Şans mı Kader mi?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
İnsan bazen gece yarısı uyanır.
Tavana bakar.
"Ben neyi yanlış yaptım?" diye fısıldar.
"Şansım mı yoktu, kaderim mi böyle yazıldı?"
Şans deriz, avuç içindeki yazı gibi.
Kader deriz, alın yazısı gibi.
İkisi de aynı elin parmakları değil mi?
Mesnevi'de anlatırlar:
Bir derviş çölde susuz kalmış. Günlerdir su görmemiş.
Önüne bir kuyu çıkmış ama ip yok. Dermanı da kalmamış.
Tam "bitti" dediği anda uzaktan bir kervan görünmüş.
İçlerinden biri "al evlat, şu ipi" deyip bir ip uzatmış.
Derviş suyu içmiş, can bulmuş.
Yıllar sonra sormuşlar: "O gün şanslı mıydın?"
Derviş tebessüm etmiş: "Kaderim susuz kalmaktı.
Şansım da susuzken kervanın oradan geçmesiydi.
Benim işim yürümekti. Gerisini Allah takdir etti."
İşte mesele bu.
Kader, önümüze serilen sofradır.
Şans da o sofraya davet edildiğimiz andır.
Bazen kapı çalar. İçinde ekmek vardır.
Bazen de aynı kapı çalar, içinde imtihan vardır.
İkisini de aynı el gönderir.
Biz ne yaparız?
Ekmeği görünce "ne şanslıyım" deriz.
İmtihanı görünce "ne bedbahtım" deriz.
Oysa ikisi de aynı öğretmen. Biri tatlıyla öğretir, biri acıyla.
Hayat bir tarladır.
Tohumu biz ekeriz. Sularız, çapalarız.
Ama yağmuru indiren biz değiliz.
Güneşi doğduran biz değiliz.
Toprağa bereketi veren de biz değiliz.
Bizim işimiz kürek sallamak. Gerisi takdirdir.
Şans bekleyene gelmez.
Çalışana gelir. Sabredene gelir.
Düştüğü yerden daha güçlü kalkmayı bilir.
Çünkü şans, kaderin görünen yüzüdür.
Kader de şansın görünmeyen elidir.
Bir de şöyle bir bakış açısı vardır;
Kimi insan rüzgara küser.
"Benim yelkenim yırtık" der.
Kimi insan aynı rüzgarda yelkenini doldurur.
"Bu rüzgar beni menzile götür" der.
Fırtına aynı fırtına. Bakış farklı bakış.
Öyleyse ne yapalım?
Kapımıza gelen hayrı "şans" deyip hafife almayalım.
Başımıza gelen şerri "kader" deyip isyan etmeyelim.
Her ikisine de "hoş geldin" diyelim.
Çünkü biri bizi büyütür, biri olgunlaştırır.
Asla unutulmaması gereken;
Kader yazılır.
Şans okunur.
Okumayı bilene her gün yeni bir sayfa açılır.
Ve o sayfada hep şu yazar:
"Ümit et, çalış, tevekkül et. Gerisini bırak."
Sevgiyle…