Empati, Narsisizm ve Kâmil İman

Empati, Narsisizm ve Kâmil İman

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 6, 2026 - 23:19

Empati, bir kişinin başka bir insanın duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını onun bakış açısıyla anlayabilme ve hissedebilme becerisidir.

Narsisizm, karşısındaki insanın duygularını önemsememe, dünyayı yalnızca kendi açısından görebilme ve başkalarının bakış açısını zihinsel olarak hesaba katamama halidir.

Başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğumuz kadar değerli görebilmek, empati ve olgunluğun göstergesidir.

Narsist kişilik yapısındaki kişiler, dünyayı ve kaynakları sınırlı bir mutluluk hormonu gibi görürler; başkaları da bu hormona sahip olursa kendilerinin sönük kalacağını ve toplumdan dışlanacağını düşünürler. Bu yüzden başkalarının bu mutluluk hormonundan mahrum kalmasından aleni ve gizli bir haz duyarlar.

"Bu tür insanlar sadece kendilerini düşünür; her şeyin kendi etraflarında döndüğüne inanırlar ve egoist istekleriyle topluma zarardan başka bir şey getirmezler."

Herhangi bir kural veya sıra varsa bile kendisinin bu kurallardan muaf olduğunu, her yerde "VIP" muamelesi görmesi gerektiğini düşünür.

Trafikte başkasının hakkına girmeyi, şerit ihlali yapmayı ya da yasak park etmeyi hak görür; ama kendisine en küçük bir yanlış yapılsa dünyayı ayağa kaldırır.

Kendisi başkalarını aşağılayabilir veya eleştirebilir ama ona en ufak bir ikaz verildiğinde bunu büyük bir hakaret ve saygısızlık olarak algılar, ortalığı velveleye verir.

Hiçbir çaba göstermese, emek vermese veya başarı kazanmasa bile çevresindekilerden sürekli övgü, hayranlık ve biat bekler.

Etrafındaki insanları sadece kendi işini görecek birer araç veya basamak olarak görür; işi bitince onları tamamen yok sayar.

Günlük hayattaki bu gibi davranışların tamamı, narsist bireyin dünyayı kendi etrafında dönen bir krallık olarak görmesinin pratikteki dışavurumudur.

Toplu taşımada yer kapmaktan çöpünü ortaya atmaya kadar uzanan tüm bu bencillikler, ulu orta ağza alınmayacak galiz sözler insanın id'ine yenik düşmesinin; yani insan olmayı başaramayıp doğadaki dengeden uzaklaşmasının açık birer göstergesi durumudur.

Bu durum; doğadaki hayvanların bile bir ekosistem dengesi ve içgüdüsel bir doğası varken; bencil bir insanın topluma ve çevresine verdiği zararın ne kadar yıkıcı boyutta olduğunu gözler önüne serer.

"Çünkü ego ve id şeytandan beslenip vicdanı, adaleti, hak ve hukuku daima görünmez kılar ve geri planda tutar. Hani deriz ya 'tasman kimin elinde?' diye; işte bu tür zavallıların tasması, nefsini ve id'ini ele geçiren bu anlayış budalası şeytanın elindedir."

Enes bin Mâlik'in (r.a.) rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi din kardeşi için de arzu edip istemedikçe (gerçek anlamda / kâmil manada) iman etmiş olmaz."

(Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72; Tirmizî, Kıyâmet 59)