Adalet Bir Gün Herkese Lazım Olur
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
İnsanlık tarihi, gücün ve imtiyazın geçiciliğini anlatan ibretlik hikâyelerle doludur. Tarihin sayfaları; bugün adaleti sadece kendi çıkarlarına bir kalkan yapanların, yarın aynı adaletin yokluğunda nasıl çaresizce sığınak aradıklarını yazar. Çünkü adalet, yalnızca mağdurun değil; yoksulun da zenginin de gelecekteki tek teminatıdır. Aklıma şu güzel söz gelir: "Adalet bir gün herkese lazım olur."
Peki, neden?
Hukukun üstünlüğü, bir devletin vatandaşına verdiği en temel haktır: "Kim olursan ol, kurallar herkes için aynıdır." Eğer kanunlar kişilere, zümrelere, siyasi veya ekonomik güce göre esneyip bükülüyorsa orada artık hukuktan değil, olsa olsa keyfilikten söz edilir. Hukukun üstünlüğünün aşındığı bir yerde ilk can çekişen değer ise eşitliktir. Kanun önünde eşit olduğunu hissetmeyenlerin devlete olan bağı gevşer; kişi toplumuna yabancılaşır ve en tehlikelisi, adaleti kendi yöntemleriyle arama yoluna sapar.
Bir toplumu bir arada tutan görünmez çimento; binalar, yollar ya da ekonomik büyüme rakamları değildir. O çimento, toplumun adalet duygusudur. Sıradan bir vatandaş, haksızlığa uğradığında hakkını teslim edecek bağımsız bir mahkemenin varlığına inanıyorsa o toplum huzurludur. Gece başını yastığa koyduğunda, yarın sabah keyfi bir kararla tüm emeğinin elinden alınmayacağını bilen insan üretir, düşünür ve geleceğe umutla bakar. Aksine adalete olan inancın zedelendiği bir toplumda liyakat çöker, güvensizlik virüs gibi yayılır ve toplumsal barış yerini derin bir kutuplaşmaya bırakır.
Gözden kaçırılmaması gereken en kritik eşik ise şudur: Adaletsizlik, bumerang gibidir. Kendi çıkarları uğruna terazinin dengesini bozanlar, gün gelip rüzgâr tersine döndüğünde o terazinin doğru tartmasına muhtaç kalırlar. Hukukun koruyucu şemsiyesini bugün başkalarının üzerinden çekenler, yarın fırtına koptuğunda ıslanmaktan kaçamazlar. Çünkü tarafsız ve bağımsız bir yargı düzeni, sadece mazlumun sığınağı değil; bizzat gücü elinde bulunduranların da yarınki meşruiyet ve can güvenliğidir.
Sonuç olarak; adaleti soyut bir erdem, hukuku ise sadece mahkeme salonlarına sıkışmış bir prosedür yığını olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Adalet, ekmektir; soluduğumuz nefestir, toplumsal geleceğimizin yegâne garantisidir. Gücün değil, hakikatin üstün tutulduğu bir düzeni inşa etmek; yalnızca bugünün mağdurlarına değil, henüz haksızlığa uğramamış olanlara da borcumuzdur.
Unutmayalım; teraziyi bir kez bozarsanız, gün gelir o kefede tartılan siz olursunuz. Ve o gün geldiğinde, adalet arayacak bir zemin bulabilmek için bugünden adalete sahip çıkmak gerekir.