EN PAHALI ŞEY ZAMAN DEĞİL, GEÇ KALINMIŞLIKTIR
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hayat bize her sabah yeni bir gün verir...
Ama hiçbir sabah, dünü geri getirmez.
İnsan çoğu zaman zamanın kıymetini değil...
Kaybettiklerinin değerini öğrenir.
Annemiz hayattayken;
"Sonra uğrarım." deriz.
Babamıza;
"Bir gün uzun uzun otururuz." diye söz veririz.
Bir dost arar...
"Şimdi işim var, sonra konuşuruz." deriz.
Ve fark etmeden hayatın en büyük yanılgısını yaşarız.
Çünkü hep "bir gün" var sanırız.
Oysa hayatın bize verdiği tek garanti...
Bugündür.
Sonra bir gün anlarız ki...
Hayatın en ağır kelimesi "keşke" değildir.
Hayatın en ağır yükü, geç kalmaktır.
Çünkü bazı kapılar ikinci kez açılmaz.
Bazı eller son kez tutulur.
Bazı vedalar yaşanırken sıradan görünür; değeri ise yokluklarında anlaşılır.
Bugün insanların en büyük yoksulluğu zaman değildir...
Yanlış öncelikleridir.
Saatlerimizi ekranlara verebiliyoruz...
Ama sevdiklerimize birkaç dakikayı çok görebiliyoruz.
Bilgiyi kolayca buluyoruz...
Ama hikmeti aramıyoruz.
Konuşmayı öğreniyoruz...
Ama dinlemeyi unutuyoruz.
Kalabalıkların içinde yaşıyoruz...
Ama yalnızlığı her geçen gün daha derinden hissediyoruz.
Çünkü insanı yaşatan sadece nefes değildir.
İnsan, sevildiği kadar yaşar...
Hatırlandığı kadar değer görür...
Ve gönüllere dokunduğu kadar iz bırakır.
Hayat;
Duvardaki saatle ölçülmez.
Takvimde geçen yıllarla da ölçülmez.
Hayat, kimin yüreğinde ne kadar yer edinebildiğinle ölçülür.
Arkamızda bıraktığımız en değerli iz, ayak izimiz değil...
Gönül izimizdir.
Bir an durun...
Bugün telefonunuzdaki son mesajlara değil...
Yüreğinizdeki son insanlara bakın.
Kimi ihmal ettiniz?
Kimin gönlünü kırdınız?
Kime "Sonra ararım." deyip hiç aramadınız?
Çünkü hayatın hesabı bazen yıllarla değil...
Ertelenen sevgilerle görülür.
Bugün kırgın olduğunuz birini arayın.
Annenize "Seni seviyorum." demek için özel bir günü beklemeyin.
Babanızın elini tutmak için bayramı beklemeyin.
Bir dostunuza "İyi ki varsın." demek için sebep aramayın.
Çünkü hayat...
Ertelediklerimizi affetmiyor.
Ve zaman...
Kimseyi beklemiyor.
Unutmayalım...
Hayatta en pahalı şey zaman değildir...
Geç kalınmışlıktır.
Çünkü sevgi beklemez.
Vefa ertelenmez.
Vicdanın ise yarını yoktur.
Kalbimizde taşımaya kıyamadığımız insanları, ihmal ederek kaybetmeyelim.
Çünkü bazı pişmanlıkların telafisi yoktur.
Ve belki de ömrün sonunda bize sorulacak en önemli soru şudur:
"Ne kadar yaşadın?" değil...
"Kaç gönülde dua, kaç yürekte güzel bir hatıra olabildin?"
Çünkü insan, ardında bıraktığı servetle değil...
Bıraktığı karakterle hatırlanır.
Kalem; vicdandan uzaklaşınca kelimeler çoğalır, hakikat azalır. Biz kalemimizi; vatanın, vicdanın ve vefanın yanında tutmaya devam edeceğiz.
Tarafımız; menfaatin değil, hakikatin, vicdanın ve vefanın tarafıdır. Dün neredeysek bugün de oradayız.