AŞKI SEKSE ÇEVİRDİLER
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Birileri fark ettirmeden kelimelerin anlamını değiştirdi.
En büyük değişiklik ise "aşk" kelimesinde yaşandı.
Eskiden aşk denildiğinde akla sadakat, güven, emek, fedakârlık ve birlikte yaşlanma hayali gelirdi. Bugün ise popüler kültürün ve dijital dünyanın önemli bir bölümünde aşk ile seks neredeyse aynı şeymiş gibi sunuluyor. Bir ilişkinin değeri, iki insanın birbirini ne kadar tanıdığıyla değil; ne kadar hızlı yakınlaştığıyla ölçülmeye başlandı. Sanki duygusal bağ, güven ve zaman ikinci plana itildi; arzu ise ilişkinin merkezine yerleştirildi.
Oysa aşk ile seks aynı şey değildir.
Seks, sevginin içinde yer alabilir.
Ama sevginin tamamı hiçbir zaman seks değildir.
Kapitalist sistem yalnızca ürün satmaz; ihtiyaç da üretir. Bugün ilişkilere de aynı mantıkla yaklaşılabiliyor. Daha hızlı tüket, daha çabuk sıkıl, daha kolay vazgeç ve her zaman bir sonrakini ara... Bu anlayış, yalnızca alışveriş alışkanlıklarını değil, insan ilişkilerini de etkileyebiliyor.
İşte tam da bu noktada flört uygulamaları, bu kültürün en görünür simgelerinden biri hâline geliyor. Elbette bu uygulamaları kullanan herkes aynı amacı taşımıyor. Gerçekten arkadaşlık, sevgi veya evlilik arayan çok sayıda insan var. Ancak birçok platformun yapısı, sürekli yeni seçenekler sunarak kullanıcıyı uygulamada tutmaya dayanıyor. Sürekli yeni yüzler görmek, bazı insanlarda fark edilmeden "daha iyisi mutlaka vardır" düşüncesini besleyebiliyor.
Bataklık ilginç bir yerdir.
Kimse "Ben batmaya geldim." diyerek girmez.
Önce sadece kenarında yürür.
Sonra ayakları çamura saplanır.
Fark etmeden biraz daha içine çekilir.
Modern ilişki kültüründe de benzer bir risk var. İnsanlar çoğu zaman yalnızca yeni insanlarla tanışmak, arkadaş edinmek ya da hayat arkadaşını bulmak amacıyla bu uygulamalara giriyor. Fakat aynı kültürün içinde uzun süre kaldıkça, bazı insanların ilişkilere bakışı değişebiliyor. Başlangıçta sevgi arayan biri, zamanla yalnızca beğenilmeye; beğenilmekten sonra arzulanmaya; ardından da ilişkinin merkezine seksi koymaya başlayabiliyor. Bu herkes için geçerli değildir, ancak böyle bir kültürel etkinin varlığı da göz ardı edilemez.
Kara mizah tam da burada başlıyor.
İnsanlar "ruh eşimi arıyorum" diyor.
Sonra üç saniyede bir insanı sağa ya da sola kaydırıyor.
Bir ömrü paylaşabileceği insanı, birkaç fotoğraf ve birkaç cümleyle değerlendiriyor.
Belki de çağımızın en büyük ironisi budur.
Aşka seks dediler.
Sekse de aşk dediler.
Sonra insanlar neden yalnızlaştıklarını anlamaya çalıştı.
Yakınlaşmak kolaylaştı.
Bağ kurmak zorlaştı.
Bir geceyi paylaşmak kolaylaştı.
Bir ömrü paylaşmak zorlaştı.
Teknoloji tek başına insanı bozmaz. Flört uygulamaları da tek başına insanların karakterini belirlemez. Ancak içinde yaşadığımız tüketim kültürü, ilişkileri hız, seçenek ve haz üzerinden tanımlamaya başladığında; sevginin yerini performansın, bağlılığın yerini sonsuz alternatiflerin alması riski ortaya çıkıyor.
Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey çok basittir.
Aşk, yalnızca bedenlerin buluşması değildir.
Aşk, iki insanın birbirinin hayatında kalmayı seçmesidir.
Seks bir ilişkinin doğal ve değerli bir parçası olabilir.
Ama aşkı yalnızca sekse indirgediğimiz gün, kaybettiğimiz şey sadece bir kelime olmayacaktır.
Kaybettiğimiz şey, insan olmanın en derin taraflarından biri olacaktır.