DELİ Mİ VELİ Mİ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Her küçük kasabada mutlaka deli olarak görülen ancak belki de veli olan birkaç insan vardır
Anlatacağım hikaye de çocukluğumda yaşadığm kasabada geçmekte
Deli İsmail
üniversiteden sokağa
ismail bizim çocukluğumuzda 40 yaşları civarında idi
başında kasketi eski bir ceket pantolonu ile her sabah kasabanın tek gazetecisine uğrar dönemin en çok satan gazetesi olan gazeteyi ''bir hürriyet lütfen''diyerek alır ceketinin cebine koyar pantolonunun paçalarını hafif yukarı doğru elleri ile çeker etrafında bir tur atıp düüüüt diye bir ses çıkarıp başlar koşmaya
hem de çıplak ayaklarla
bu hemen hemen her gün tekrar ederdi
gazete aldığına göre demek ki okuma ile yakından ilgiliydi
o da kendi halinde kimseye zararı dokunmayan biriydi
ama bazen ona da dışardaki kendini akıllı zannedenler takılırlardı
en çok da sordukları Türkiye'nin başkenti neresidir sorusuna bizim evin alt katıdır diye verdiği cevabı alırlar her defasında da aynı cevabı duymak için aynı soruyu sorarlardı
peki İsmail nasıl bu hale gelmişti
evet bizim çocukluğumuzda onun üniversitede iken hakkı yenildiği için aklını oynattığı şeklinde rivayet edilirdi
ve işin aslı şöyleydi
İsmail çalışkan ama fakir bir ailenin çocuğu
üniversitede okumak üzere evinden ayrılıyor ve okumaya başlıyor dersleri de iyi
bu arada aynı üniversitede hali vakti iyi olan ama dersleri zayıf olan bir arkadaşı daha var
yapılan bir imtihanda İsmail çok iyi yapmasına rağmen kırık not alıyor
notları kötü olan arkadaşı ise çok iyi not alıyor
evet her iki öğrencinin kağıtları değiştiriliyor ve bu haksızlığa İsmail daha fazla dayanamayıp sokaklara düşüyor
hiç unutmam bir gün arkadaşlarımızla oyun oynarken İsmail bizim mahalleden de aynı şekilde çıplak ayakla koşarak geçti gitti
aslında o ana cadde dışına pek çıkmazdı o gün bütün mahalle aralarını da dolaşmıştı
bunda bir gariplik vardı
ve ertesi gün
İsmail E-5 (D 100)karayolunda trafik kazasında ölmüştü
bir gün evvel adeta bütün kasaba ile vedalaşma turuna çıkmıştı
cenaze namazı kasabanın en büyük camisinde kılındı
ben de o namazda bulundum ve ne o gün ne de ondan sonra öyle bir kalabalığa şahit olmadım
aslında deli diye tanımladıkları İsmail' den kasabalı adeta özür diliyor ve ne kadar sevgilerini göstermeye çalışıyorlardı
iyi güzel de insanların mezarını aydınlatacağınıza hayatlarını karatmasanız daha iyi olmaz mı
diye düşünmeden edemiyor insan.