Şimşek’in Kağıttan Gemileri, Emeklinin Boş Tenceresi!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Geleceği kuracağız diyorlar ya hani... Hafızayı diri tutmadan, düne dönüp bakmadan hangi geleceği, kimin için kurgulayacaksınız?
Şurası kesin: Bugün ilan edilen temmuz enflasyonu da, arkasından memura sızdırılan yüzde 13,52 ile emeklinin önüne fırlatılan yüzde 17,76’lık o meşhur zam oranları da rakamların değil, hayatın terazisinde tartılacak. Tartılacak da, o terazi bu yükü kaldırır mı? Orası meçhul.
Gelelim şu çok övülen rasyonel modele. Bakan Mehmet Şimşek iki yıldır direksiyonda. Peki, başarılı mı? Bakış açınıza bağlı. Eğer başarı dediğiniz şey küresel fonların alkış tufanıysa, CDS primlerindeki o süslü düşüş grafikleriyse, evet, kağıt üzerinde muazzam bir başarı var ortada. Kimse inkar edemez.
Ama bir saniye. Madem her şey bu kadar yolunda, madem bu rasyonel program başarıyla tıkır tıkır işliyor; o zaman sormazlar mı adama, bu başarının meyvesi neden emeklinin, memurun sofrasına uğramıyor?
Kasayı doldururken mutfağı boşaltmak mıdır başarı?
Açık konuşalım; eğer ortada makro bir başarı varsa ve bu başarıdan tabana sadece bu komik yüzdeler düşüyorsa, burada büyük bir adalet zafiyeti var demektir.
Kusura bakmasınlar ama halkın ortak olmadığı zafer, zafer değildir.
Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Model aslında başarısız mı? Sokağa çıkın, cevabı orada. Gıda fiyatları uçmuş, kiralar almış başını gitmiş.
En temel ihtiyaçlar yangın yeriyken enflasyon düşüyor masalına kim inanır?
Şayet uygulanan program dar gelirlinin nefes borusunu kesmişse, bu model toplumsal refah üretmekte düpedüz sınıfta kalmıştır.
Peki, başarısızlığın faturasını ödeyen kitlelere reva görülen bu temmuz artışları yeterli mi? Asla!
Model başarısızsa ve hayat pahalılığı insanı öğütmeye devam ediyorsa, bu açıklanan oranlar zam falan değil. Sadece geçmiş aylarda çalınan alım gücünün eksik, gedik bir sadakasıdır.
Zamanın ve tarihin bize öğrettiği tek bir hakikat var. İnsanı unutan, onun yarın kaygısını dindirmeyen hiçbir ekonomi modeli bu topraklarda kalıcı bir gelecek inşa edemez.
Mehmet Şimşek’in formülleri ne kadar kusursuz görünürse görünsün; memura, emekliye biçilen bu gömlek dar geliyor.
Gerçek bir başarı hikayesi yazmak isteyen varsa, önce sokağın sesine kulak versin. Yoksa her dönem başında kâğıt üzerindeki o soğuk rakamları kutlar, mutfaktan yükselen o derin ve sessiz çığlığı sadece seyredersiniz.