Feminizm mi, Algı Operasyonu mu?

Feminizm mi, Algı Operasyonu mu?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 3, 2026 - 21:36

Bizim neslimiz, bilginin en hızlı yayıldığı ama gerçeğin en kolay manipüle edildiği bir çağda yaşıyor. Bugün telefon ekranlarımızdan üzerimize yüzlerce fikir, akım ve ideoloji boca ediliyor. Ne yazık ki bunların içinde en fazla istismar edilen kavramlardan biri de feminizm.

Tarihe baktığımızda feminizm; kadınların eğitim hakkını, çalışma hakkını, seçme ve seçilme hakkını, yani insan olmanın gereği olan temel haklarını savunan meşru bir mücadeledir. Buna itiraz edecek vicdan sahibi hiç kimse olamaz.

Fakat bugün karşımıza çıkan tablo bambaşka.

Bazı çevreler, kadın haklarını savunmak yerine erkek düşmanlığını pazarlıyor. Aileyi hedef almayı “özgürlük”, toplumsal değerlerle kavga etmeyi ise “ilericilik” diye sunuyor. Sosyal medyada birkaç milyon izlenme uğruna yapılan provokasyonlar, gerçek kadın hakları mücadelesinin önüne geçiriliyor.

Çünkü bugün hakikat değil, algoritmalar kazanıyor.

Gençler de ekranda ne görüyorsa onu gerçek sanıyor.

Böyle olunca da feminizm; eşitlik mücadelesi olmaktan çıkıp, sanki kadın ile erkeğin savaşıymış gibi gösteriliyor. Sonra da toplum iki kutba ayrılıyor. Oysa bu kutuplaşmadan kazanan ne kadın oluyor ne erkek. Kazanan sadece bu ayrışmadan siyasi, ideolojik ya da ticari rant devşirenler oluyor.

Ben kadınların haklarını sonuna kadar savunuyorum. Kadına yönelik şiddetin de, ayrımcılığın da, fırsat eşitsizliğinin de karşısındayım. Ama aynı kararlılıkla söylüyorum; kadın haklarını savunmak, erkekleri düşman ilan etmek değildir.

Güçlü kadın, zayıflatılmış erkek üzerinden inşa edilmez. Güçlü toplum, güçlü kadın ve güçlü erkeğin omuz omuza verdiği toplumdur.

Bizim medeniyetimiz kadın ile erkeği rakip değil, birbirini tamamlayan iki değer olarak görmüştür. Bugün ithal ideolojilerle bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara karşı en büyük cevabı, adalet anlayışımızla vermeliyiz.

Yeni neslin ihtiyacı slogan atan fenomenler değil; düşünen, sorgulayan ve kavramların özünü öğrenen gençlerdir.

Feminizm kimsenin ideolojik oyuncağı değildir.

Kadın hakları üzerinden toplumu ayrıştırmaya çalışanlara da, kadınların gerçek sorunlarını magazinleştirenlere de itirazımız var.

Çünkü bizim mücadelemiz; cinsiyet savaşı değil, adalet mücadelesidir.

Ve unutulmamalıdır ki; bir toplum kadınını koruyabildiği kadar güçlü, aile yapısını koruyabildiği kadar da geleceğe güvenle yürüyebilir. Kadın haklarını savunurken aileyi yıkmayı, erkekleri suçlu ilan etmeyi ya da toplumun değerleriyle kavga etmeyi normalleştiren hiçbir anlayış, bu milletin vicdanında karşılık bulmayacaktır.