Çocuk Allerjisi ve Astım Tedavisinde Bireysel Modelleme

Çocuk Allerjisi ve Astım Tedavisinde Bireysel Modelleme

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 28, 2026 - 23:40

Kadim Türk Tıp ananesinde binler yıldır yer alan önemli bir kavram “hastalık yoktur, hasta vardır” ile ifade edilir. Bu yaklaşım batı tıbbında yeni filizlenen bir antite olarak “bireysel yaklaşım” tanımlamasıyla yenice farkedilmiştir. Bizim kadim “hastalık yoktur, hasta vardır” yaklaşımında; hastalığa ait kabul edilen genel teorik tanımların önemli olduğunu ama bunun yeterli olmadığını vurgular. Çünki, hastalıklı olmanın tanımına, hastalığın biyolojik anlamdaki normal dışı durumu yanında, çocuğun ruhsal ve sosyal durumu da etkilidir. Mesela aynı biyolojik anormal durum, doku hasarı, hücresel yada biyokimyasal bozukluk; çocuğun yaşı, psikolojik durumu yada sosyal imkanları için çok ciddi hastalık algısı, bulgusu, ağrılığı yada sonuca neden olabilir. Bu nedenle özellikle gelişim süreci, bilinç ve farkındalık durumu, yani doğal olarak psikolojisi, aile içi ve dışı sosyal çevresi dinamik olarak değişen çocuğun hastalık durumu ve daha da önemlisi tedavi planı, o çocuğun biyo-psiko-sosyal özelliğine göre “bireysel odaklı” olarak planlanmalıdır.
Çocukluk çağı allerjik hastalıkları ve astımı ise bu açıdan ayrı bir öneme sahiptir. Çünki epidemiyolojik olarak yaşla değişen oranlara sahip olsa da toplamda ortalama % 20 bir sıklığa sahiptir. Bu epimiyolojik olarak oldukça yüksek bir orandır. Her beş çocuktan birisi akut yada kronik anlamda bir alerjik hastalık ve/veya astıma sahiptir anlamına geliyor. Bu nedenle çocukluk çağı allerjik hastalıkları ve astımı, toplumun tümü için önemli bir sağlık sorunudur. Daha önemlisi, çocukların yerini alacakları, gelecek neslin sağlık durumunun da belirleyicisidir. Bu anlamda, çocukluk çağı allerjik hastalıkları ve astım tedavisi “bireysel odaklı bir modelleme” ile her çocuğun özelliklerine göre planlanmalıdır. Bu yaklaşım, sadece bu günki çocuğun alerjik hastalık ve astımdan dolayı sağlığı ve yaşam kalitesinin bozulmamasını sağlama yanında, sağlık ekonomisinde ciddi bir kazanç ve toplumsal sağlılık düzeyini yükseltecektir.

