LAİKLİK İHLASI İBADETİ BOZAR
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Halisane bir ibadetten başkasıyla emredilmediler. İhlas tabiri, İslam'ın olmazsa olmazıdır. La ilahe illallah, ihlasın kelimesidir, tezahürdür. Eşhedü en la ilahe illallah, iman odur. İhlas yoksa iman yoktur. İhlas samimiyettir.
Yani ancak Allah'a dönük olmak, Allah rızasını arzulamak ve bütün hayatını ona göre şekillendirmek. İllallah demektir. Bu işin özüdür, aslıdır. Ve nihayetinde işte bu Beyyine suresinde de Rabbimizden ültimatom manifesto ne derseniz beyanat. Geçmiş kavimlerde, nesillerde ve bizde bununla emrediliyoruz.
Allah bizim kurbanın etine, kanına mı muhtaç? Zaten Allah'tan, eti kanı Allah'a mı gidecek, Allah ona mı muhtaç? Onu da biz yiyoruz veya yediriyoruz fakire fukaraya. Allaha ulaşan nedir? Takva, Rabb'e saygı, Rabb'e samimiyet. Orada hasbi olmak. Ve işte bu eski kavimlerde mesela ihlası bozan neydi hep biz şirk diyoruz.
Mekke şirki. Nedir putlar? Lat, menat, uzza ve daha çok resmi boyutta da hubel. En büyük put o. Küçük boyutları da var cebede koydukları, büsler ve daha büyük heykeller. Hubelin cebinde de yedi ok vardı biliyor musunuz? İlginç bir şey çağdaştırıyor musunuz. Yedi ok vardı yani.
Geçtik ve onlar hubeli veya lat, menat, uzza, azizler din adamları veya dişi melekler anlamına kullanıyorlardı. Yani isimler de dinden bağımsız değil. Ve bunlara niye tapınıyorlardı biliyor musunuz? Allah'a yaklaştırsın diye. Allah katında şefaatçi olsun diye. Yani onlar ihlası bozarken bizim bildiğimiz klasik müşrikler, Allah Resulü'nün ömrü boyunca mücadele ettiği müşrikler Allah'sız değildi. Allah'a ulaşmak için ihlası bozuyorlardı. Yani Allah'a ulaşmak istiyorsan öyle mi? Allah ne buyurduysa onu yap değil mi? Ama kendilerince bir yol yordam edinip, ha biz bunlara tapınırsak bunları Allah seviyor. Bunlar da Allah'ı seviyor. Biz bunlara el, eteklerini öper, bunlara saygı duyar, bunlara ittiba eder, bunlara Allah'ın bazı Allah'a has olan halisane şeyi bunlara takdim edersek bunlar şefaatçi olur Allah katında. Ve bizi Allah'a yaklaştırırlar. Onlar demiyorlardı ki Kabe Arap'ın olsun diyorlar mıydı?
Ama bizim zamanımızda öyle bir zaman geldi ki Kabe Arap'ın olsun bize Çankaya yeter dendi mi? Dendi. Hala bu mantık var mı? Var. Bu felsefe dine sirayet etti mi? Etti. Bakın bu anlayış Nebi Aleyhisselam'ın mücadele ettiği Mekke müşriklerinden çok daha beter bir anlayış. Yani Allah'a yaklaştırsın diye tapınmaya karşı bu ihlası bozuyorsa, Allah'a karşı bizim hasbiliğimizi, samimiyetimizi bozuyorsa ve Allah bunu affetmiyorsa, affedilmeyecek tek suç budur diyorsa, bunun dışındaki her şeyi dilediğimi affederim ama bunu affetmem diyorsa ve biz de kalkıp ondan beterlerini başımıza peydah ediyorsak bizim halimiz nice olur? Ne kurtarır bizi?
Bakın İblis dedi ki ben senin bütün kullarını yoldan saptıracağım. Rabbimiz ne buyurdu? Şükredenler hariç. Demek ki biz Rabbimize adam gibi şükredip saygı duymak durumunda olmazsak o zaman şeytan bizi ya sağdan ya soldan, önce soldan vurmaya kalkar. Yani tamamen Allah'a haşa, bakın bu şirk değildir bu anlayış. Oradan yapamıyorsa sağdan, Allah'a yaklaştırmak için diğerlerine sahip etsinler. İşte İblis Adem Atamızı nasıl kandırdı? Sen melek mi olmak istiyorsun? Cennette mi kalmak istiyorsun? Hadi gel. Hedefini değiştirmeyip yolu değiştiriyor. Aynı hedefe gidiyormuş gibi zıttına götürüyor. Şeytanın dolmuşu.
