Niyetin Ekmeği ve Zannın Yükü
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
"Allah herkese niyetinin ekmeğini yedirsin."
Hayatta en ağır yük, sırtımıza yüklenen iftiralar değil; insanların zihinlerinde kurdukları yargılarla bizi hiç tanımadan mahkûm etmeleridir.
Başarınızı hazmedemeyenler olacaktır. Siz dimdik durdukça, onlar sizi düşürmenin yollarını arayacaktır. Kimi dedikoduyla, kimi yalanla, kimi de "aramızda kalsın" diyerek zehir saçacaktır. Hayatındaki karanlığı örtmek isteyenler, sizi çamura bulamaya çalışacaktır. Oysa ilahi adalet, vakti geldiğinde herkesin niyetini kendi karşısına çıkaracaktır.
İnsan bazen düşmanından değil, en yakını sandığından yara alır. "Her zaman yanımda." dediğiniz kişi, gün gelir en kırılgan yanlarınızı silah gibi kullanabilir. Güvenerek anlattığınız acılarınız, zamanı geldiğinde eksikliğiniz gibi önünüze konulabilir. Bu yüzden yüreğinizdeki her kırgınlığı herkese emanet etmeyin. Çünkü bazı insanlar, sır saklamayı değil; zamanı gelince onu size karşı kullanmayı tercih eder.
Yıllarca emek verdiğiniz kaleminiz, eğitiminiz, duruşunuz, devlet terbiyesiyle edindiğiniz saygınlığınız bir anda yok sayılabilir. Sizi tanımadan, emeğinizi bilmeden, karakterinizi anlamadan en seviyesiz insanlarla aynı kefeye koyabilirler. Ne fedakârlığınızı görürler ne de iyi niyetinizi... Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, görmek istediklerini görür.
Asena gibi başı dik duran bir kadının vakarı, bazılarını rahatsız eder. Güçlü kadınlar alkışlanmaktan çok sınanırlar. Ne yazık ki bazen kadının en büyük sınavı yine başka bir kadın olur. Kıskançlık, rekabet ve önyargı; dostluk kisvesi altında en derin yaraları açabilir.
Siz birilerini omuzlarınızda yükseltirken, onlar sizi aşağı çekmeye çalışabilir. Zannın toprağına gömüp üzerinize iftira kürekleri atabilirler. Sonra da sizi hiç olmadığınız biri gibi anlatabilirler.
Ahir zamanda değerler yer değiştirmiş gibidir. Edepsiz edep konuşur, ahlaksız ahlak dersi verir, şereften nasibini almamış olanlar şeref dağıtmaya kalkar. İlimden uzak olanlar ise en çok hükmü keser. Böyle zamanlarda insan, kendini sürekli açıklamak zorunda bırakılır. Oysa en büyük yorgunluk, yanlış anlaşılmayı anlatmaya çalışmaktır.
Şunu unutmayalım: Siz ne anlatırsanız anlatın, insanlar çoğu zaman kaleminizi kendi niyetleriyle okurlar. Yazdıklarınızdan değil, zihinlerindeki ön yargılardan anlam çıkarırlar. En temiz cümle bile, kötü niyetli bir yürekte bambaşka anlamlara dönüşebilir.
Fakat değişmeyen tek hakikat vardır: İlahi adalet.
Allah, niyetleri bilendir. Kırılan kalbi de dökülen gözyaşını da sessizce edilen duaları da en iyi O bilir. Zannın üzerine hayat kuranlar, günü geldiğinde kendi kurdukları hükümlerin altında kalacaktır.
İyilik bazen sessiz kalır, kötülük ise daha gürültülü görünür. Fakat gürültü haklı olmak değildir. Samimiyet kaybetmez; sadece sınanır.
Bu yüzden bırakın herkes kendi niyetinin ekmeğini yesin. Siz doğruluktan ayrılmayın. Çünkü insanlar sizi kendi gözleriyle değerlendirir; Allah ise kalbinizle...
Ve bilin ki; herkes, okuduğu satırlarda aslında sizin yüreğinizi değil, kendi vicdanını görür.
Vesselam.