Bir çocuğun alerjik hastalıklar ve astım açısından değerlendirme sürecinde bir erişkinden çok farklı ve ayrı olduğunu bilmek gerekir. Çünkü çocuk erişkinin küçük hali değildir. Çocuk biyolojisi ve doğası ergenlik dönemi bitinceye kadar gelişmeye devam eden, sürekli değişen, dinamik bir süreçtir. Bu nedenle bu hastalık grubunu değerlendirirken çocuğun yaşı, gelişim parametreleri öncelik önemlidir. Bunun yanında çocuğun alerjik yanıt geliştirme durumu hastalığın sürecini belirlemede temel bir etkendir. Yani aslında bir çocuk ele alındığında alerjik olup olmaması ve hangi alerjene duyarlı olduğu önemlidir. Örneğin ev toz akarı alerjisi olan bir çocukla mantar sporu allerjisi olan bir çocuğun ya da polen alerjisi olan bir çocuğun astımı farklı bir süreç ve klinik özelliğe sahiptir. Bu nedenle hepsi astım olsa da bu üç çocuğun tedavisi ve çevre kontrolü, yaşam tarzı ayrı bir şekilde değerlendirilmeli ve tedavi planı yapılmalıdır. Tabii ki bu plan içinde mutlak surette izlem ve yönetim planı da kurgulanmalıdır. Ayrıca bilmek gerekir ki çocuklar alerjik olarak ya da astımlı olarak doğmamaktadır. Doğumdan itibaren sahip oldukları genetik yük ve çevre özellikleri, ayrıca da beslenme tarzı ve sağlık hizmetine ulaşım koşulları çocuğun hastalığının belirlenmesinde ve hastalık yükünün ortaya konmasında önemlidir. Aynı zamanda alerjik rinitli bir çocuğun da alerjik olup olmaması ya da alerjik olmasa da genetik yükü itibariyle anne ve babada ya da anneannede alerjik rinit olması tedavi şeklini değiştirir. Alerjik rinit için akılda tutulması gereken en önemli şey çocuğun çevresel olarak risk ve stres faktörlerine maruz kalıp kalmamasıdır. Çünkü alerjik yanıt olarak iç yüzeyimizin adı olan mukozanın dış ortama maruz kaldığı ilk yer alerjik rinit bulgularının geliştiği burun mukozasıdır. Sigara maruziyeti olan bir çocuğun ya da çevresel hava kirliliği olan bir çocuğun tedavisi farklıdır. Ve alerjik rinitte alerjik rinit olunsa bile adı bazen alerjen duyarlılığı saptanamayabilir ki buna biz lokal alerjik rinit diyoruz. Bu çocuk da aynen alerjik rinit gibi tedavi edilmelidir. Ancak alerjik rinit bulguları olsa da alerjenin herhangi bir şekilde etki etmediği vazomotor rinit ya da eozinofilik non-allerjik rinit gibi durumlar da akılda tutulmalıdır. Elbette çocuğun burun mukozasında alerji ile birlikte rastlantısal olarak bulunabilecek diğer bazı organik nedenler de akılda tutulmalıdır. Mesela burun, bunu silelim, her iki burnu ayıran septum dediğimiz halk arasında burun direği olarak adlandırılan yapıda doğumdan gelen bir anormallik, mesela eğrilik ya da benzeri bir durum klinik tabloyu ağırlaştırabilir. Ve bu nedenle konvansiyonel dediğimiz klasik bilinen bir alerjik rinit tedavisi yanında ilave diğer tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Hatta hem alerjik rinitte hem astımda ya da başka alerjik hastalıklarda ek komorbidite dediğimiz başka durumlar da söz konusu olabilir. Mesela bağışıklık sisteminde eksiklik ya da kistik fibroz dediğimiz doğumdan gelen solunum yolu hastalıkları ve benzeri durumlar söz konusu olabilir. Alerjik rinit ve astım sık görülen çocukluk çağı alerjik hastalıkları olmakla birlikte bunun yanında alerjik deri hastalıkların en önemlisi olan atopik dermatit yani çocukluk çağı egzaması da bireysel anlamda değerlendirilmesi gereken önemli bir durumdur. Atopik dermatitli çocuklarda cildin özelliği ve besin alerjisi olup olmamasına göre tedavi planı bireysel olarak yapılabilir. Ve eğer bireysel bir yaklaşım yapılamadığı takdirde tedavi başarısız olacaktır. Tabii ki diğer bütün alerjik hastalıklar ve astım için söz konusu olan durum aynı şekilde rasyonel yaklaşımın en önemli kuralıdır. Bütün hastalıklarda olduğu gibi çocukluk çağının alerjik hastalıkları ve astımında çocuğun alerjik durumu, alerjik durumu yanında diğer sahip olduğu alerjik hastalığı potansiyel edecek etkenler, çevre koşulları, sosyal ortamı, yaşam tarzı, beslenme tarzı ve diğer bütün biyopsikososyal durumlar göz önüne alınarak çocukta bireysel bir tedavi modeli oluşturulmalı ve bu tedavi modeli uygulanarak izlenmelidir. Bireysel bir tedavi modellemesi yapılmadığı takdirde çocukluk çağı alerjik hastalıkları ve astımında tam bir tedavinin ve şifanın yakalanması mümkün değildir. Ancak mutlaka bilmemiz gereken şudur ki çocukluk çağı ergenlik süreci bitinceye kadar alerjik hastalıkları ve astım açısından şifanın sağlanabileceği ve tam tedavinin yapılabileceği bir dönemdir. Bu nedenle çocukluk çağı allerjik astımı, bireysel tedavi modellemesi ile tedavi edilmesi gereken en önemli hastalık grubudur.