Bir Buçuk Yaşındaki Bir Çocuk Sokakta Neden Yalnızdı?

Bir Buçuk Yaşındaki Bir Çocuk Sokakta Neden Yalnızdı?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 3, 2026 - 09:59

Bir toplumun vicdanı, en çok çocuklarına gösterdiği özenle ölçülür. Bir buçuk yaşındaki bir çocuğun sokakta tek başına bulunması, sadece o an yaşanan bir olay değildir; hepimizin üzerinde durması gereken ciddi bir güvenlik meselesidir.

İlk sorulması gereken soru şudur: Bu yaşta bir çocuk, ebeveyn veya sorumlu bir yetişkinin gözetimi olmadan nasıl dışarıda kalabildi?

Henüz tehlikeyi algılayamayan, yönünü tayin edemeyen ve kendisini koruyamayacak yaştaki bir çocuğun güvenliği tamamen yetişkinlerin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir yükümlülüktür.

Konuya sadece "çocuk bulundu" penceresinden bakmak eksik olur. Asıl konuşulması gereken, bulunmadan önce karşılaşabileceği risklerdir.

Araç trafiği...
Kaçırılma riski...
Açık su kanalları...
İnşaat alanları...
Ve daha yüzlerce örnek verilebilir...

Bazı bölgelerde yaşayanların yakından bildiği doğal tehlikeler...

Özellikle kırsal ve yarı kırsal bölgelerde görev yapan kamu personeli, sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri iyi bilir ki; halk arasında "Sarıkız" olarak bilinen örümcek türleri ile yüksek derecede zehirli akrepler belirli dönemlerde ciddi risk oluşturabilmektedir. Böyle bir canlının küçük bir çocuğa temas etmesi hâlinde ortaya çıkabilecek tablo çok ağır sonuçlar doğurabilir.

O zaman bugün "çocuğa köpek saldırdı, çocuk yaralandı" haberini değil, çok daha acı bir haberi konuşuyor olabilirdik.

İşte tam da bu nedenle mesele yalnızca yaşanmış bir olay değil, yaşanması muhtemel felaketlerin de önlenmesidir.

Ebeveynlik; çocuğu doyurmak, giydirmek veya okula göndermekten ibaret değildir. Sürekli gözetim, güvenlik tedbiri ve risk yönetimi de ebeveynliğin ayrılmaz parçalarıdır. Özellikle ilk yaşlarda çocuklar birkaç dakikalık kontrolsüzlükte dahi hayati tehlikeyle karşı karşıya kalabilir.

Bu tür olaylardan sonra sosyal medyada çoğu zaman sadece duygusal tepkiler veriliyor. Oysa asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, olaylardan ders çıkaran bir toplumsal bilinçtir. Benzer ihmallerin tekrar yaşanmaması için ailelerin çocuk güvenliği konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların farkındalık çalışmalarını artırması önem taşımaktadır.

Çünkü mesele bir haber başlığından ibaret değildir.

Bir buçuk yaşındaki bir çocuk, tek başına sokakta olmamalıdır.

Bu, tartışılması gereken en temel gerçektir.

Çocuklar kaderlerine bırakılamaz. Onların güvenliği tesadüflere emanet edilemez. Bir toplum, çocuklarını ne kadar koruyabiliyorsa o kadar güçlüdür. Bugün ucuz atlatılan her olay, yarın alınacak tedbirlerin önemini hatırlatan sessiz bir uyarıdır.

Dileğimiz; hiçbir çocuğun ihmalin, dikkatsizliğin veya denetimsizliğin bedelini hayatıyla ödemek zorunda kalmamasıdır.

Ayrıca tüm kamuoyuna sormak isterim, yine olayın öznesinde köpek var, neden kimse bu soruları sormuyor? Neden sorgulamıyor?

Olayda köpek varsa haber değeri var! Diğer her şey sümen altı!

Pedofiliye tepki vermeyen, çocuk cinayetlerine tepki vermeyen, kadın cinayetlerine sesi soluğu çıkmayan herkes, köpeklere nefret kusuyor ve bunu çocuk güvenliği için yaptığını iddia ediyor! Buna bir tek rahmetli Kadir İnanır'dı, o da rahmetli olduğu için artık kimse inanmaz!