Bundan daha beteri dediğim gibi soldan çarpması İblisin. Allah'ı karıştırma. Allah'ı ne karıştırıyorsun? Kimi karıştıracaksın? Çakalı çukalı mı? Allah yaratan dururken yaratılmışı mı karıştıracaksın? Onu devlete karıştırma. Allah'ı karıştırma. Hadi oradan. Allah'ın mülkünde, Allah'ın insanlarına, Allah'ın ilmi, Allah'ın teknolojisi. O Allah'ın yarattığı bir mahluk ya. Yaratanı değil de yaratılmışı öyle mi? İşte bu anlayış ne? Bakın şeytani bir anlayış. Öbürü şirkse bu külli küfür bakın. Burada şey yok. Külliyen Rabb'i reddeden bir anlayış.
Buna siyoni laıkçı anlayış diyorum. Siyonizmin kendilerine direnen topluluk olmasın diye geliştirdikleri bir anlayış. Çünkü Allah'la barışık olan, bağdaşık olan anlayışlar, siyoni, eşkiya, haydut, emperyal, faşizan anlayışlar reddeder. Ama laıkçı bir anlayış. Allah'ın karışmadığı, insanların kendi başına kapitalistleştiği, şöyle böyle modernistleştiği, bilmem ne ettiği insan toplulukları. Bakın piyasa. Bana ne onlardan? Sana büyük şey farkında değil. Böyle uyuşturdular milleti, dünyayı. Ondan sonra hedeflerine doğru işte iblisin bir yöntemidir bu.
Bırakın şu şahsı bu şahsı. Bu şahıslar üstü meseledir. Şahsi bir mesele değildir. Hatta birileri bunu şahsileştiriyorlar. Hem taraftarları hem karşıtları. Ya bu şahsi değil. Bu şahsı aşan bir proje. Bu İngiliz projesi. Şeytan üstü İngiliz projesi. Artı siyoni proje. Hatta onları aşan bir proje. Şeytani bir proje. İblisin projesi. Ve bu onlara sufle ediyor. Onlar da dünyaya bunu sufle ediyor. Bu insanlık düşmanı bir proje. Yani hani bir çocuğu annesinden babasından kapmak için değişik hediye verir, şeker verir, bilmem ne verir, çikolata verir, aldırır götürür ya. Koca koca insanları kandırmak için şeytani bir şekerdir. Hatta özgürlük ve demokrasi, şeytanın son şekeri.
İşte burada tamamen bir de Allah'ı haşa dışlama. Yani Allah'ı karıştırma. Peki kimi karıştıracağız? O zaman emperyal, evrensel kurallar, bilmem ne, şu bu vesaire. Ondan sonra diyecek ki bakın. Hani o putperestler, müşrikler acıkınca putlarını yiyordu ya. Hadi evrensel mahkeme, evrensel birleşmiş milletler, evrensel hukuk, evrensel bilmem ne. Hadi gel o zaman. Sen savaş hukuku suçu işledin, soykırım yaptın, şu ettin, bu ettin. O zaman hemen sıra neye geldi? Putu yemeye geldi. Diyor ki onu biz çıkardık. Biz için değil ki. Onu öbür işte 3. sınıf ülkelere, biz kendi iktidarımızı güçlendirmek için, düdüğümüzü öttürmek için. Adam bunu açık da ediyor yani. Açık da ediyor. Ya bu şeytani bir tuzak. Ve hakikaten şu anda bizim 200 yıldır ülkemize, coğrafyamıza sirayet ettirilmiş şeytani bir tuzaktır. Siyoni laıkçı sistem.
