AĞIR HASTANIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORDUM

AĞIR HASTANIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORDUM

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 1, 2026 - 00:00

Yapma ya....

Diyordu tabur komutanı telefonda konuştuğu kişiye...

"İzinden de yeni geldi." diyordu.

Evet, Kıbrıs'taydım. Yeni üsteğmen olmuştum ve izinden de geleli birkaç gün olmuştu...

Bölük komutanının odasındaydık hep birlikte. Tabur komutanımıza telefon gelmiş ve yan odaya geçerek konuşmaya başlamıştı. Ses, bizim bulunduğumuz yere de geliyordu.

İzinden yeni gelen bendim ve benden bahsedildiğini hissetmiştim.

Telefonu kapattı ve ağır adımlarla bizim bulunduğumuz odaya geldi. Bir şeyler söyleyecekti, zorlanıyordu...

Nasıl diyecekti ki? Kolay değildi. "İzinden yeni dönmüş birini tekrar izne göndereceğiz." Hem de "hemen şimdi" demek... Üstelik Türkiye'ye uçak da haftada iki gün vardı.

Neyse, münasip bir lisanla durumu açıkladı.

Annem ağır hastaydı. Beni tekrar izne göndereceklerdi.

"Ağır hasta" demenin ne demek olduğunu biliyordum.

Anladım tabii...

Zaten hastanedeydi annem. Guatr ameliyatı olacaktı.

GATA'da ameliyatı yapacak doktorlarla da görüşmüştüm. Ameliyat günü tam kesin olmadığından benim beklememe gerek olmadığı, bunun çok basit bir ameliyat olduğu söylenmişti.

Ben de dönüş biletini alıp Kıbrıs'a dönmüştüm ve bu hadise, döner dönmez bir iki gün içinde vaki olmuştu.

Neyse...

İlk uçak ertesi gündü.

Döndüm.

Eve vardığımda tüm akrabalar evdeydi.

Cenazenin nereye gömüleceği konusunda yapılan istişareler sonucu, rahmetli babam cenazenin öldüğü yerde gömülmesinin daha uygun olacağını belirtti.

Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda karar kılındı ve annem oraya defnedildi.

Yine Allah rahmet eylesin, öldüğünü yeni öğrendiğim GATA Destek Kıtalarında görevli Yüzbaşı Alpay Ersoy Komutanımın, annemin hastaneye yatışından defnine kadar geçen sürede bize çok yardımı olmuş, bizi yalnız bırakmamıştı.

Kendisini rahmetle anıyorum.

Annem 49 yaşında vefat ettiğinde ben de 25 yaşındaydım.

Benden küçük bir erkek kardeşim, benden büyük iki ablam vardı.

Babam, annemden sonra bir daha hiç evlenmedi.

Gizli gizli annemin mezarına gittiğini, kendi elleriyle servi ve çam ağacı diktiğini biliyoruz.

Ormancı idi babam.

Orman Bakanlığından emekli olmuştu.

Çam ağacını çok severdi.

O ağaçlar şimdi büyüdü, kocaman oldu.

Biz de babamızın mezarının başına bir çam ağacı diktik.

O da büyüdü...

Babam da annemden 27 yıl sonra, 85 yaşında vefat etti.