hazırdı. Bugün ise sözler kâğıt üzerinde kalıyor; yalan, hayatın olağan bir parçası haline gelmiş durumda. Önceden söz senetti; şimdi ise yazılı bir senedin yoksa alacak da yok, verecek de.

Yalanın, aldatmanın ve riyanın sıradanlaştığı günümüzde insanlar artık gerçeğin peşinden koşmuyor. Hakikati ayakta tutmak için mücadele edecek gücümüz kalmamış gibi. Çıkarcılığın dürüstlüğün yerini aldığı, tüketim çılgınlığının ruhu esir aldığı bu çağda, gerçek ihtiyaçlarımız unutulmuş durumda. Mutluluğu iç huzurda değil, başarıda ve zenginlikte arar olduk. Modern yaşamın kaosu içinde hırpalanarak elde ettiğimiz konforlar bize yozlaşmış, aç bir ruh getirdi. O ruh ki, “zafere giden her yol mübahtır” mantığıyla yalanı ve riyayı çağın hakikati olarak görmeye başladı.

Ne hakikat ama…

Oysa zafere giden her yol mübah değildir.

Eğer yol mübah değilse, sonunda zafer de yoktur. Belki zafer gibi görünebilir; ama aslında çürümenin ta kendisidir. İşte bu yüzden toplumdaki sahte hakikat aldatmacası önce bireyin kendine yabancılaşmasıyla başlıyor, ardından öz benlik unutuluyor. İnsan, önce kendini kandırıyor; sonra da kendi elleriyle yozlaşıyor.

Ve işte tam da bu yüzden, yozlaşmanın en büyük aldatmacası zafer yanılsamasıdır.

Hakikatsiz bir yolun sonunda zafer değil, yalnızca çürüme vardır.

Bugün kendimize yabancılaştık; yarın ise toplum olarak özümüzü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Ve belki de bu çağın en büyük trajedisi, dürüstlüğün yalnızlıkla eş anlamlı hale gelmesidir.

Ve yalnızlık ürkütücüdür…

Selametle