DELİ Mİ VELİ Mİ

DELİ Mİ VELİ Mİ

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 20, 2026 - 10:47

Her küçük kasabada mutlaka deli olarak görülen ancak belki de veli olan birkaç insan vardır

Anlatacağım hikaye de çocukluğumda yaşadığm kasabada geçmekte

Deli İsmail

üniversiteden sokağa

ismail bizim çocukluğumuzda 40 yaşları civarında idi

başında kasketi eski bir ceket pantolonu ile her sabah kasabanın tek gazetecisine uğrar dönemin en çok satan gazetesi olan gazeteyi ''bir hürriyet lütfen''diyerek alır ceketinin cebine koyar pantolonunun paçalarını hafif yukarı doğru elleri ile çeker etrafında bir tur atıp düüüüt diye bir ses çıkarıp başlar koşmaya

hem de çıplak ayaklarla

bu hemen hemen her gün tekrar ederdi

gazete aldığına göre demek ki okuma ile yakından ilgiliydi

o da kendi halinde kimseye zararı dokunmayan biriydi

ama bazen ona da dışardaki kendini akıllı zannedenler takılırlardı

en çok da sordukları Türkiye'nin başkenti neresidir sorusuna bizim evin alt katıdır diye verdiği cevabı alırlar her defasında da aynı cevabı duymak için aynı soruyu sorarlardı

peki İsmail nasıl bu hale gelmişti

evet bizim çocukluğumuzda onun üniversitede iken hakkı yenildiği için aklını oynattığı şeklinde rivayet edilirdi

ve işin aslı şöyleydi

İsmail çalışkan ama fakir bir ailenin çocuğu

üniversitede okumak üzere evinden ayrılıyor ve okumaya başlıyor dersleri de iyi

bu arada aynı üniversitede hali vakti iyi olan ama dersleri zayıf olan bir arkadaşı daha var

yapılan bir imtihanda İsmail çok iyi yapmasına rağmen kırık not alıyor

notları kötü olan arkadaşı ise çok iyi not alıyor

evet her iki öğrencinin kağıtları değiştiriliyor ve bu haksızlığa İsmail daha fazla dayanamayıp sokaklara düşüyor

hiç unutmam bir gün arkadaşlarımızla oyun oynarken İsmail bizim mahalleden de aynı şekilde çıplak ayakla koşarak geçti gitti

aslında o ana cadde dışına pek çıkmazdı o gün bütün mahalle aralarını da dolaşmıştı

bunda bir gariplik vardı

ve ertesi gün

İsmail E-5 (D 100)karayolunda trafik kazasında ölmüştü

bir gün evvel adeta bütün kasaba ile vedalaşma turuna çıkmıştı

cenaze namazı kasabanın en büyük camisinde kılındı

ben de o namazda bulundum ve ne o gün ne de ondan sonra öyle bir kalabalığa şahit olmadım

aslında deli diye tanımladıkları İsmail' den kasabalı adeta özür diliyor ve ne kadar sevgilerini göstermeye çalışıyorlardı

iyi güzel de insanların mezarını aydınlatacağınıza hayatlarını karatmasanız daha iyi olmaz mı

diye düşünmeden edemiyor insan.