Türkiye Şartlarında Ayakta Kalmak ve Yaşam Mücadelesi Vermek
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye’de artık insanlar yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyor. Bir ülkenin geldiği noktayı anlamak için market raflarına, kira ilanlarına, bankaların kredi faizlerine ve gençlerin gözlerinin içine bakmak yeterlidir. Bugün bu ülkede nefes almak bile maliyet hesabına dönüştü. İnsanlar sabah uyandığında gelecek planı değil, “Bugün nasıl geçecek?” sorusunu düşünüyor.
Ev almak artık orta sınıfın hayali değil, masalı oldu. Çalışan milyonlarca insan ömrü boyunca maaşını biriktirse bile bir daire alamıyor. Araba almak deseniz, artık lüks değil; ulaşılmaz bir servet göstergesi haline geldi. Bir zamanlar düğün yapan gençler şimdi düğün masrafı hesaplayınca evlilikten vazgeçiyor. Çünkü bu düzende aşk bile ekonomik tabloya yeniliyor.
Eskiden insanlar gelecek kurardı, şimdi borç kapatma planı yapıyor. Kredi kartı limitleri maaşların önüne geçti. İnsanlar markete filesini değil, korkularını taşıyor. Kasaya geldiğinde fişi eline alan vatandaşın yüzündeki ifade artık sadece yorgunluk değil; kırılmışlık, tükenmişlik ve çaresizliktir.
En acı tarafı ise gençliğin ruh hali… Üniversite bitiren genç işsiz. İş bulan geçinemiyor. Geçinebilen ise yaşayamıyor. Gençler artık “Nasıl başarılı olurum?” diye değil, “Bu ülkeden nasıl giderim?” diye düşünüyor. Çünkü umut, bu topraklarda en hızlı değer kaybeden şeylerden biri haline geldi.
Toplumun en temel yapısı olan aile bile ekonomik çöküşün altında eziliyor. Boşanmalar artıyor çünkü insanlar artık aynı evin içinde iki farklı yoksulluk yaşıyor. Evlilik oranları düşüyor çünkü kimse bu ağır ekonomik yükün altına bilinçli şekilde girmek istemiyor. İnsanlar çocuk sahibi olmaktan korkuyor. Çünkü bir çocuğu büyütmek artık sevgiyle değil, bütçeyle ölçülüyor.
Ve kimse gerçeği açık açık söylemek istemiyor:
Bir ülke sadece ekonomik krizle çökmez. Umudunu kaybeden toplumlarla çöker.
Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın ortak duygusu yorgunluk. Çalışıyorlar ama karşılığını alamıyorlar. Vergi ödüyorlar ama refah göremiyorlar. Hayat pahalı, gelecek belirsiz, adalet duygusu zayıf. İnsanlar artık kaliteli yaşam istemeyi bile lüks görmeye başladı.
Eğer bir ülkede gençler gitmek istiyor, emekliler çalışmak zorunda kalıyor, aileler parçalanıyor ve insanlar yarını düşünmekten korkuyorsa; orada mesele sadece ekonomi değildir. Orada toplumsal bir çöküş başlamış demektir.
Türkiye’nin bugün en büyük problemi yalnızca hayat pahalılığı değildir. Asıl problem, insanların hayal kurma yeteneğini kaybetmesidir. Çünkü umudun öldüğü yerde ne üretim olur, ne huzur olur, ne de gelecek.
Ve kimse kusura bakmasın…
Bu düzen artık insanlara yaşam değil, sadece ayakta kalma savaşı veriyor.