EĞİTİMDE GÜVEN YOKSA, GELECEKTE UMUT DA YOKTUR
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
“Her şey düzelir” demekle hiçbir şey düzelmüyor. Hele ki eğitim alanında, okullarda beklenmedik ve üzücü olaylar yaşanıyorsa; burada göz ardı edilemeyecek ciddi sorunlar vardır.
Hiçbir önemli konu ertelenmemelidir. Çünkü ertelenen her sorun zamanla büyür, derinleşir ve daha ağır sonuçlar doğurur. Bugün insanlar tedirgin, aileler endişeli, çocuklar ise okula giderken eskisi kadar rahat değil. Veliler çocuklarını okula gönderirken kaygı duyuyorsa, durup kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz hangi ara bu hale geldik?
Yeterince araştırma yapılıyor mu? Aile yapıları yeterince inceleniyor mu? Yeni atanan öğretmenler sadece görev yapan kişiler mi, yoksa gerçekten rehberlik eden eğitimciler mi? Rehberlik çalışmaları ne kadar amacına ulaşıyor? Hangi öğrencinin, hangi ailenin sesi gerçekten duyuluyor? Hazırlanan raporlar, alınan kararlar ve uygulamalar ne kadar karşılık buluyor?
Mecitözü’nün kıymetli dernek başkanlarından Kemal Tepe Bey’in bir sözü aklıma geliyor: “En iyi yatırım eğitimdir.” Evet, eğitim şart… Ama nasıl bir eğitim?
Ahlak, görgü, sevgi, saygı ve merhamet öğretilmeden sadece bilgi vermek yeterli değildir. Çocuklarımızı kusursuz bireyler değil; vicdanlı, merhametli ve sorumluluk sahibi insanlar olarak yetiştirmeliyiz.
Karıncayı incitmeyen, çevreye zarar vermeyen, ağacı koruyan, çiçeği ezmeyen, büyüğüne saygı gösteren, küçüğünü koruyan; sevgiyi bilen ve yaşatan nesiller yetiştirmeliyiz.
Geçmişini bilen nesiller, geleceğini daha sağlam inşa eder. Çünkü kökü olmayan bir geleceğin ayakta kalması zordur.
Bir ülkenin geleceği çocuklarıysa ve çocuklar okul gibi güven yuvalarına gitmekten çekinir hale geldiyse; artık hiçbir şeyin normal olduğunu söyleyemeyiz.
Okulların güven ve huzur vermesi gerekirken, korku ve kaygının konuşulduğu yerlere dönüşmesi; sadece bugünü değil, yarını da yaralar. Çocukların gözleri önünde güven sarsılıyorsa, artık kimse gelecekten rahatça söz edemez.
Artık şu düşünce değişmelidir:
“Acaba çocuğum okulda bir şey yaşar mı?” yerine,
“Çocuğum okulunda güvende.” denebilmelidir.
Aile evde ahlakı vermeli, okul ise bunu desteklemeli ve pekiştirmelidir. Doğruyu ve yanlışı birlikte öğretmelidir.
Bu noktada Cumhuriyetimizin kıymetli öğretmenlerine de minnet borçluyuz. Çünkü onlar yalnızca bilgi aktaran kişiler değil; nesiller yetiştiren, yol gösteren ve geleceği şekillendiren değerli insanlardır.
Hz. Ali’nin şu sözü eğitimin değerini çok güzel anlatır:
“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”
Atatürk’ün şu sözü de unutulmamalıdır:
“Vatanı sevmek çocukları sevmekle başlar.”
Çünkü eğitim sadece okul değildir; eğitim bir milletin geleceği, bir devletin temeli ve yarınların inşasıdır. Vatan, bayrak ve millet sevgisi; doğru eğitim, sağlam ahlak ve güçlü nesillerle yaşar.
Herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır. Çünkü bu mesele ertelenemez, görmezden gelinemez.