Bakın bu bizim ibadetlerimizi boşa çıkartıyor. Bakın düşün. Şu anda hani Allah, Allah için Allah yaklaştırsın diye bir aracı kurum oluşmasına bile itiraz ediyorken Allah'ı dışlayan laıkçı, Siyoni laıkçı diyorum ben buna öyle. Fransa'dan ithal. Bir anlayışa biz imanımızı teslim edersek, amelimizi, cuma'mızı teslim edersek bu ihlasane olur mu?
Onun için bağımsız cumalar önemli. Bağımsız cuma önemli.
Bunu yani en azından cumasını kurtarmak isteyenlere ulaştırın. Böyle bağımsız olmayan cumalar, Siyoni laıkçılığın ilintilendiği bağımlı cumalar, ibadetler veya efendim bir şekilde irtibatlanan diğer ameller boşa yani Rabb'e ulaşmaz. Aracıyla bile ulaşmıyor. Bu diyor ki ben aracı bile değilim. Ben reddediyorum onu diyor. Sen oraya nasıl bunu teslim edersek?
Bakın böyle bir tuzak yaşıyoruz ve kimse bunun farkında değil mi? Yarın yani bunu biz nasıl izah edelim? En basit Siyoni laıklık kalksın, şehitlik kurtulsun.
Adam canını veriyor ülke için. Canını canını daha neyini versin? Peki oradaki kurumsallık ne? Siyoni laıkçılık var mı orada? Var. Allah bunu kabul eder mi? Allah'ı reddedeni Allah kabul eder mi? Birileri şu anda devlet otoritesini reddeden terör kanalıyla bir posta gönderse kabul eder mi ya? Bu beşeri planda bile olmaz bir şey. İlahi planda sen Allah'a kalkışan eşkıya bir ideoloji kanalıyla ibadet göndereceksin. O da diyor ki ben zaten götürmem ben onu reddediyorum diyor. Ne yapsın bu vatandaş Anadolu insanı? Peki buna kimin hakkı var? Hangi devlet halkına bunu yapabilir? Bakın bu büyük bir zulümdür. Halka zulümdür. Şehitlik kurtulsun.
Yani Allah bize anlatıyor da musibetten de mi ders çıkarmayacağız? Bari onların bize enjekte ettiği ideolojilerden kurtulalım. Bu nasıl ebeveyninden kulunu çalmaya çalışanların tuzağı varsa bu da şeytanın Allah'tan kullarını çalmak için ortaya koyduğu bir tuzaktır. Birleşeceksin, özgürleşeceksin. Şöyle olacaksın böyle olacaksın diye Allah'la kulları arasına giren korkunç bir tuzak hatta bakın şu anda son cümle şunu da söyleyeyim.
Heridiler bile Yahudiler bile diyor ki biz askerlik yapmayız diyorlar. Niye? Kardeşim biz Allah'a kendimizi adayacağız. Üstelik hatta diyor ki şu andaki sistemde kısmen laıkçılık var orada şey işletiliyor ama diyor biz yapmayız.
Peki aslında yani böyle bir durum varınca şehitlik bile tehlikeye gidiyorsa o zaman bu anlayış bu ideoloji askerliğe engeldir. Engel oluşturur. Bakın o kadar Siyonizm için, Yahudilik için dünyayı kazıp kavuran Siyonizm'e karşı Yahudi dindar bile böyle bir tepki koyuyor ya.
Bize ne oluyor?
Biz tabii ki hakkımızı İslami yöntemlerle talep etmek adına şehitliği kurtarmak adına ve askerliğe engel olmasın anlamına ibadetler Rabbimize ulaşsın anlamına Rabbimize o halisane ancak Allah'a ibadet etmek, hünefa dost doğru olmak adına, ihlas adına bu olmazsa olmaz bir ilkedir. Bu ibadetlerin önündedir. Namazın, orucun zekatın önündedir. Biz bu hassasiyete sahip çıkmak zorundayız.
Ve Siyoni laikçiler, Siyonizm de bu kadar şeytan da bu kadar deşifre olmuşken bunu gündemleştirmek, taleplerimizi yükseltmek hem şu cennet ülkemiz adına, hem de ahir cennetimiz adına çok elzem bir meseledir.
Geçmiş ümmetler halisane Allah'a ibadet dışında emredilmediler. Bizden de bunun dışında bir şey istenmedi. Bizden de temel istek halisane Allah'a dönmektir.