MEKKE SÖZLEŞMESİ: ORTADOĞU’DA KARTLAR YENİDEN Mİ KARILIYOR?

MEKKE SÖZLEŞMESİ: ORTADOĞU’DA KARTLAR YENİDEN Mİ KARILIYOR?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 11, 2026 - 21:46

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın imzaladığı Mekke Sözleşmesi Ortadoğu’da yeni bir savunma paktının kurulması anlamına mı geliyor, yoksa daha ötesine taşınabilecek bir Sünni İslam birliği mi oluşturuluyor?

Ortadoğu sürekli savaş ve çekişmelerin eksik olmadığı bir coğrafya. Üç semavi dinin ve enerji kaynaklarının merkezi olan bölge Osmanlının yıkılışından sonra da sürekli savaşlara ve ülkelerin anlaşmazlıklarına sahne oldu olmaya maalesef devam ediyor. Hele İsrail’in devletleşmesiyle birlikte bölgede huzur namına bir şey kalmadı.

Bu savunma sözleşmesinin imzalandığı bu dönem önce İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım politikası ve ardından ABD-İsrail ittifakının İran’a yönelik savaşın ardından gelmiş olması önemlidir.

Zira İran’a yapılan saldırılar Arap ülkelerindeki ABD üslerinden yapılmaktadır. İran ise bu ABD üstlerine füze saldırılarıyla kendini savunma yoluna gitmektedir.

İran’a yapılan saldırılara ses çıkarmayan Arap ülkeleri, İran’ın ülkelerinde ki ABD üstlerine yaptığı saldırılara tepki göstermeye devam etmektedirler.

Hürmüz boğazının İran tarafından gemi geçişlerine kapatılması petrol taşımacılığı alanında ciddi darboğazlar oluşturmuş, petrol satan bütün ülkeler ile beraber dünya ülkelerinin büyük bir kısmı etkilenmiştir.

Pakistan arabuluculuk yapmış fakat ABD ile İran arasında barış antlaşması gerçekleştirilmemeiş, Ortadoğu’da petrol taşımacılığı sorun olmaya devam etmektedir.

Bir diğer taraftan İsrail yetkilileri tarafından zaman zaman İran’dan sonra hedefin Türkiye olacağı dillendirilmeye devam etmektedir.

Pakistan ile Hindistan arasında Keşmir meselesi sorun olmaya devam etmektedir.

Suudi Arabistan, İran saldırılarına karşı ABD’nin ülkesini koruyamadığını görerek kendini yeni bir savunma paktıyla güvence altına almaya çalışmaktedır.

Bu şartlar altında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Ortak Savunma Anlaşması da böyle bir ortamda oluşmuştur.

Bir tarafında NATO üyesi ve giderek güçlenen savunma sanayisiyle Türkiye, diğer tarafında dünyanın en önemli enerji merkezlerinden biri olan Suudi Arabistan, üçüncü tarafında ise nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke Pakistan bulunmaktadır.

Anlaşmanın en dikkat çekici hükmü açıktır:

Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış kabul edilecektir.

Bu yönüyle anlaşma, NATO'nun 5. maddesini hatırlatmaktadır. Ancak henüz anlaşmanın sonuçları hakkında hüküm vermek mümkün değildir. Zira yeni yapılan bir anlaşmanın siyasi olarak nasıl bir sürece evrileceği, ne tür siyasi sonuçlar doğuracağı meçhuldür.

NATO benzeri bütünleşmiş bir askerî komuta yapısı oluşturulabilecek mi?  Veya anlaşmaya taraf olan herhangi bir ülkeye saldırı olduğunda nasıl bir müdahale olacağı hususunda bir şey söylemek mümkün değildir. Anlaşmanın uygulama ayrıntılarının önemli bir bölümü de zaman içinde şekillenecektir.

Dolayısıyla Mekke Anlaşması'nı ne küçümsemek ne de bugünden bir "İslam NATO'su" olarak ilan etmek doğru olur.

Asıl önemli olan, bu anlaşmanın hangi güvenlik boşluğundan doğduğu ve Ortadoğu'nun geleceğinde nasıl bir güç dengesi yaratabileceğidir.

Mısır’ın bu bloğa şimdilik katılmamış olması daha sonraki süreçte katılmayacağı anlamına gelmez.

Özellikle körfezde yer alan Arap ülkelerinin nasıl bir tutum takınacaklarını daha sonraki süreç belirleyecektir.

ABD’nin Mekke Anlaşmasını İran’a karşı kullanmaya çalışacağına ilişkin endişeleri çok da yersiz sayılmaz.

İsrail’in bu anlaşmaya ilişkin tutumu şu an net olarak belli değil.

Mekke sözleşmesi Türkiye Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ötesine diğer bölge ülkelerini kapsayacak şekilde gelişir, İran’ı da içine alabilirse Orta Doğuda ciddi bir blok oluşabilir.

Şimdilik güzel bir girişim olduğu kanaatindeyim.

Bir sonraki yazıda devam edeceğiz.