DAYAK NÖBETİ

DAYAK NÖBETİ

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 11, 2026 - 20:58

Dayak yemek için nöbet tutulur mu demeyin,
Bal gibi de tutulur.
Yani dayağın da nöbeti olur.

Okulun tek sahasında maç yapmak isteyen takımlar akşamdan sabaha kadar tüm gece boyunca nöbet tutar.

Ve eğer bir üst sınıf maç yapmak isterse ki genelde de öyle olur, nöbeti boşuna tutmuş olurlar.

Aslında pek de boşuna sayılmaz, kendi takımı için değil de üst sınıfın takımı için tutuvermiş olur esasen.

Şayet itiraz edecek olurlarsa da saha ellerinden gittiği gibi bir de güzel dayak yerler ve bu dayak da yanlarına kâr kalır.

Bir üst sınıf her zaman bir ast sınıfın abisidir.

Asker bir milletin çocukları da abisine nasıl saygılıysa burada da aynı kural geçerliydi.

Nitekim biz birinci sınıfta iken ikinci sınıfların böyle bir nöbeti üçüncü sınıflar için tuttuklarına,
Ve yedikleri dayağa da şahit olduk.

Birinci sınıftaydık, bulunduğumuz bina ana bina ve arkasındaki futbol sahasını kuşbakışı görüyor, sahada nöbet tutanları da izleyebiliyorduk.

Zaten bir üst sınıfın koridorundan bile geçmenin Sırat Köprüsü'nden geçmekten daha zor olduğu bir yerde...

Sahada top oynamak.
Gece sabaha kadar nöbeti tutulsa bile,
Cesaret isteyen bir olay değil de,
Ne olabilir ki.

Burası bir askerî lise.
Üstelik de Kuleli ise...

Ha bu arada ben futbola pek meraklı değildim.

İlkokuldayken mahalle maçları yapardık.
Topumuzu alır maç yapacağımız mahalleye giderdik.

Yenmek felaket demekti.
Hele kendi mahallesinde yenilmek...
Bu asla kabul edilecek bir durum değildi.

Bir keresinde gittik, yendik ve dayağı yedik, topumuzu da koltuğumuzun altına sıkıştırdık.

Arkamıza baka baka mahallemizin yolunu tuttuk.

Bu ilk ve son maç oldu benim için.

Kuleli'de de aynı gün okula kaydolduğumuz rahmetli devre arkadaşım Levent Aral futbola düşkündü.

Okul futbol takımında da oynardı.

Çok süratliydi ve lakabı da Rüzgârdı.

Hiç unutmam, kaydolduğumuz gün futbol sahasını gördüğünde gözlerinin içi gülüyordu.

İşte o saha...
Meşhur bu saha idi.