Yetmedi mi? Bi DURunuz Olsun
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Durmadılar…
Yıktılar, söktüler, çalıştılar ve sonunda kestiler.
Etimesgut Ahi Mesut Bulvarı’nda yaşanan ağaç kesimleri, yalnızca birkaç ağacın yok olması olarak görülmemeli. Çünkü burada tartışılan şey, betonun ve yolun karşısında yeşilin ne kadar yaşayabileceğidir.
İlk etapta yaklaşık 40 çam ağacının kesilmesinin gündeme geldiği, yapılan girişimler ve görüşmeler sonrasında bu sayının önce 15’e, ardından 11’e düşürüldüğü yönünde bilgiler paylaşıldı. Ancak sonuç değişmedi: 11 büyük çam ağacı kesildi.
Peki şimdi sormak gerekiyor:
Bu ağaçların kesilmesi gerçekten kaçınılmaz mıydı?
Bir yol projesinde ağacın ilk akla gelen engel olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele değil midir? Proje ağaçlara göre yeniden değerlendirilemez miydi? Alternatif güzergâh, tasarım veya teknik çözüm mümkün değil miydi?
Bunların cevabını kamuoyu ve bölge sakinleri bilmek istiyor.
Çünkü mesele yalnızca bugün kesilen 11 ağaç değil.
Asıl mesele, “Biraz daha keselim, zaten az kaldı” anlayışının normalleşip normalleşmeyeceğidir.
Bugün 40’tan 15’e, 15’ten 11’e düşürülen sayı, yarın başka bir gerekçeyle yeniden gündeme gelmeyecek mi?
Elbette belediyelerin yol, altyapı ve ulaşım yatırımları yapması gerekir. Ancak şehirleşme ile doğanın korunması birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Modern kent anlayışının temel sorularından biri de tam olarak budur: Şehri büyütürken yeşili nasıl yaşatacağız?
Bizler yıllarca çocuklara ağaç dikmeyi öğrettik.
“Bir fidan dik.”
“Doğayı koru.”
“Yeşili sev.”
Peki şimdi büyüdüğümüzde ne oldu?
Ağaç dikmenin değerini anlatan toplum, ağacı kesmek zorunda kaldığında bunu sorgulamayı da bilmek zorunda.
Kimse çıkıp yalnızca “Ağaç dikiyoruz” demesin.
Elbette yeni fidan dikmek değerlidir. Ancak yıllarca büyümüş bir ağacın yerine fidan dikmek, o ağacın kaybını matematiksel olarak sıfırlamaz. Bir ağacın gölgesi, büyüklüğü, bulunduğu çevreye katkısı ve yıllar içinde oluşturduğu doğal değer bir gecede yeniden üretilemez.
Bu nedenle yetkililere açık bir çağrımız var:
Kesilen ağaçların gerekçesi nedir? Projede neden bu ağaçların korunamadığı açıklanacak mı? Alternatifler değerlendirildi mi? Kalan ağaçlar için koruyucu bir plan var mı?
Bunlar cevaplanması gereken basit sorular.
Çünkü vatandaşın istediği kavga değil, açıklık.
İstediğimiz şey yol yapılmasın değil.
İstediğimiz şey, yol yapılırken doğanın neden feda edildiğinin açıklanmasıdır.
Ahi Mesoğlu Bulvarı’nda kesilen 11 çam ağacı artık geri getirilemez.
Ama bundan sonrası için hâlâ yapılabilecek çok şey var.
Yeni ağaçları kesmeden önce düşünmek, mevcut ağaçları korumak ve şehir planlamasında yeşile gerçek bir değer vermek mümkün.
Betonlaşan şehirlerde asıl maharet daha fazla beton dökmek değil; betonun arasında ağaca yer açabilmektir.
Çünkü ağacı kesmek kolaydır.
Asıl marifet yaşatmaktır.
Sevildiğimizden emin değiliz,
Sevdikleriniz için hoş kalın…