HORTUM!

HORTUM!

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 27, 2026 - 16:22

Eskiden hortum deyince aklımıza bahçeyi sulamak gelirdi, şimdi gökten ne zaman inecek diye endişeleniyoruz!

Bir zamanlar Amerika’da gördüğümüz hortumlar, sel felaketleri, kuraklıklar, okul saldırıları, toplu katliamlar derken, dünyada ne varsa bizde de görülmeye başladı. Hırsızlık, yolsuzluk da cabası! Sanki dünyanın bütün dertleri sıraya girmiş, Türkiye’ye doğru yürüyüşe geçmiş.

Köylerde kapılar kilitlenmezdi eskiden.Herkes birbirini tanır ve büyüğe saygı vardı .

Şimdi kapıya üç kilit, pencereye demir parmaklık, eve kamera yetmiyor; bir de alarm taktırıyoruz. Hırsızın teknolojiyle arası, ev sahibinden daha iyi!

Ya binalar? Bahçeli evlerde otururken gökdelenlere taşındık. Bir zamanlar Kızılay’daki gökdelen, Ankara’nın en büyük binası diye parmakla gösterilirdi. Şimdi mevcut binaların yanında gecekondu gibi kalıyor. Bugün gökdelenler gökyüzüne kafa tutuyor; yakında bulutlara komşu olacağız!

Bir de eski günler vardı. Radyo haberleri, öğlen saat birdeki ajans… Gazeteler siyah beyaz, televizyon tek kanallı ve renksizdi. Bütün ülke aynı programı izler, ertesi gün kahvede, işte, okulda onu konuşurdu. Birlikte güler, birlikte üzülürdük.

Sonra renkli televizyon geldi, kanallar çoğaldı, internet hayatımıza girdi. Herkesin dünyası büyüdü ama birbirimizden uzaklaştık. Ve yapay zekâ da geldi; insanın aklına, bundan sonra ne gelecek sorusu geliyor acaba onu da yapay zekaya mı sorsak bilemiyorum

Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu derlerdi. Yapay zekâ icat oldu, mertlik ortadan kayboldu tıpkı eskiden ekmek aslanın ağzındaydı daha sonra midesine indi şimdi aslan kayıp der gibi

Bu gidişle bir gün dünyada insan tek başına kalacak ama ona iş de bulunamayacak !

Asıl korkulacak olan teknoloji değil, onu kullanan insanın vicdanını kaybetmesi.

Yoksa bir sabah uyanacağız; evler akıllı, arabalar sürücüsüz, fabrikalar insansız… İnsan mı? O da evinde oturmuş, yapay zekâya soruyor:

“Arkadaş, bu dünyada bana hâlâ ihtiyaç var mı?”

Yapay zekâ cevap veriyor:

“Bir dakika… Bu soruya cevap verebilmek için önce insanlığı anlamam gerekiyor!”

Ve işte geride kalan herşeyi silip süpürecek

asıl hortum da de bu!