BİR ANJİYO HİKAYESİ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Modaya uyduk biz de anjiyo olduk epey oldu,
Bir değil hem de iki kere
İlk anjiyomdan bahsedeceğim şimdi
GATA da Anjiyo olanlar bilir,önce sizi 20 kişilik bir koğuşa alırlar,
Ardından yeşil önlüğü giyersiniz,
Deli gömleği gibi birşeydir o,önü kapalı arkası açık,
Ters giydim zannedersiniz ama doğru giymişsinizdir,
Ne yapsanız faydası yok Nasreddin hocanın türbesi gibi dört tarafı olmasa da tek tarafı ama en önemli kısmı yani kıçınız açıkta kalmıştır.
Ama kimsenin kimseyi görecek hali de yoktur,
Çünkü herkes kendi derdine düşmüştür,
Sonra mezbahaya giden koyunlar gibi sizi beşerli guruplar halinde bekleme istasyonuna çekerler,
Buradan içeriyi görürsünüz aslında.
Neyse bizi de aldılar içeri,
Ben ikinci sırada gireceğim anjiyoya.
İlk giren sedye ile çıktı kum torbası koyulmak üzere yanımıza getirdiler.
Ve yüzü gülüyor, tabi kurtardı ya uyanık bize doğru bakarak''çok basit korkacak bişey yok '' dedi.
Ve kendince bize moral veriyor ballandıra ballandıra da anlatıyor.
Neyse o moralle ben de girdim 15-20 dakika sonra da çıktım sedyeyle,
Aynen birinci vatandaş gibi benden sonrakilere moral vermek için korkulacak bişey olmadığını adeta sivrisinek ısırığı gibi bile hissedilmediğini anlatyordum ki,
Benden sonra üçüncü sırada girecek olan kişi sessizce dinledi dinledi ve,
Bu benim beşinci girişim, demesin mi!
Meğer Everest tepesine defalarca çıkmış birine Ağrı dağına nasıl çıktığımızı anlatmışız
Bu arada en az on kere de endoskopi olmuşluğum var
İlk olduğumda heyecanlıydım
Daha sonra alıştık tabi
Öyle ki bana nasıl yatacağımı tarif etmeden ben direkt uzanıyordum
Ne de olsa evereste çıkmışlığımız var
Ağrıya tırmanmanın tarifinin gereği yok haliyle