Herkesin Hayali Ol Ama Kimsenin Hikâyesi Olma!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hayatın en zarif, en dokunaklı sanatı bir kadının yüreğinde gizlidir. İnce ince, sabırla işlenen bir nakıştır kadın; bir yanında zarafetin ve masumiyetin esintisi, diğer yanında gerektiğinde dünyayı karşısına alacak bir aslanın cesareti barınır. En sert fırtınaları sessizce göğüsler, zoru kolay kılar, yoktan var eder. Kadife gibi yumuşaktır kalbi ama sevdiklerini korumak söz konusu olduğunda, o şefkat bükülmez bir zırha dönüşür.
Kadın; annedir, eştir, kardeştir, evlattır. Ve bazen, hayatın en acımasız anlarında yapayalnız kaldığında, tek başına bir ordu olup çocuklarının kahramanıdır. Çoğu zaman kader ona hem analığı hem babalığı yükler. Yetim anası olmanın o omuzları çökerten ağırlığını taşırken bile, "El alem ne der?" korkusuyla bir gülüşü kendine çok görür. Görünmez kalkanlarını çeker hayata karşı, savunma duvarlarının arkasına saklanır.
Sessiz çığlıklarını içine gömer kadın. Gözyaşlarını kimse görmesin diye kuytu köşeler arar, kendi yüreğinin derinliklerine akıtır damlalarını. Oysa ne kadar cesurdur o anaç ruh! Doğum sancısına, uykusuz gecelere, bebek kokulu yorgunluklara bir gün bile isyan etmez. Elinde bir biberon, "Sıcak mı, soğuk mu?" telaşıyla uykusuz sabahlarken, evladının gülen gözlerinde bulur gururu. "Bu mucize benim mi Ya Rabbi?" diyerek hayata daha da sıkı sarılır.
Elmas kadar parlak ve keskin, gelincik kadar narin ve zariftir kadın. Sadece sevilmek, sahiplenilmek ve güvenmek ister. Ama en çok da kendi ayakları üzerinde durup namerde muhtaç olmamayı, yuvasının yıkılmaz direği olmayı diler.
Ona sevgiyi verin; imkânsızlıkları aşar, yokluktan bir saray inşa eder. Kadına bir çöp verseniz, size huzur dolu bir yuva teslim eder; yıkıntılardan bile bir şaheser çıkarır. Ne de olsa o, ayaklarının altına cennet serilen, Gönüller Sultanı Hz. Muhammed’i dünyaya getiren kutlu bir varlıktır. İslam’da üstünlük ne kadındadır ne erkekte; üstünlük kalbin temizliğinde, takvadadır. Kadın ve erkek, bir elmanın birbirini tamamlayan iki yarısıdır. Eşine sevgiyle, merhametle eğilmek bir zayıflık değil, ruhun en asil gücüdür.
Ancak hayat her zaman adil davranmaz. Bazen sessizce "Rabbim dardayım, bana yardım et" diye dua eden bir kadına en büyük darbe, yine bir başka kadından gelir. Bir kadının hemcinsine verdiği zarar, bir erkeğin verebileceğinden çok daha derin yaralar açar ruhunda. Hele o boşanma süreçlerinde atılan iftiralar, karalanan hayatlar...
Adaletin eksik kaldığı yerde, iftiralar sadece kalpleri değil, geleceği de paramparça eder.
Uzun lafın kısası; kadının adına ciltler dolusu romanlar, şiirler yazılır da, hiçbir kötü yakıştırma onun üzerine tutunamaz. Kadın, asil duruşuyla, erişilmez zarafetiyle herkesin hayali olmalıdır; ama asla kimsenin ucuza harcanmış, canı yakılmış bir "hikâyesi" olmamalıdır.
Çünkü tüm güzellikler, en çok da güçlü bir ruha sahip olan kadına yakışır...