YA BEN YA KİTAPLAR…
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Geçenlerde bir dostumun yanında sohbet ederken iki kişiyle tanıştım. Biri bizden yaşlı, diğeri orta yaşlıydı.
Yaşlı beyefendi, tam 16 bin kitabı olduğunu söyledi. Kitap okuma alışkanlığının ilkokul yıllarında yaşadığı bir olayla başladığını anlattı.
Öğretmeni bir gün sınıfa:
“Dünyanın en sıcak bölgesi neresidir?” diye sormuş.
O da hiç düşünmeden:
“Kutup bölgesidir.” diye cevap vermiş.
Sınıftaki herkes gülmüş. O kadar utanmış ki sırtından terler boşanmış.
Bu mahcubiyet, onun hayatını değiştirmiş. Kendi kendine:
“Bundan sonra kimseye sormadan, okuyarak ve araştırarak öğreneceğim.” demiş.
Aldığı 25 kuruş harçlığın 12,5 kuruşunu kitap almak için ayırarak kitap toplamaya başlamış.
Daha sonra sorunun doğru cevabını bir akrabasından öğrenmiş; ancak bu kişinin kendisini bilerek yanlış yönlendirdiğini fark etmiş. Böylece şu sonuca varmış:
En doğru bilgi, okuyarak ve araştırarak elde edilir.
Bugün üç katlı evinin önemli bir bölümü kitaplarla dolu. Yakında kitaplarını gruplar hâlinde üniversitelere bağışlayacağını söyledi.
Sohbet sırasında eşinin bu kadar kitaba nasıl baktığını sorduk.
Gülümseyerek:
“Ya ben ya kitaplar.” dediğini söyledi .
“Peki, siz ne yaptınız?” diye sorunca cevabı ortadaydı:
16 bin kitap hâlâ evindeydi.
────────
Bir başka kitap tutkunu hakkında da haberlerde okumuştum.
Bir taksi şoförü, müşterilerinden birinin aracında unuttuğu kitabı okumaya başlamış ve bu vesileyle kitap okuma alışkanlığı kazanmış.
Onun kaç kitabı oldu, eşi kitaplara nasıl baktı bilmiyorum. Fakat şunu biliyorum:
Kitap okumak ve kitap sahibi olmak çok değerlidir.
Yine de mesele “Ya ben ya kitaplar” noktasına gelmemeli.
Doğrusu:
“Hem sen, hem kitap.”
Çünkü aile de değerlidir, kitap da.
Çocuklarımız kitap sevgisi, aile sıcaklığı ve araştırma alışkanlığıyla büyümeli; bilmediklerinde utanmak yerine okumayı, sormayı ve sorgulamayı öğrenmeliler.
Bilgi insanı geliştirir, sevgi ise insan eder. Kitaplar dünyayı anlatır; aile, o dünyada nasıl insan olunacağını öğretir.
Bu nedenle evlerimizde kitaplar çoğalsın; fakat onların arasında sohbet, sevgi ve aile bağları kaybolmasın. Çocuklarımız kitapların gölgesinde değil, kitapların ışığında büyüsün; okudukça dünyayı tanırken, sevdikçe insan olmayı öğrensin.
Çünkü kitap, evin içinde yalnızca bir eşya değil, geleceğe bırakılan bir mirastır. Ancak bu miras, sevginin yerini aldığında değil; sevgiyle birlikte yaşatıldığında anlam kazanır.
Öyleyse seçimimiz “Ya ben ya kitaplar” olmasın. En doğru cevap şudur:
Hem sen, hem kitaplar.
Çünkü çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miras, dolu raflardan önce sevgi dolu bir ev; kitaplardan önce okumayı, araştırmayı ve doğruyu aramayı bilen bir yürektir.